1. YAZARLAR

  2. Mustafa Güden

  3. Serbest Piyasa, Denetimsiz Olmamalı-1
Mustafa Güden

Mustafa Güden

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Serbest Piyasa, Denetimsiz Olmamalı-1

A+A-

Türkiye son aylarda akıllara durgunluk veren hayat pahalılığı ile karşı karşıya kaldı. Zamlardan nasibini almamış hiçbir ürün bırakılmadı. Üzerine ‘yerli üretim’ damgası vurulan ürünlerde bile, ‘dövize endeksli olduğu savunulan’ anormal fiyat artışları gözlendi. İşin trajikomik tarafı, alınan tedbirler neticesinde döviz önemli ölçüde seviye kaybetse de, mıh gibi çakılan zamlar raflardaki yerini koruyor. Geçen hafta bazı şehirlerin sebze meyve halinde yapılan denetimlerde yüzde 800’e varan fahiş fiyatlar uygulandığının tespit edilmesi kadar, denetim ekiplerine görevini yaptırmakta direnilmesi, hatta darp edilmeleri işin vahametini ortaya döküyordu.

***

40 yıl önce fiyat uygulamasında esnaf bu kadar özgür değildi ve gaddar olma cesaretini gösteremiyordu. Her ürünün etiketinde alış ve satış fiyatının belirtilmesi zorunluluktu. Buna rağmen pazar yerlerinde zabıta ekipleri tezgâhları teker teker dolaşıp etiketlerde hile olup olmadığını kontrol eder, gerekli gördüğü hallerde satıcıdan hal faturasını isteyerek incelemeye tabi tutardı. Aynı hassasiyet dükkânlar için de geçerliydi ve ürün giriş faturası ile satış fiyatı arasındaki fark, kanunla belirtilen miktarın üzerinde olamazdı.Bir de devletin doğrudan kontrolünde olan sektörler vardı. Örneğin, belediyelerin tevzi istasyonlarında kömür satılırdı. Memlekette kıtlık had safhada olduğundan kuyruk çilesi buralarda da yaşanıyor, fakat fiyatları kimsenin maniple etme imkânı bulunmuyordu. Özel sektör her ne kadar tevziden pahalı satsa da uçurum mesabesinde fiyatlar oluşmazdı.1980’li yılların ortalarında ekonomi alanında devrim niteliğinde kararlar alınmaya başlandı. Özelleştirme ve serbest piyasa ekonomisi söylemleri parlatıldı, toplumda kabul görmesi sağlandı. Genç bir muhabir olarak o sıralarda Konya esnafını teker teker dolaşarak serbest piyasa ekonomisine dair görüşlerini almıştık. İleri yaşta bir kasap amcanın söyledikleri bugün gibi aklımızdadır:

-Serbest piyasa çok iyi bir şey efendim. Şimdi biz devletin belirlediğifiyatlardan satış yapmak zorundayız. Bunun altına inemiyor, üstüne çıkamıyoruz. Fakat serbest piyasa olursa fiyatları kendimiz belirleriz. O zaman ne olur; bak karşıda da kasap var, ben daha çok satmak için fiyatı indiririm. O da bakar ki müşteri kaybediyor, benden çok satmak için daha çok indirir ve vatandaş kârlı çıkar.  

Bu cevap üzerine şunu sormuştuk:

-Peki, esnaf birlik oluşturup taban fiyat belirler ve ‘Bundan aşağı satılmayacak’ derse, bundan vatandaşın kârı ne olacak?

-Yok kuzum biz öyle şey yapamayız. Olur mu hiç!

Oldu, yaptılar; esnaf odaları ‘En az şu fiyattan satılacak’ dedi ve kimsenin de gıkı çıkmadı. Hatta geçenlerde yolu Konya’ya düşen bir misafirimiz, kendince ‘garabet olarak nitelediği’ bir durumu bakın nasıl dile getirdi:

-Peynir 15-20 lira aralığında, kırmızı et fiyatı ise 30 liradan başlıyor. İkisi arasında en az yüzde elli fiyat farkı var. Buna rağmen Konya’da etliekmek ile peynir böreği aynı fiyattan satılıyor. Bu haksız kazanç değil mi?

O kadar içselleştirmiştik ki, biz hiç düşünmemiş, sormamıştık.

Yarın devam edeceğiz…

 

 

 

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.