1. YAZARLAR

  2. Yılmaz Sandıkçı

  3. Siyasette Ülkücüler
Yılmaz Sandıkçı

Yılmaz Sandıkçı

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Siyasette Ülkücüler

A+A-

Siyasette Ülkücüler

 

Farkında mısınız, düşman sinsice “böl yönet” politikaları uyguluyor üzerimizde diye konuşanlar, siyasi menfaatleri gereği dışlama, ötekileştirme, ayrıştırma dili ile siyaset yapmaktan çekinmiyorlar. Bu siyaset dili, bölücü terör örgütlerinden bile daha tehlikeli değil mi sizce de?

*

Düşman her dönem milletimizi ayrıştırmaya ve ayrışan grupları birbirine düşürerek, milletimizi içerden yıkmaya çalışmış ancak Solcu-Sağcı, Sünni-Alevi, Osmanlıcı-Türkiyeci, Ümmetçi-Milliyetçi gibi ayrıştırma oyunlarında bugüne kadar başarılı olamamıştır. Bu oyunları bozan gücümüzün sırrı millî bilincimizin yüksek olmasındadır. Etnik farklılıklar ile birlikte tek millet olabilmek yüksek bir bilinç gerektirir ki, böyle bir bilincin bizde olduğu defalarca görülmüştür. Millî bilinç gücümüz, mozaik ile alaşım arasındaki fark kadar önemlidir.

*

Türkiye Cumhuriyeti devletinin kuruluş ayarlarındaki millet tanımı da millete verilen değeri gösterir ki bu değer düşmanın oyunlarını defalarca bozmuştur. Millet bilinci yeterince gelişmemiş bazı kesimler, düşmanın ayrıştırıcı tuzaklarına zaman zaman düşseler bile milletimizin iradesi bunları söndürmüştür.

*

Milliyetçiliği, bir siyasi partinin tekeline alma yanlışı, milliyetçi olan önemli bir kesimi "milliyetçi olmalarına rağmen" bu tanımın dışında durmaya zorlamaktadır.

*

Bu tespit dindarlık için de geçerlidir. Dindarlığı, bir siyasi partinin tekeline alma yanlışı, toplumda dindar olan önemli bir kesimi "dindar olmalarına rağmen" bu tanımın dışında durmaya zorlamaktadır.

*

Türk-İslam birlikteliğinin savunucuları olan Ülkcüler de bu yanlıştan payını almaktadır. Ülkücülük de hiçbir partinin tekeline alınamayacak kadar büyük bir düşünce ve büyük bir güçtür. Ve Türkiye Cumhuriyeti’nin bekasının güvencesidir.

*

Kendilerine milliyetçi demeseler bile farklı partilerde siyaset yapan milliyetçiler ile kendilerine ülkücü demeseler bile farklı partilerde siyaset yapan ülkücüler, milletimizi bir mozaik gibi göstermeye çalışan düşman odaklarına en güzel cevabı vermiş, milletimizin bir mozaik değil, bir alaşım olduğunu göstermiştir.

*

Mozaik darbe alınca dağılan bir yapıdır. Alaşım ise darbe aldıkça bağlarını sağlamlaştırır ve daha da güçlenir.

*

Güncel siyasetin dilinde yine bu konular var. Sayın Tuğrul Türkeş, azgın milliyetçilik tanımı kullandı. Bence son derece insani bir duygu olan "milliyetçilik azgın olamaz" çünkü "bal kokmaz, asıl azmaz"… Azgın olan ırkçılıktır. Çünkü ırkçılık bir duygu değil ilkel bir dürtüdür. Siyasetçilerimizi bu kavramlar üzerinde tekrar düşünmeye davet ediyorum.

*

Düşünürken şunu da gözden kaçırmamalıyız, AK Parti dün açılım vs gibi planlar için işbirliği yaptığı hatta yücelttiği siyasi partiyi bugün düşman ilan etmiş durumdadır. Yarın, seçimlerde kaybetme korkusu yaşaması halinde, AK Parti’nin düşman ilan ettiği bu siyasi parti ile tekrar işbirliği yapma ihtimalini durduran tek umut, milliyetçi ve ülkücü bir parti olan MHP’nin AK Parti yanında durmasıdır. Ve bu duruşun daha da güçlenmesi gerekir.

*

Aynı şekilde, karşı tarafa itilen o partinin CHP ile işbirliği yapması ihtimalini durduracak olan umut da yine milliyetçi ve ülkücü bir parti olan İYİ Parti’nin CHP yanında durmasıdır. Hatta, CHP’nin, İYİ Parti’yi yanında görme ihtiyacı, CHP’yi kuruluş ayarlarından saptıran düşüncelerin de kurumasını sağlayacaktır. Bunun için İYİ Parti’nin daha da güçlenmesi gerektiği düşünülmelidir.

*

Bu yüzden bazı düşman odakları ülkücüleri bile durdukları tarafa göre ayrıştırma ve birbirine düşürme senaryoları yazsa da Ülkücüler bu oyunda olmayacaktır.

*

Çünkü ülkücü yerinde ağırdır ve her tarafta olmalıdır. Beka için ülkü için. Selam ve dua ile.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.