Abdullah Burak Yüksel

Abdullah Burak Yüksel

Sırası Geldikçe
Yazarın Tüm Yazıları >

SOĞUK SAVAŞ

A+A-

GEÇEN sezonun Ziraat Türkiye Kupası şampiyonu Atiker Konyaspor, şu sıralar eleştirilerin odağında. İlk resmi maçına yaklaşık 1 ay sonra çıkacak takımın bu kadar yerden yere vurulmasının hata ve zamansız olduğunu düşünüyorum. Mustafa Reşit Akçay ile yeni bir döneme girişilecek. Hatalar da olacak başarılar da… Bu iki olasılık için beklemek gerekiyor. Taraftar sabırlı olduğu sürece yönetimler o denli başarıyı yakalar. Yeni stadyumla birlikte yükselen grafik, Aykut Hoca’nın gidişiyle düşeceği öngörülüyor. Bu da yanlış bir düşünce tarzı. İnsanlar Mustafa Hoca’nın Osmanlı’daki referansını ele alsa da ben yineliyorum beklemenin/sabır etmenin takımı olumlu yönde etkileyeceğini savunanlardanım.

BAŞLIK NEREDEN GELİYOR?

Gel gelelim yönetim ile basın arasındaki “soğuk savaş”a. Geçtiğimiz yıllarda ulusal medyada görev yapan bir meslektaşımla Konyaspor sohbetimiz de arkadaşımız, şu ifadeleri kullanmıştı: “Konyaspor’dan bilgi almamız çok güç. Neden böyle yapıyorlar anlamıyorum. Büyük takım edalarında ilerliyorlar ama biraz bilgi vermeleri gerekiyor. Sizin işiniz Konya’da bu yönetimle zor.” O dönemki konuşmada da başkan Ahmet Şan’dı. Ben şunu savunuyorum, Anadolu kulüpleri yerel medyaya her konuda destek olmalı. Bunun başında haber geliyor. Örnek olarak verirsek; Trabzon medyası, Eskişehir medyası bu konuda oldukça rahat ve olması gereken de bu. Konya’da görev yapan birkaç meslektaşımız üzerinde yönetimin ön yargısı var. Bu konuda yönetimin tutumu anlamsız ve yersiz. Arkadaşlarımızın tek derdi ve görevi haber alma. Konyaspor menfaatini bizler düşüneceğiz ki taraftar ona göre hamle yapsın. İnşallah yakın zamanda basın ile yönetim arasındaki gerilim sona erer. Beklentimiz bu yönde.

TRANSFERLER

Boşnak üçlüsünü (Amir, Milosevic, Bajic) Konya’ya ilk geldiğinde bunlar kim? nereden geldiler? diye, taraftar başta olmak üzere camianın kafasında birçok soru vardı. Bu üçlüden en dikkat çekeni güçlü fiziği ile Bajic olmuştu. Forvet bölgesinde görev alması hasebiyle daha dikkatli izledik. Ve beklenti büyüktü. Genç yıldız da beklentileri boşa çıkarmadı. Amir ve Milosevic de performans anlamında hemen Bajic’in takip ediyor. Bu 3’lüde ışık vardı. Gelelim bir başka bilinmeyene; Moryke Fofana. Fransa’nın Lorient takımından geldi. Dünyada başkaldıran İslamofobi’den dolayı Fransa’da yaşamını istediği gibi sürdüremeyen Fildişili Konya’da taraftarı oldukça heyecanlandırdı. Taraftarın temaşa olgusunu okşayan Fofana, son vuruşlarındaki eksikliğiyle dikkat çekse de kıvrak hareketleriyle tam not aldı. Bu 4 ismi neden örnek verdim? Çünkü, Konyaspor’un son dönemde uyguladı bir politika var. Az maliyet, yüksek fayda. Şimdi, Abdou Razack Traore, Mehdi Bourabia, Savaş Polat ve Patrick Carlgren’e imza attırıldı. Bu oyunculardan en maliyetlisi Traore gibi görünüyor. Ancak, Traore’nin bonservissiz olarak takıma katıldığını belirtmekte fayda var. Yönetim risk almadan tanıdık isme yönelmesi transfer hamlesinin doğrulunu ispatlıyor. Bourabia kapalı kutu gibi görünse de Boşnak üçlüsü ve Fofana gibi bir katkıyla bizi sevindirebilir.

İşin özetine gelince, taraftar sakin ve sabırlı olmalı. Taraftar başarı istiyorsa yönetimin hamlelerini dikkatlice takip etmeli sonucu beklemeli. Yönetim ile basın arasındaki kılıçların da kınına girmesi gerekiyor. Aykut Kocaman sonrasında oluşan kaos ortamı geride bırakılarak yeni döneme fırsat verilmeli…

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.