1. YAZARLAR

  2. Yılmaz Sandıkçı

  3. Şimdiden Tebrik Edelim
Yılmaz Sandıkçı

Yılmaz Sandıkçı

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Şimdiden Tebrik Edelim

A+A-

Sayın Erdoğan’ın, istemesi halinde C. Başkanlığını şimdiden tebrik etsek yanılmış olmayız diyesim var. Belediye başkanlığı yapmasına bile tahammül edemeyenlerin, halkımızın mazlum yanında olma refleksini idrak edemeyen yöneticilerin ve siyasilerin zulmü sonucunda kimsenin beklemediği, çoğunun hala hazmedemediği bir şekilde artık Çankaya’nın en güçlü adayı Recep Tayyip Erdoğan. Kendisi bir zulüm döneminden çıkarak geldi ve yükseldi, dileğimiz kendisinin mağduru olduğu uygulamaların mimarı olmamalarıdır.
*
Kısa da olsa içinde bulunduğum siyasette gözlemimiz şuydu; “sistemden beslenenler sistemi değiştiremezler.” AK Parti, o dönem için sistemin dışından oyuna katılmış, mevcut kalıpları kırmış, ciddi bir başarıya imza atmıştır. Bu bağlamda AK Parti hükümetinin ilk 2 dönemini aradığımızı ifade etme gereği duyuyorum, zira her yurt dışı seyahatimizde bu başarının yansımalarını hissettik ama son dönem için aynı şeyleri söylemek zordur.
*
AK Parti hükümetinin kırdığı eskiye ait kalıplar yerine kendi kalıplarını yerleştirmiş olması doğal olmakla birlikte, karşısında muhalefet rekabeti ve kendi içinde liyakat yarışı olmadığından sistemden beslenenlerin desteklediği kalıplar içine sıkışma ve çıkmaz sokaklara girince de hizmet yerine polemik üretme, popülist politikalara kayma riskini göz ardı etmemelerini diliyoruz.
*
Yönetenlere, seçilenlere laf ederken, seçmen kesimi, yönetilen kesimi de bu laflardan nasiplendirmek gerekiyor. Çünkü “ot kökü üzerinde büyür”. Acı otun tatlı yaprağı olmaz. Biraz genelleme olacak ama trafikte şeridi, oto parkı, basit bir sinyali bile kullanmayı bilmeyen insanlar, oy kullanmayı biliyor, siyaset konuşurken mangalda kül bırakmıyor ve siyasi seviyemiz bu insanların bilinç seviyesine göre oluşuyor. Siyaset kirleniyorsa ve muhalefet yok ise bu salt oraya seçilenlerin suçu değildir, elimizdeki malzeme budur, eğer en iyilerini başa getiremiyorsanız başa getirdiklerinizi suçlayarak bir yere ulaşamazsınız.
*
23 Nisanı kutlamakla beraber her yılın 24 Nisanında dünya kamuoyuna sunulan Ermeni yalanlarını da hatırlamadan geçmeyelim. Yukarıda millet ve milletin temsilcileri arasındaki ilişkiye değinirken, bir avuç Ermeni’nin nasıl oluyor da Türkiye Cumhuriyeti gibi büyük bir ülkeyi, üstelik yalanlar ile köşeye sıkıştırma başarısı gösterdiğini sorgulamamız gerekiyor. Belki çıkaracak bir ders buluruz.
*
Birçok gelişmiş ülke yanında Fransa’da yuvalanmış bir Ermeni taifesi, bir yalan uğruna, Fransa ile Türkiye’yi karşı karşıya getiriyor. Yetmez gibi Fransa’nın koskoca(!) Türkiye’yi kızdıracak kanunlar çıkarmasını sağlıyor. Avrupa’da daha fazla Türk nüfusu olmasına rağmen, karşı bir kamuoyu kurulamıyor. Çünkü Avrupa ve Amerika’ya yerleşen Ermeniler imkanları ölçüsünde eğitime en fazla önemi veren, çocuklarını en çok okutan millet olarak dikkat çekiyorlar ve bunun sonucunda Fransa olsun, Amerika olsun, gittikleri her ülkede sözü geçen bir takım köşelere yerleşmeyi başarıyorlar. Öyle ki Fransa’da bir Ermeni’nin çalışmadığı, hatta yönetiminde olmadığı medya şirketi yok neredeyse. Ermeniler bunu yaparken, bizimkiler ne yapıyor peki? Okumak da neymiş! Git berber çırağı ol, (Avrupa’dakiler biraz daha modern, git kuaför çırağı ol şeklinde) marangoz çırağı ol, elin ekmek tutsun, para kazan, okuyup no’lacan! Sonuç olarak, Ermeni yönetici olur, Türk ise işçi. Ermeniler gittikleri ülkelerin meclislerini etkiler, bizimkiler ise… Din kardeşimiz Suudi Arabistan’da bile sözde Ermeni Soykırımını Türkiye aleyhinde anlatan yayın sayısı Türkiye’de Ermeni mezalimini anlatan yayın sayısından daha fazla olduğunu okumuştum. Varın batı ülkelerini siz düşünün.
*
Çünkü bizimkiler hala, rasyonel olmanın, bilimsel olmanın, eşref-i mahluk olarak gelişmenin gereğini idrak etmenin çok ötesinde, birilerinin gördüğünü iddia ettiği rüyaların etkisi ile karar verecek bir seviyede. Demokrasimiz, Duakrasiden, Rüyakrasiye geçiş yapmasa bari…

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.