1. HABERLER

  2. GÜNCEL HAYAT

  3. Sokak hayvanları "emniyette"
Sokak hayvanları "emniyette"

Sokak hayvanları "emniyette"

Emniyet bünyesindeki Çevre, Doğa ve Hayvanları Koruma Şubesi ekipleri, HAYDİ uygulaması üzerinden gelen 18 bin 500 ihbarı değerlendirdi, 1776 kişiye "hayvana eziyet" cezası uyguladı

A+A-

Emniyet Genel Müdürlüğü Asayiş Daire Başkanı Levent Tuncer:
"Hayvanları Koruma Kanunu yakın bir zamanda zannediyorum Meclis'ten geçmek suretiyle bizim önümüzü açacak"
Ankara Emniyet Müdürlüğü Çevre Doğa ve Hayvanları Koruma Büro Amiri Komiser Sinem Arslan:
 "Anonsun ya da bir konunun gelmediği gün olmuyor. Ekipler boş kaldığı zamanlarda temin ettiğimiz mamalarla hayvan besleme yapıyor"
ANKARA (AA) - SERTAÇ BULUR - Emniyet Genel Müdürlüğü Asayiş Daire Başkanı Levent Tuncer, 81 ilde emniyet sorumluluk bölgesinde görevli Çevre Doğa ve Hayvanları Koruma ekiplerinin Havyan Durum İzleme (HAYDİ) Uygulaması üzerinden 11 ayda kendilerine ulaşan 18 bin 500 ihbarı değerlendirdiğini, 1776 kişiye adli ve idari işlem uygulandığını bildirdi.
Tuncer, 11 ay önce kurulan Çevre, Doğa ve Hayvanları Koruma Şube Müdürlüğünün faaliyetleri hakkında AA muhabirine bilgi verdi. Tuncer, şube müdürlüğünün geçen yıl temmuzda İçişleri Bakanı Süleyman Soylu'nun talimatıyla kurulduğunu hatırlattı.
Görev yapacak personeli tercih ederken seçici davrandıklarını, genç, hayvanları seven ve veterinerlik ya da ziraat fakültesi mezunu polisleri ekibe dahil ettiklerini ifade eden Tuncer, şunları kaydetti:
"Personelimizin yüzde 60'a yakını bu tür okullardan mezun olanlardan oluşuyor. Şu an itibarıyla 81 ilde 2008 personel ve 90 aracımızla hizmet veriyoruz. Bu rakamlar polis sorumluluk bölgesi için geçerli. Jandarmada da çevre timleri şeklinde birimler var."
"135 bin vatandaş HAYDİ'yi cep telefonuna yükledi"
Çevreye, doğaya ve hayvanlara karşı kötü muameleyle ya da çevreye, doğaya zarar verenlerle mücadele anlamında birtakım görevleri olduğuna işaret eden Tuncer, 11 ayda Havyan Durum İzleme Uygulaması olan "HAYDİ"yi 135 bin vatandaşın cep telefonlarına yüklediğini söyledi.
Tuncer, bu rakamı yeterli görmediklerini vurgulayarak, uygulama üzerinden 18 bin 500 ihbar geldiğini, bunun 3'te 2'sine müdahale ettiklerini aktardı.
Bu ihbarların yaklaşık 6 bininin asılsız olduğunu ifade eden Tuncer, "Bu, geçen süre içerisinde 12 bin olaya bizzat vakıf olduğumuzu ve 12 bin olayla ilgilendiğimizi gösteriyor ki arkadaşlarımızın oldukça güzel çalıştığına, bu alanda büyük katkı verdiklerine inanıyorum." diye konuştu.
"Kolaylık sağlayacak bir kanun olacak"
Tuncer, şubenin yürüttüğü çalışmalara ilişkin şu bilgileri verdi:
"Bir yılımızı ağustos ayı itibarıyla doldurmuş olacağız. Bu süreçte kendimizi yenileme adına öncelikle şubatta bir çalıştay yaptık. Çalıştaya, ilgili kurum ve kuruluşları, dernekleri, bu işe gönül vermiş sivil toplum kuruluşlarını çağırdık.
Bizim de katkıda bulunduğumuz Hayvanları Koruma Kanunu yakın bir zamanda zannediyorum Meclis'ten geçmek suretiyle bizim önümüzü açacak, iş ve işlemlerimizi yaparken kolaylık sağlayacak. İlgili şubedeki arkadaşlarımız komisyonlarında bulunuyor."
Şube Müdürlüğü ekiplerinin alanda yoğun olarak faaliyetlerini sürdürdüğünü belirten Tuncer, "11 aylık süre içerisinde 937 kişiye idari işlem yapılmış. Bunun yanında 970 olayda arkadaşlarımız 839 şüpheli şahsa adli işlem yapmışlar." bilgisini paylaştı.
Büro amiri veterinerlik bölümü mezunu
Ankara Emniyet Müdürlüğü Çevre, Doğa ve Hayvanları Koruma Büro Amiri olarak görev yapan, Ankara Üniversitesi Veterinerlik Fakültesi mezunu Komiser Sinem Arslan, kendi mesleği ile ilgili bir alan olduğu için şubede görev yapma talebinde bulunduğunu anlattı.
Meslek bilgilerini alanda kullanma imkanı bulduğuna işaret eden Arslan, "Mesela bir zehirlenme şüphesi olayı geldiğinde belediyenin veterineri gelmeden ne tür bir rahatsızlık olduğunu kestirebiliyorum." dedi.
Arslan, hayvanları ve doğayı korumak için ekipleriyle 7 gün 24 saat görev başında olduklarına dikkati çekerek şöyle devam etti:
"İhbarlar HAYDİ uygulamasından geliyorsa 155'e düşüyor, haber merkezi anons geçiyor ya da CİMER'den ihbar geliyor, internet ihbarı oluyor. Bunlar geldiğinde sahadaki ekibimiz ivedilikle müdahale ediyor. Anonsun ya da bir konunun gelmediği gün olmuyor. Ekipler boş kaldıkları zamanlarda temin ettiğimiz mamalarla hayvan besleme yapıyor."
Hayvan popülasyonunun fazla olduğu alanları kendilerinin belirlediğine değinen Arslan, "Bu şekilde ya da halkın isteğine göre besleme yapıyoruz. Daha çok Gölbaşı, İmrahor çevresi, Mamak, Altındağ, Keçiören bölgelerinde sokak hayvanı bulunuyor. Orada da hayvanseverlerle irtibatlı çalışıyoruz." ifadelerini kullandı.
Arslan, salgın sürecinde sokak hayvanlarının yiyecek bulmakta zorlandığını, kısıtlama uygulanan günlerde gerek kendilerinin gerekse hayvanseverlerin sokak hayvanlarını beslediklerini aktardı.
"Yaşadıkları travmayı atlatmaları için çalışıyoruz"
Görev yaptığı süre içerisinde şahit olduğu olayların kendisini etkilediğini dile getiren komiser Arslan, Keçiören'de 68 köpeği bir daire içerisinde ses telleri kesilmiş olarak bulduklarını anlattı.
Şiddet ve eziyete maruz kalan bir hayvanla karşılaştıklarında çok üzüldüklerini, buna hiçbir insanın dayanamayacağını belirten Arslan, "Hayvanların yaşadıkları travmayı atlatmaları için elimizden geleni yapmaya çalışıyoruz. İnsanlar, tepki gösteremeyeceği için bütün olumsuz davranışlarını hayvanlar üzerinde uygulamaya çalışıyor. İnsanları ne kadar uyarsak da kendi kendilerini eğitmeleri, vicdanlı hareket etmeleri gerekiyor." şeklinde konuştu.
 "Hepsi adli işleme dönüşecek"
Hayvanların mal veya eşya olarak görüldüğünü ancak yeni çıkacak Hayvanları Koruma Kanunu ile artık canlı olarak değerlendirileceklerini ifade eden Arslan, bu düzenleme ile "sahipli-sahipsiz" ayrımının ortadan kalkacağına işaret etti.

Arslan, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Sahipsiz olunca adli bir yaptırım olmadığı için insanlar hayvanlara karşı suç işleyebiliyor. Bu ortadan kalktığında hepsi adli işleme dönüşecek. Yaptırım arttığı için insanlarda biraz daha çekingenlik yaratacağını düşünüyorum. Mesela hayvanları alıp birine hediye ediyor, o da sıkılınca sokağa bırakıyor. Bunun da önüne geçilmeye çalışılacak. Çünkü hayvanlar çiplenmeye başlanacak, kime ait olduğu, kimliği bilinecek."
Hayvan sahibi olmak isteyenlerin satın almak yerine barınaklardan sahiplenmelerini isteyen Arslan, barınaktan sahiplenenlerin o hayvanın ne kadar muhtaç olduğunu, yuva ihtiyacı duyduğunu görebildiklerini söyledi.

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.