1. YAZARLAR

  2. Mustafa Güden

  3. Son Şampiyonun Apoletleri Döküldü-1
Mustafa Güden

Mustafa Güden

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Son Şampiyonun Apoletleri Döküldü-1

A+A-

2002 Dünya Kupası’nda Türk Milli Takımından yüksek bir beklenti söz konusu değildi. Grubumuzda Brezilya’nın da bulunması moralleri alt üst ederken, ‘Hiç değilse Brezilya’yla oynayarak elendik deriz’  bahanesini hazırlayanlar bile olmuştu.Fakat Şenol Güneş yönetimindeki Türk Milli Takımı hesapları ters yüz eden sonuçlara imza attı. Brezilya önünde 1-0 öne geçmenin hazzını yaşadığımız maçta sahadan 2-1 yenik ayrılsa da ‘turnuvanın sürpriz takımı olacağımızı’ herkes kabul etmişti. Kosta Rika beraberliği ve 3-0’lık Çin galibiyeti bizi gruptan çıkarmış, 48 yıl sonra katıldığımız turnuvanın flaş takımı olma yolunda yürüyorduk.

Son 16’da ev sahibi Japonya’yı1-0’la geçip çeyrek finale adını yazdıran millilerin rakibi bir önceki turda Fransa’yı Paris’e yollayan Senegal olmuş,‘Altın gol kuralının uygulandığı’ maçın normal süresi golsüz tamamlandıktan sonra 94. dakikada İlhan Mansız’ın tarihi golüyle yarı finalist olmakla şereflenmiştik.

Heyhat ki bu zafere burun kıvıranlar vardı. Neymiş efendim; Türkiye hiç Avrupa takımıyla karşılaşmadan yarı finale çıkmış da, karşısında mesela Fransa olsaymış, yarıfinali rüyasında görürmüş!

-Ama biz, Fransa’yı eleyen Senegal’i yendik, deseniz de kâr etmiyordu. Onlara göre Fansa için Senegal yenilgisi bir yol kazası, 40 yılda olacak bir hadiseydi. ’10 maç oynasalar 9’unu Fransa alır’ diyenler bile vardı.

Hâsılı kelam, Brezilya’ya yarıfinalde Ronaldo’nun tek golüyle boyun eğdik ve final umudumuz söndü. Turnuvanın diğer ev sahibi Güney Kore üçüncülük maçında rakibimiz olmuştu. 3-2 kazandığımız müsabaka ile tarihimizde ilk defa dünya üçüncüsü olurken, 2 defa karşılaşıp ikisinde de ‘kazara’ yeniliğimiz Brezilya şampiyonluk kürsüsüne çıkıyordu.

Sadece Türk futbolunun değil, Dünya futbol tarihinin bu önemli başarısı bir kısım çevrelerce hep gölgede bırakıldı.  Onaylamadığımız tespit ve yorumların yapıldığı sportif bir ortamda, “Türk Milli takımın en büyük başarısı nedir?’ şeklindeki sorumuza verilen, “Avrupa üçüncülüğü” cevabı bunun belirgin bir örneğiydi. Dünya üçüncülüğü adeta belleklerden silinmişti.

***

Beşiktaş, Fenerbahçe, Galatasaray ayrışmalarının yaşandığı İstanbul futbol çevreleri A Millileri lâyıkıyla sahiplenemeyincegözler Anadolu’ya çevrilmiş, dünyanın en modern statlarının birine sahip Konya ve Konyaspor maçlarında gösterdiği mükemmel performansla Konyalı futbolseverler umut olmuştu.Sönmek üzere olan hayaller Konya’da Letonya, Hollanda, İzlanda maçlarıyla gerçeğe dönüştü ve Avrupa Şampiyonası’nın vizesi Mevlana diyarında alınırken Dünya futbol çevreleri Konya taraftarının oluşturduğu atmosferik etkiyi iyi tanıdı. Daha sonra oynanan Ukrayna ve İsveç maçları da Konya tarihine kaydedildi.

***

2002 Dünya Şampiyonası’nın efsanevi takımını yöneten Şenol Güneş, uzun yıllar uzak kaldığı milli takıma geri döndükten sonra bambaşka bir çehre kazandırdı. İlk iki maçta alınan galibiyetlerin ardından son Dünya Şampiyonu Fransa ile karşılaşacak olmamız, 2002’den bu yana ‘görülecek bir hesap gibi’ duruyordu adeta!

Federasyon ne iyi etti de bu tarihi maç için Konya’yı seçti. 42 bin seyirci kapasiteli stat adeta zafer takı şekilde süslendi. Bilet bulabilenler yüzyılın şanslıları, bulamayanlar bahtsızdı. Giriş kapısına yaklaşırken Mehmet Arif, “Sence maçı kim kazanır?” diye soruyor. “Biz 2-0 kazanırız” deyince, yüreğinde taşıdığı endişe dökülüyor dilinden;

Ama Fransa çok güçlü, adamlar dünya şampiyonu.”

-Tamam işte, daha iyi olmak için en iyiyi yenmek gerekiyor. Bugün bizim için bir fırsat.

-Çok iyimsersin.

Yarın devam edeceğiz…

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.