1. YAZARLAR

  2. Turan Aydın

  3. Sivil Toplum Kuruluşları
Turan Aydın

Turan Aydın

Köşe Yazarı
Yazarın Tüm Yazıları >

Sivil Toplum Kuruluşları

A+A-

Sivil toplum kuruluşu nasıl olmalı, farklı açıdan değerlendirelim. Sivil Toplum Kuruluşları (STK) yüklenmiş olduğu misyonu/görevi üç aşamada yapar. 1. aşama; Egemen irade karşısında kendilerine yaşam alanı açması. 2. aşama; Ulus devletin tahakküm ve kapsayıcılığına karşı bireylerin/fertlerin özgürlüklerini/hürriyetlerini genişletmesi. 3. aşama ise; fertlerin siyasi iradenin işleyişine müdahale etmesi/müdahil olması yani seçmen olan fertlerin siyasette belirleyici olmasıdır.

Başka bir ifade ile var olma, misyon/görev yüklenme ve bunun için mücadele etme aşamasıdır. Bu üç unsur/ prensip olmadan/birlikte gerçekleşmeden tam ve kamil manada Sivil Toplum Kuruluşundan bahsedilemez   

EK GÖSTERGE-3600 MESELESİ

Kamu çalışanları/Memurlara vaat edilen 3600 ek gösterge 2018 yılından beri gündeme gelmekte, kamuoyuna duyurulmakta/yansımakta, bu konu 2018 genel seçiminde vaat edildi. Şimdi ise yaklaşmakta olan seçime doğru iktidar tekrar vaat eder oldu, Toplu görüşmelerde ise Memur-sen bu yıl yapılan görüşmelerde kayda geçirdi, sözleşmede yer aldı fakat çözümü hemen değil de 2022 yılına bekletmek istediler. Kamu çalışanı memurlara beklemek düştü.

Emekli olmak isteyen kamu çalışanı memurlar kurumu ve kuruluşu ne olursa olsun üç yıldan beri beklemekteler, bu durumda da sürekli emekliliklerini ertelemekteler. Uygulansın da emekli olalım, ikramiye ve maaşıma yansısın diyerek yıllardır beklemekteler.

İktidar bekletmekte, memur sendikaları da bu kurala uyarak onlarda memurları oyalamakta hatta 2023 hedefinde hükümette kalırsa uzun boylu adamla pazarlık masasına oturacaklar bunun için de en fazla üyeye kavuşmaları için teşkilatlarına ve yöneticilerine moral vererek çalışmalarını istemektedirler.

Güzide söz “Ağaça yaslanma kurur, insana yaslanma ölür.” Her canlının bir ömrü var, eşrefi mahlukat olan insan ömrünün nasıl, ne zaman son bulacağını, emir hak vaki olacağını/ölümünü bilemeyeceğine göre yıllara sarkıtılan sorunlar, ertelenen taahhütler//vaadler gırıla gidiyor. Hep ertelenen vaatler ve umutlu bekleyiş.

Son zamanlarda tartışmadır gidiyor. İktidar diyor ki 3600 ek gösterge bizim vaadimizdir. Biz yaparız diyor. Sorgulayacak olursak üç yıldan beri niye yapmadın? Memur-Sen Genel başkanı da “Biz toplu sözleşmede gündeme aldırdık, KAPSAMI DA GENİŞLETİLMELİDİR.” diyor. Bir başka muhalefet partisinin Genel Başkanı da “Takip edeceğim, getir Bay Erdoğan iki satır düzenleme mecliste destek vereceğim kanunlaşsın” diyor.

3600 Ek gösterge için hukuki alt yapısı hazırlanacak mı bu hukuki alt yapı neymiş? Böyle uzun vade niye veriliyor, alt yapının oluşması için Anayasa mı? Mevcut hangi kanun engel olmakta?

Milleti borçlandırmak için her üç ayda bir hazine borçlanmaya gidiyor, Avrupa Birliği uyum yasaları diye 2 bine yakın yasa çıkarıldı. Aile düzenini yıkan, toplumu sarsan adı İstanbul sözleşmesine uyumlu/bağlı olan kanunların çıkması gece yarılarında mecliste olan partilerin, sözde Milletin vekilleri olanlar tarafından kanunlaşması kısa sürede olabiliyor da nasıl bir zorluk ki? Bu ek gösterge kanunu için alt yapı aranıyor.

 “PARİS İKLİM ANLAŞMASI” Eylül 2021 ayında BM Genel kurulunda konuşan Cumhurreis bu anlaşmanın kabul edileceğini söyledi, Söylemesine Türkiye’ye gelir gelmez kısa bir sürede, bir hafta on gün içinde Meclise geldi, hemen kanunlaştı resmi gazetede yayınlanarak gündeme /uygulamaya girdi. Nasıl oluyor da milletin tamamını ilgilendirecek, çevre kirliliği ve çöplüğe çevirecek olan uluslararası/küresel devletlerin dayatması ile kısa sürede çıkan bu kanun niye 3600 Ek göstergeye gelince bunca yıldır hep erteleniyor, öteleniyor, taahhüt ediliyor. Vaat ediliyor ama kanunlaşması için hukuki alt yapı oluşturulacakmış deniyor?bu çelişkili durumu gel de sorgulama?

Koalisyon hükümeti olmasına rağmen 1996-1997 yılları arasında Merhum Erbakan hoca 11 aylık Başbakanlığı döneminde vaat etmediği halde bütün kamu çalışanlarına, işçiye, memura, Bağ-kurlu esnafa, köylüye-çiftçiye velhasıl kelam her kesime ve her kese % 50-% 85-%135-% 300 gibi zamlar yaptı. Denge bütçe yapması, iç ve dış borçlanma yapmaması ve benzeri daha bir çok yapılan icraatlar/faaliyetler yaptı, söz mü vermişti kati suretle hayır diyebilirim.

“Keser döner, sap döner gün gelir hesap döner” demişler ya herhalde kamu çalışanları da İktidar değişimini beklemelidirler.

Önceki ve Sonraki Yazılar