1. YAZARLAR

  2. Yılmaz Sandıkçı

  3. Seçmenin Sorumluluğu
Yılmaz Sandıkçı

Yılmaz Sandıkçı

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Seçmenin Sorumluluğu

A+A-
Seçimler bitti ama henüz amacına ulaşmadı, hükümeti bekliyoruz hâlâ. Seçimden seçime bir oy hakkımız var. Birilerini vekil seçerek bizim yerimize karar verin, hükümet kurun, gereken kanunları çıkarın, gereken atamaları yapın ve ülkemizi daha iyi bir geleceğe hazırlayın diye vekaletname vermiş oluyoruz. Bunu yaptıktan sonra konuşmaya devam edenler müşavere ve münazara kültürü almamış, münakaşadan tatmin olan ötekileştirmeden, düşmanlıktan, kinden beslenen insanlar siyaseti bir gerginlik ortamına çeviriyor. Laf sokma, kapak kapama gibi anlık ve fikri alt yapısı olmayan sözler ile son sözü söyleyen olmak ve karşı tarafı susturmak için harcadığınız zaman ve çabanın bu millete, bu vatana bir faydası olmayacaktır.
*
Bundan önceki 5 gün süren yazımızda siyasi partilere değindik, bu sefer de seçmenin sorumluğuna bir bakalım istiyorum. Verdiğimiz oy sadece basit bir oy mu yoksa üzerimizde oynanan oyunları durduracak veya devam ettirecek bir güç mü?
*
Medyanın gücü ile seçmenin kafasını karıştırıp vicdanını rahatsız ederek oyumuzu çalanlara karşı elimizde bir güç yok ama insanlar kime inanırsa onun kaderine ortak olurlar tespiti ile kendilerini bir hiç olarak görürken başkalarını kahramanlaştıran ve bir sonraki aşamada putlaştıran kardeşlerimize Allah’tan acil şifalar diliyorum.
*
Tuzaklar gözle görülecek basitlikte kurulmaz, hainler casuslar biz düşmanız, biz dış mihrakız diye yaklaşmaz. Senden daha iyi Kuran okur, senden daha çok namaz kılar ve aynen Gertrude Bell ve Lawrence binlerce ajanın yaptığı üzere peşlerine taktıkları kalabalık Müslüman kitleleri, İslam düşmanlarının hizmetine sunabilirler. Bunu ihanetten yapanlar olduğu kadar cehaletten yapanlar da olabilir. Bu yüzden tek insana, tek bilgi kaynağına takılıp kalmadan, aynı dengeli beslenme de olduğu gibi bilgi kaynaklarımızı çeşitlendirerek daha çok okuyup daha az dinlemeyi öğrenmeli değil miyiz? Çünkü bizi doğru bilgi ile duygulu İslami hikâyeler ile yanlış yola saptıran çok kabiliyetli insanları tanıdı bu millet. Aynı hataları tekrar etmeyelim inşallah.
*
Eğer yanlış bir yola sapmış veya saptırılmışsa insan, dosdoğru giderek hedefe ulaşabilir mi? Dosdoğruda inat etmeden önce kafayı çevir bir etrafına bak, güneşe, aya, yıldızlara bak yönün, yolun doğru mu? Güneş, ay ve yıldızlar dururken sana sokak lambalarını yön gösterici gibi gösterenler yani seni sinek yenine koyanlar varsa etrafında, itiraz et! Dur bir daha düşün! Kişiye göre değişen doğrular için kavgayı bırak, tek olan hakikat yolunda yaşamaya çalış. Seçmen ne kadar kaliteli ve bilinçli olursa siyaset de siyasetçi de o kadar kaliteli olur, vatana, millete faydalı olur.
*
Seçmen bilinçli olursa münakaşa yerine müşavere ve münazara kalitesinde, laf sokmak için değil de anlamak, anlaşmak, sorun çözmek için konuşmayı öğrenirse göreceksiniz koalisyon da bir nimet olabilir bizim gibi hassas ülkeler için. Gaza basınca hızlı giden güçlü araba ne kadar iyi olsa da freni olmayan, freni zayıf olan araba iyi değildir, iyi olamaz…
*
Siz bu yazıyı okurken biz programımız gereği gurbette olacağız Allah’tan bir mani gelmezse… Haftaya görüşmek üzere...
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.