1. HABERLER

  2. SAĞLIK

  3. Sonbahar, Solunum Sistemi ve Grip Aşısı
Sonbahar, Solunum Sistemi ve Grip Aşısı

Sonbahar, Solunum Sistemi ve Grip Aşısı

Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Yusuf Mesut Girgiç

A+A-

 

Sonbaharda özellikle havaların soğumaya başlamasıyla birlikte solunum yolu ve akciğer enfeksiyonlarında mevsimsel bir artış yaşanır. Enfeksiyonların bulaşması en çok hava yoluyladır. Toplu yaşam alanları bunun en çok gerçekleştiği ortamlardır. Ayrıca hasta kişilerle tokalaşma ve öpüşmeyle de direk bulaşma söz konusudur. Bu enfeksiyonların az bir kısmından bakteriler ve çoğunluğundan ise virüsler sorumludur. Solunum yolu enfeksiyonları arasında grip, rinit, farenjit, sinüzit, larenjit ve bronşit, zatürre sayılabilir. Şikayet olarak en çok karşılaşılanlar arasında hapşırma, burun akıntısı veya tıkanıklığı, geniz akıntısı, baş ve boğaz ağrısı, öksürük ve balgam, ateş halsizlik ve yaygın vücut ağrısı, yorgunluk hissi vardır. Tedavide en önemli noktalar;  sıvı alımının artırılması, çok yüksek ise ateşin kontrol altına alınması, burnu açık tutmak, istirahat ve beslenmeye dikkat edilmesidir. Yanlış bilinen noktalardan birisi, ağrı kesicilerin ve antibiyotiklerin bu tip enfeksiyonlarda her zaman tedavi edici olduğu yönündedir. Oysa antibiyotikler hastalığa bakteriler ilave olduğunda faydalı olabilmektedir. Buna da bir doktor karar vermelidir.

***

Korunma yollarının başında eğer kullanılıyorsa sigara, nargile vb. bırakılması, dumanlı ortamlarda bulunulmaması,  alkolün terk edilmesi gelmektedir. Hastalanmadan önce alınabilecek en önemli tedbirler şunlardır: Beslenme düzenli ve dengeli olmalı yine düzenli sıvı alınmalı, uyku saatlerine ve süresine itina gösterilmeli, temiz açık ve güneşli havalarda egzersiz yapma fırsatı kaçırılmamalı. El hijyenine dikkat etmek kapalı ortamları usulüne uygun şekilde temiz hava ile havalandırmaya çalışmak ta faydalıdır. Grip aşıları Dünya sağlık örgütünün önerileri ile hazırlanır. Yüzde 50-80 arasında koruyuculuğu vardır. Yaşlılarda koruyuculuğu daha az olmakla birlikte ölümleri azalttığı da bilimsel olarak görülmüştür. Grip aşısı 6 aylıktan küçük çocuklara, hamileliğinin ilk 3 ayının içinde bulunanlara ve ciddi yumurta alerjisi ya da aşı içeriğinde bulunan herhangi bir maddeye karşı ciddi alerji öyküsü olanlara, daha önce herhangi bir mevsimsel influenza aşısı ile ciddi alerji öyküsü olanlara uygulanmamalıdır

***

Grip aşısı sonrası yüzde 15-20 oranında aşı yerinde ağrı, kızarıklık, şişlik oluşabilir. Tüm vücudu etkileyen yan etkiler ise son derece nadirdir (%1’in altında) ve ateş, halsizlik, kas ağrısı gibi yan etkiler (eğer görülürse) aşıdan 6-12 saat sonra başlamakta ve 1-2 gün içinde kendiliğinden geçmektedir. Her biyolojik üründe olduğu gibi grip aşısı uygulanmasından sonra da alerjik reaksiyon görülebilir. Grip aşısı sonrası grip hastalığının görülmesi genellikle tesadüfen olabilir. Grip aşısı teknik olarak inaktive yani ölü bir virüs aşısı olduğundan vücuda canlı virüs verilmediğinden aşıya bağlı grip hastalığı oluşamaz. Aşıların her zaman tam teşekküllü sağlık merkezlerinde veya hekim kontrolünde uygulanması önerilir. Aşı 65 yaşından büyük herkese, 6 ay ile 2 yaş arası çocuklara, Astım KOAH, kronik kalp, böbrek, karaciğer hastalığı olanlar ve gebelere doktor kontrolü ile önerilmektedir. 

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum