1. YAZARLAR

  2. Tankutalp Altunsoy

  3. Sarışın Kurt: Atatürk
Tankutalp Altunsoy

Tankutalp Altunsoy

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Sarışın Kurt: Atatürk

A+A-

Atatürk ve Türk tarih çalışmalarım...

Anadolu insanının ve medeniyetinin kökeni önemli bir meseleydi ama bunun sebebi bilimsel değildi. Türkler Anadolu'da bir Kurtuluş Savaşı vermişlerdi. Bu savaşı Türklerin kazanacağını ummayan batılı büyük bir şoka girmişti. Süngü ile Anadolu'dan atamadıkları Türk'ü artık tarih kalemiyle Anadolu'dan atmayı deneyeceklerdi. Avrupa merkezci tüm Yunan ve Fars hayranlığının altında yatan ana neden Anadolu'ya el koymak isteyen batılının Anadolu'nun Türklere değil kendilerine ait olduğunu tarih yoluyla ispat etmekti.Avrupa büyük bir Türk düşmanlığı üretiyordu,yenilmiş olmaları aynı zamanda büyük bir korku doğurmuştu. Eğer Atatürk yeni bir Cengiz ya da Attila olmaya kalkarsa ne yapacaklardı! Paris'te Cernushi Müzesi Müdürü Tizak şöyle yazıyordu, 1925 yılında: ''Asya zamanında ortaya atılacak büyük kuvvetlerle dolu. Bu Cengiz, Timur oğulları bize endişe veriyor ve gözümüz kurtlarla birlikte yaşadıkları ovaları yokluyor.'' ''Asya'nın bir ucundan ötekine, Karadeniz'den Sarı Deniz'e kadar kıta yamaçlarında kah çorak kah otlak step çevresi uzanır. İşte buraları dişlerini her zaman göstermeye daima hazır, serseri kurdun yurdudur.'' ''Çin'i, İran'ı, Hindistan'ı ve Merkezi Avrupa'yı istila eden kütlelerin tükenmez ihtiyat kuvvet haznesi, Kafkasya ile Çin Denizi arasında aranmalıdır. Yeni bir tehlike ancak oradan gelebilir. Bu tehlike Asya Asya olalıdan beri vardır ve yalnız Avrupa'nın başında değil, mutedil iklimli, sulak sahalarıyla zirai inkişaf gösteren bütün Asya mıntıkalarının başında da vardır.' '''Karanlık bir tehlike ihtisası içindeyiz ve onun içindir ki gözlerimiz oraları görüp dönenleri araştırıyor ve oradan bize bahseden seyyahları dikkatle dinlemeliyiz. ''Fransız yazar bu satırları kaleme alırken bir diğer batılı Armstrong ''Bozkurt'' adlı Atatürk kitabını yazıyordu. Aynı dönemde bir Türk Şair Nazım Hikmet de Kuvayı Milliye Destanı’nda bu sarışın kurttan bahsediyordu... Türk'ün yolunu gözlediği, Batılınınsa korkuyla beklediği kurt anlaşılan doğmuştu: ATATÜRK!

Yeni Meydan Savaşı: Tarih

Fakat Atatürk onların hiç beklemediği bir şey yaptı, çevresine ordu kumandanlarını değil, tarihçileri ve dilbilimcileri topladı, savaş sahasını tespit etti: Türk'le batılının yeni meydan savaşı, artık tarih sahasındaydı. Atatürk, Batılıyı Anadolu'dan sürmüş olmanın yeterli olmadığını çok iyi biliyordu. Öncelikle batılıyı beynimizden silmemiz gerekiyordu.
Bu ise ancak milli bir tarih anlayışı ile olabilirdi. Türk bilim insanları bu cephede batılıya hiç beklemedikleri bir saldırı başlattılar. Bu değişik bir savaştı, muhatap düşman değildi, muhatap alınan Türklerdi. Türk tarihinin ana hatları adıyla Türk Tarih Tezi ortaya çıkartılmış ve kitabın önsözünde amaç şu satırlarla belirlenmişti: “Bu kitapla, doğru görmeye, iyi düşünmeye alıştırmak istediğimiz insanlar Türklerdir. Türklerin yanlış görüşlerden, hatalı düşünüşlerden bir an evvel kurtulması başlıca emelimizdir.'' Görüldüğü gibi önemli olan batılıları ikna etmek değildi, önemli olan artık Türklerdi!
***

Yeni dönemin amacını Fuat Köprülü şöyle anlatıyordu:
''Tarihini yabancıların gözüyle gören bir millet, manevi esaretten kurtulmamış demektir. Memleketimizde son bir kaç sene zarfında büyük Gazi'nin irşadı ve teşvikiyle başlayan ''milli tarihimizi yeniden yaratmak'' faaliyeti, bizde de maddi kurtuluştan sonra bir manevi kurtuluş mücadelesine başlandığını gösteriyor.''

Türk Tarih Tezi

Tarih çalışmaları için ilk önce Türk Tarihinin Ana Hatları başlıklı bir kitap hazırlandı, daha sonra bu kitap genişletilerek dört ciltlik Tarih Kitabı oluşturuldu. Bu kitaplarla bir ''Türk Tarih Tezi'' oluşturuluyordu.

Türk Tarih Tezi, İstanbul'un surlarını yıkan Fatih'in toplarından bile etkili bir saldırı silahıydı. Kitaptaki şu cümleler dikkati çekiyordu: ''Avrupa beş kıtadan biri sayılmasına rağmen, gerçekte ayrı bir kıta değildir. Asya’nın batıya doğru bir çıkıntısından ibarettir.''
Avrupa’yı bir ''merkez'' olmaktan çıkarıp bir ''çıkıntı''ya dönüştürmek büyük stratejik bir dehaydı. Ve hemen medeniyet bahsine geçiliyordu: “Dünyanın başka taraflarında insanlar, daha kaya ve ağaç kovuklarında en koyu vahşet hayatı yaşarken burada işlenmiş kereste medeniyeti, maden medeniyeti devirlerine kadar ulaşmıştı. İnsanlıkla hayvanlığı hakiki ve açık surette ayıran devir, hayvanları ehlileştirme devri, en önce burada açılmış, tabiatı insan iradesine boyun eğdirerek işletmenin ilk aşaması sayabileceğimiz çiftçilik burada başlamıştır. Arpa, buğday, çavdar gibi tanelerin, koyun, keçi, at, deve gibi hayvanların da kaynağı burasıdır.'' Görüldüğü gibi medeniyetin öncülüğü böylelikle Avrupalıdan alınıp Türk'e veriliyordu.

Atatürk’ü iyi tanımak lazım.

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.