Yılmaz Sandıkçı

Yılmaz Sandıkçı

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Seçimden Sonra

A+A-

Tarihin derinliklerinde kalmış detaylar günümüze ışık tutabilir aslında ama ön yargılar ve ideolojik saplantılar örtmezse, işin aslını anlamak yerine işine geleni anlayan ve işine gelmeyeni inkar edenler ışığı söndürmezse.

*

Yavuz Sultan Selim ile Şah İsmail arasında 1514 yılında yapılan Çaldıran savaşını tarihçiler iki Türk devleti arasındaki ilk mezhep savaşı olarak tanımlar. Bu mezhep savaşı, Şah İsmail’in Anadolu'daki Şii Türkleri, Sünnî olan Osmanlı Hanedanına karşı kullanmasının sonucudur. Osmanlı gerek savaş öncesi tedbir olarak gerek savaştan sonra temizlik(!) olarak Şii Türklere karşı sert bir askeri harekat yürütmüş ve kaçabilen Şii Türkler bölgenin Kürt halkları arasına karışmıştır. Türk olduklarını gizlemek için susmuşlar, birkaç nesil sonra niçin sustuklarını da önceden konuştukları dili de unutmuş, Kürtçe konuşmaya başlamışlardır. Bu sebeple genetik köken çalışmalarında bazı bölgelerdeki Kürtlerin, Türk kökenli çıkması şaşırtıcı olsa da tarihin derinliklerindeki bazı detaylar ve bilimsel çalışmalar bunu açıklamaktadır.

*

Detayı gören bazı tarihçilerin tespitlerine göre 19. yüzyılda Avrupa’da basılan ansiklopedilerde “Kürtler Turanî bir boydur” denilirken, ansiklopedilerin sonraki baskılarında Kürt tanımı değiştirilmiş ve “Kürtler Farsî bir boydur” denilmiş. Bu değişimin, önem kazanmaya başlayan petrolün bulunduğu Arap bölgelerini zaten kontrol altına alan Avrupa’nın, Osmanlı sınırlarında bulunan Kürt bölgelere göz dikmesi yüzünden olduğunu her tarihçi görememektedir. Günümüzde, anı veya hikaye anlatanları tarihçi diye dinleyenlerin görmesi hiç mümkün değildir.

*

Petrolün geleceğini o günden gören sömürgeci Avrupa'nın petrole ulaşmak için Osmanlı üzerinde yaptığı parçalama planları, günümüz Türkiye’sine karşı da sürdürülmektedir. Önümüzdeki belediye seçimlerinin muhtemel sonuçları üzerinden, iç savaş veya bölünme değerlendirmesi yapanların bu plana hizmet ettiği açıktır. Başkanlık Sistemini yanlış anlayan veya uygulamaya kalkışanlar da olabilir. Tedbir almak, tepki vermekten iyidir.

*

Basiret sahibi Türk de basiret sahibi Kürt de etnik köken üzerinden tartışmanın yarar sağlamayacağını bilir. İkisini birbirinden ayıracak sınır çoktan silinmiştir. Feraset sahibi Türk de feraset sahibi Kürt de bölüşmek için yapılacak her kavganın, kavgayı planlayan sömürgeci Avrupa ve işbirlikçisi devletlere yarayacağını da bilir.

*

Zira kavgada kazanan olmaz, belki tarafın birisi daha az kaybeder ama asıl kazanan kavgayı düzenleyenler ile izleyenler arasında olur. Bölüşmek için değil “paylaşmak” için yapılan kavga başkadır. İki kelime arasındaki farkı anlayanların kavgası da zaten medeni bir tartışmaya, istişareye veya müşavereye dönüşür. Geçmişte yapılan yanlışları düzeltmek gerekir, yanlışlar üzerinden kavga etmek değil.

*

Feraset ve basiret sahibi kişiler birilerinin doğru gösterdiği bilgiler ile gaza gelmek yerine, aldığı bilgilerin gerçek olup olmadığını araştırmalı, işin aslını anlamaya çalışmalıdır… Selam ve dua ile.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.