1. YAZARLAR

  2. Gül Erdoğan

  3. Savrulmak da Güzeldir
Gül Erdoğan

Gül Erdoğan

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Savrulmak da Güzeldir

A+A-

Her acısında saçlarını kısacık kestirmeyip sarıya boyamayan kadınlar var. Hıncını bir şeylerden çıkarmayan... ‘Aldatıldım’ diye kendini alışverişe vurmayan. Günlük burcunu merak etmeyip oluruna da olmazına da bırakanlar. Her esintide ceketini alıp giden adamlara, şemsiyesini bırakıp giden kadınlar var. Gelen de Allah’tan, giden de Allah’tan deyip teslimiyeti elden bırakmayan ama asla teslim de olmayan... Güçlü bir kadın profilinden bahsetmiyorum. Kimse güçlü olmak zorunda değil. Bazen bir yaprak kadar zayıf olmak lazım, çünkü rüzgâra karşı direnmek insanın iliğini kurutuyor. Tuttuğun dalın kökünü kurutup rüzgâra izin vermek lazım. Belki savrulmak da güzeldir. Sığınak sandığın seni kangren eden bir düğümdür. Her şeyine razı geldiğin, gölgesine hasret olduğun o ağaç belki zehirli bir sarmaşıktır. Gerçeği göremeyecek kadar yakın bakıyoruz. Dinlemeyecek kadar inanıyoruz. Kirpik kirpik üstüne değmeyen gecelerde yarasına sarılıp uykuyu bekleyen bir kadına ne denir? Vardan haberi olmayan, yoku çok bir şey sanıyor. Boşlukları, görmek istediğiyle doldurup hayaliyle aşk yaşıyor. Aslında hepimiz kendine âşık insanlarız haberimiz yok.

***

Ölmeden öldürmek lazım... Fiili bir icraattan bahsetmiyorum elbette :) Ruhunu darlayan ne varsa ümüğünü sıkıp atmalı bir kenara. Ağzının kenarında biriktirdiğin küfürleri, affettiğini sanıp içini oyan bütün hataları tükürmeli kapı dışına. Yaptığın bütün fedakârlıkları cebine koyup yola koyulmalı. Bazı insanların ruhunda yoktur yerleşik hayat. Atalarımızdan genlerimdeki en büyük miras sanırım göçebelik, fırsatım olsa konmadan göçerim. Bazı yolcular bir yere varmak için çıkmaz yola, bazı yollar da senin yürümen için değildir zaten, yorulman içindir. Hayat izin vermiyorsa bu yol haline seyahat etmek için başka bir yol kitaplar olabilir, fakir edebiyatı yapmak istemiyorum ama gücüm şimdilik buna yetiyor elhamdülillah. Hâsılın son zamanlarda bitmesin diye heceleyerek okuduğum bir kitap var (Düğümlere Üfleyen Kadınlar/ Ece Temelkuran). Muhammed denilen bir zat-ı muhterem Amira denilen bir hatun kişisine mektuplar yazıyor. Klasik bir hikâye, adam kadının kalbini kırıyor işte :) Sevdiği kadının kalbini kırmayı ‘Siyah bir kuğunun boynunu kırmaya’ benzetiyor adam. Yapılan bir hata daha güzel nasıl anlatılır bilmiyorum.

***

Bir mektubunda şöyle diyor: “Böyle bir günahın affını Allah’tan dilemek sinmiyor içime, bundan böyle işlediğin her günah benim hanemde. Bütün günahsız ruhları katletmiş gibi suçluyum. Senin ruhunu bıçaklamanın kefaretini, kaşınmaktan kanayan çıplak bir et parçası olarak kalmış uyuz köpekleri kucaklayarak ödemeye çalışıyorum.” Aşkın içinden geçmiş bir adam naifliği bu satırlar. Aşka uzaydan bakanlara gönlünü heba edenleriniz, boşa gidişinize yanın. Demeyin hiç bunlar sadece kitaplarda diye. Öyle diye diye ‘kadri bilinmeyenler müzesine’ çevirdik yeryüzünü. Yaşım ilerledikçe bu naif tutkumdan vazgeçer miyim bilmiyorum. Umarım geçmem çünkü kalp kırılmadıkça hoyratlaşmaz. Ve benim kalbim hiiç kırılmadı :) Kırılmadığından böyle(!) Kitaplarla, şarkılarla, kelimelerle kurduğum bir ütopya var. Herkesin naif olduğunu varsaydığım. Ben üzülünce herkesin üzüldüğünü sandığım, kuşlar üşümüyor mu ki diye düşünen, bir köpeğe montunu vermeye kalkan insanların olduğu bir bulut diyarı. Sırf bu yüzden işte gerçekler ciğerime dokunuyor. Ahmet Haşim’in de dediği gibi; “Biliyorum, bu kadar kırılgan olmayı kaldırmıyor hayat. Her tökezleyişte kendi içine saklanınca sıvazlamıyor sırtını. Pencere önü çiçeği değiliz ki anlayışlı bir el alıversin bir çırpıda içeri. Hadi aldı diyelim gün ışığı olmadan ne kadar yaşanır ki?”
Neyse ki kimsenin çiçeği değiliz, ne biliyim bir kır papatyası ya da gelincik... Evet evet, iyi ki değiliz :)
İnsan kaybolmadan bulamazmış kendini. Gayba meyilliyim,
hayalsiz gecelere,
rüyasız uykulara,
kışın ortasında bir serinliğe...

Allahaısmarladık.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
2 Yorum