1. YAZARLAR

  2. Yılmaz Sandıkçı

  3. Sokağa Çıkma Konuş
Yılmaz Sandıkçı

Yılmaz Sandıkçı

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Sokağa Çıkma Konuş

A+A-

Milliyet ve inanç ayrımı yapmadan tüm insanlığa saldıran korona virüsün komşu eve getirdiği ölümü göremeyenler, dağların ardındaki siyaset için en çiğ konuşmalar ile birbirini yeme ya da birilerine yaranma derdinde. Haklı görünmek için tozu dumana katıyorlar. Hakikati ortaya çıkarmak umurlarında bile değil.

*

Belgesel filmlerde sık sık gördüğümüz gibi birbirleri ile kavga ederken aslana yem olan hayvanlara benziyoruz bazen. Hayvan deyince kırılmasın kimse, çünkü mahlukatız hepimiz de yani yaratılmış, yaratık… Yani hayvan, kimisi güzel kimisi çirkin, kimisi asil kimisi alçak, kimisi sevimli kimisi itici, kimisi şifa kimisi zehirli ve sinsi.

*

İnsanı hayvandan ayıran ise şeref sahibi olmak, hani derler ya eşref-i mahlukat. Peki nereden geliyor bu şeref diye sorsak?... Sormak, sorgulamak, düşünmek, muhakeme ederek tartışarak haklıyı ve haksızı ayrırmak, adaleti tesis etmek… İşte bu beceri insanı hayvandan ayırır ancak. Hayvanlarda adalet kurma gibi bir çaba yoktur. Güç güce yetene bir hiyerarşi düzeni kuruludur. Bazen tek tek, bazen sürü halinde kavga edilir ve bir de güçlünün yanında geçinenler vardır. Adaleti kurmak için konuşanlar, uğraşanlar yoktur hayvanlar arasında. Bazen aynı türden olmaları yeter, bazen de aynı menfaat için bir araya gelirler.

*

Eve kapandığımız şu salgın günlerinde, haberleşme ve iletişim için sosyal medya ne büyük nimet. Ancak kıymetini bilmiyor ve çöplük gibi kullanıyoruz malesef. Haberden çok dedikodu, bilgiden çok algı yönetimi var. Herkes haklı çıkmak için konuşuyor, hakikati ortaya çıkarmak için konuşan yok… İnsan fıtratının gereğidir böyle şeyler ama kendisini Müslüman olarak tanımlayan ve Müslümanmış gibi konuşanlara yakışmıyor sürüye uymak, yandaşlık için konuşmak.

*

Sokağa çıkma yasağı, yasağın başlamasına 2 saat kala açıklandı, milletin bir kısmı panik oldu büyük tepki topladı. Biraz sonra “…marketler yağmalanmasın diye böyle yaptık…” gibi bir açıklama geldi. Tepkilerin yerini bu savunmayı savunmak için konuşanlar aldı.

*

O dışarı çıkanların durumu neydi? diye soran olmadı, hemen suçladı. Hatta Çanakkale Savaşı’ndaki askerimizin tayını anlatıldı… Belki de o dışarı çıkanlar arasında Çanakkale Savaşı’nı, senden benden daha iyi bilenler vardı. Ama sizin haliniz nedir? diye soran olmadı, herkes kendi anlayışı kadar savundu ya da suçladı.  

*

Şunu soran da olmadı… Sokağa çıkma yasağını 2 saat önce değil de 2 gün önce açıklasaydınız daha iyi olmaz mıydı? Millet panik yapmadan kendini hazırlasaydı…

*

Anlamayanlar için şöyle ifade edeyim, 2 saat ile 2 gün arasındaki farkı, birisi “gütmek” diğeri “yönetmek”... Bizi yönetsinler diye seçtiklerimiz, yönetmek yerine bizi güdüyor mu yoksa ne dersiniz? Yoksa aramızda birileri güdülmek mi istiyor?

*

Lütfen bu soruya cevap vermek için konuş! Konuş ama birilerini savunmak için veya haklı çıkarmak için değil hakikati ortaya çıkarmak için konuş… Lütfen! Selam ve dua ile.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.