1. YAZARLAR

  2. Mustafa Güden

  3. Sarfanpoli’den Safranbolu’ya-2
Mustafa Güden

Mustafa Güden

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Sarfanpoli’den Safranbolu’ya-2

A+A-

Gezi yazımıza kaldığımız yerden devam ediyoruz…

Daracık sokağı ‘sanat musikimizin tatlı nağmeleri süslüyordu. O da ne! Azizim Mustafa Balkan kendini kaptırmış, soliste eşlik ediyordu. Kafilenin yürek neşesi Muhammet Acıyan’da ekibe katılınca sokak sakinlerinden uzak doğulu turistlere kadar herkesin ilgisi müzisyenlerle birlikte Konya ekibinin üzerinde odaklanıyor. Hüzzam, Nevâ derken iş Konya türkülerine gelince bizimkilerin kıvraklığıyla birlikte sokağın coşkusu zirve yapsa da, fırsatını bulup Azizimin kulağına ‘Hareket saatine beş dakika kaldı’ diye fısıldayınca müzik faslı final yapıyor. Sokağın köşesinde tombul orta yaş üzeri bir hanımefendi oturduğu ocağın başında yaptığı sac böreklerini sunabilmenin ‘sade telaşı’ içindeydi. Önlüğündeki ‘Konya unu’ yazısını gösterip, ‘Un da Konya’nın börek de’ diyecek oluyorum. ‘Un sizin de börek benim’ diyor sevimlice, ‘Yerseniz yapıverem bi dene’ diye de eklemeden edemiyor.

-Ben en çok yoğurtlu böreği severim, siz de yapar mısınız, diye sorunca daha bir mutlu oluyor, ‘Yoğurtlu sac böreği de pek güzel olur’ diyor. Bakınmayın öyle, yemedim!

Otobüs duraklarından şadırvan, hatta umumi tuvaletlere kadar mimari uygulanabilecek her yere Safranbolu Evi görüntüsü kazandırıldığını gözlemleyerek ağır adımlarla geçiyoruz inişli çıkışlı yollardan, gitmek istemez gibi. Sıcağın altında çok gezdik ama yoğunluk üzerimizden uçup gidiyor sanki. Sırılsıklam terlemeye inat kimsenin şikâyeti yok.

safranbolu-tokatli-kanyonu.jpg

***

Akşam yemeği için Karabük Belediye Başkanı Rafet Vergili’nin davetlisiyiz. Fakat Başkan İstanbul’da olduğu için bizi Karabük Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Metin Kaya ile İkinci Başkan Nuray Alpboğa karşılıyor. Yediğimiz içtiğimiz bize kalsın; hoş sohbetin ardından TYB Konya Şubesi Başkanı Hayri Erten ziyaret anısına hazırlanan plâket ve Konya kitaplarını Belediye Başkanı Vergili’ye iletilmek üzere Cemiyet Başkanı Kaya ile yardımcısı Alpboğa’ya takdim edip teşekkürlerimizi emanet etti. Kaya bizde de olduğu gibi, ‘Bunu saymayız’ kabilinden bir girizgâhtan sonra “Sizi tanımaktan, misafir etmekten onur duyduk, ama bu olmadı. Daha geniş zamanlı olarak mutlaka yine gelmenizi bekliyoruz” diyerek samimiyetini gösterirken TYB Başkanı Erten’de ev sahibi dostlarımızı Mevlâna yurduna davet ederek mukabelede bulunuyordu.

***

İstirahat vakti gelmekteydi. Öğretmen Evinin yolunu tutarken, gecenin kalan zamanı yorgunluğumuzu silmeye yetecek miydi acaba? Namaz faslından sonra herkes odalarına çekilirken biz Sadık Gökçe ile lobinin yolunu tutuyoruz. Çay bahane, gönlün muradı sohbetti. “Geç oldu, biraz da bir uyuyalım” dediğimizde saat 2.30’a varmadaydı. Telefonu peş peşe alârma endeksleyip yastığa baş koyarken geç kalma kuşkusuna rağmen uykuya varıyoruz. Fakat o da ne; saatten önce açılıyor gözlerimiz, müezzinin “Allahüekber” nidalarıyla. Güya yorgunluğa yenik düşüp saat bizi uyandıramayacak, kahvaltıya gecikip heyet bizi bekleyecekti!

-Haydi Ziya bey davran, imam bizi çağırıyor diyorum, ok gibi fırlıyor.

Kalan zamanda bana uyku yok, gözlerim çelik gibi. Kahvaltıdan sonra camii kümbetindeki yuvadaki leylekleri hayranlıkla izleyerek yola koyuluyor ve çevre yolundaki meşhur köprüyü bilmem kaçıncı defa tavaf edercesine turlayıp Amasra’ya doğru yola çıkıyoruz. Sohbet faslı açılınca Mustafa Güçlü’nün Safranbolu’da dair övgüleri zirveye varıyor; “Bir yol bulunmalı ve Safranbolu mutlaka il yapılmalı” diyor.

Yarın devam edeceğiz…

kose-fotograf.jpg

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.