1. YAZARLAR

  2. Ahmet Kubilay Ekiz

  3. Şebeş Muharebesi
Ahmet Kubilay Ekiz

Ahmet Kubilay Ekiz

Köşe Yazarı
Yazarın Tüm Yazıları >

Şebeş Muharebesi

A+A-

Sevgili okurlarım, isminin henüz kulağımıza çalınmamış olduğu enteresan tarihi bir zaferimiz var. Çok dikkatimi çekti.
Bu yazımda gündemi bir kenara bırakıp, neredeyse hiç kayıp vermeden 10.000 düşman askerini öldüren bir Osmanlı zaferini sizlere aktaracağım.
1788’de Romanya’da Avusturya ve Osmanlı birlikleri savaş hazırlığı içerisindedir.
Nehrin iki tarafında konuşlanmış ordular hazırlıklarını yaparken, gece Avusturya ordugahına bir Çingene konvoyu yaklaşır ve içki satar. Avusturya süvarileri Hussarlar, gece içki partisi yaparken, gözetleme görevinden gelen piyadeler durumu fark eder ve Hussarlara katılmayı teklif eder. Lakin bu teklif Hussarlar tarafından kabul görmemiştir. Ne var ki piyadelerde bu durumu kabullenmeyip içki fıçılarına saldırırlar. Başlangıçta bir kavga olarak cereyan eden olay, piyadelerden birisinin ateş etmesiyle büyür ve çatışmaya dönüşür. Çatışma sırasında Hussarları korkutmayı hedefleyen piyadeler Turcii! Turcii! (Türklerr! Türklerr!) diye bağırmaya başlarlar. Türklerin geldiğini zanneden Hussarlar kaçmaya başlarlar. Hussarların kaçışmalarını gören piyadelerde durumu Türklerin gelmesi şeklinde yorumlayıp kaçışmaya başlarlar.
***
Zira Avusturya Ordusu Lombardlı İtalyanlardan, Balkan Slavlarından, Avusturyalılardan ve çeşitli azınlıklardan oluşan karma bir ordudur.
Askerler zaten kendi aralarında anlaşamazken Türklerin geldiği zannı ortalığı birbirine katmıştır.
Avusturyalı komutanların Halt! Halt (Durun!, durun!) diye bağırması, askerler tarafından Allah! Allah! diye yorumlandığı için ortalık daha da karışır ve kan gövdeyi götürür.
Avusturya askerleri gecenin karanlığında birbirleriyle savaşmaya başlamıştır.
Ortada olan savaşı Türk akıncılarının kampı basması olarak yorumlayan, Avusturyalı süvarilerin komutanı ateş emri vermiş ve süvariler kalabalığa ateş etmeye başlamıştır.
Bu sırada, çatışma sesini duyan askerler ne olduğunu anlayamadan kaçmaya başlar. Birlikler her gördüğü gölgeyi Türk zannedip vurmaya başlar, aslında ateş ettikleri kendi askerleridir. Bu kargaşa sonucu tüm ordu geri çekilir, İmparator II. Joseph atını küçük bir çaya sürerken attan düşüp sakatlanır.
***
Bu çekilmeyi izleyen Çerkes Hasan Paşa birlikleri ve ardından da Kethüda Halil Paşa birlikleri çekilen Avusturyalılar arkasına onları takibe düşerler. Şebeş kasabası içine giren büyük sayıda Avusturya güçleri o kasaba içinde tıkılakalmıştır. Osmanlı birlikleri bu kasabayı ateşe verirler ve yangından kaçanları kılıçtan geçirirler. Kaçmayı başaran Avusturya birlikleri Lagoş tarafına yönelirler. Avusturya ordusu dağıtılmakla kalmamış; 1000 esir, birkaç top, cephane arabaları ve çok sayıda silah ve onların cephanesi Osmanlılar eline geçmiştir. Avusturya İmparatoru ve başkomutanı Arşidük Joseph esir olmaktan zor kurtulur. Uzun zamandır Avusturyalılar, böyle bir mağlûbiyete uğramamıştır.
Kaynağı Vikipedi olan bu olayı birçok kaynakta bulabilirsiniz. Hatta bununla alakalı Avusturyalı bir yazarın Geschichte Josephs des Zweiten isimli bir kitabının da bulunduğunu öğrenmiş bulunmaktayım. (Türkçe çevirisini bulamadım)
Avusturyalılar açısından trajik bir yenilgi, bizim açımızdan da komik bir galibiyet olan bu savaşın adı Şebeş Savaşı…
Denizde bir damla tanesinden başka bir şey içermeyen tarih kitaplarımıza ilham olması dileğiyle…

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.