1. YAZARLAR

  2. Tankutalp Altunsoy

  3. Sorumluluk ve Haklar
Tankutalp Altunsoy

Tankutalp Altunsoy

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Sorumluluk ve Haklar

A+A-

Sorumluluk duygun yoksa hak talep edemezsin. Gandhi’nin anasına sormuşlar? ‘nedir bu hak?’ Okuması yazması olmayan bir insandan bahis ediyorum. ‘her hak sorumluluk getirir demiş.’  ‘yoksa o hak değildir’

Şimdi nereden sardım bu konuya, evde kalma sürelerimiz uzayınca fark ettim ki, ebeveynler olarak her şeyi biz yapıyoruz, biz yaşıyoruz. Gözümüz gibi bakarak büyüttüğümüz çocuklarımızda en ufak bir yaşam ve yaşanmışlık belirtisi yok. Yemek önlerine gelsin, odalarını anneleri temizlesin, evi anneleri temizlesin, yemek yapmakla kalmasın bir de servis açıp hepsini zorla yemek masasına oturtsun. Yemekten sonra masayı toplasın bulaşıkları yıkasın vs. vs...

Bu hale nasıl geldiler veya bu hale gelirlerken bizim etkimiz ne idi bilemiyorum, lakin aşağı yukarı bütün evlerde durumlar hemen hemen aynı.

Şimdiki çocukların düzgün bir Türkçeleri yok,  yabancı dilleri yok, oyun oynadıkları arkadaşları yok, oyun oynayabilecekleri bahçeleri yok çoğunun. Neleri var peki, boş bir şımarıklıkları var, sosyal medyaları var, sanal arkadaşlıkları var, her şeyi bilen google amcaları var.  Hiçbir şeyi okuyup araştırmaya gerek duymayacakları internet sözlükleri var. Yeni gelen ve kaçınılmaz olan teknolojik çağ onları bizden ve normal hayattan soyutlarken soğutuyor, ne de güzel transhümanizmin çocukları bu yeni nesil.

Kimsenin sorumluluk almadığı zamanda herkes hak peşinde. Armut piş ağzıma düş. Vatandaş aylığı da bağladık mı oh her şey tamam.

Bu benim çocuğumda olsa aynı, bende olsam aynı, babam da olsa aynı. Bilerek isteyerek normal hayattan uzak gençleri elbirliğiyle yetiştirdik, tebrik edelim kendimizi.

Bu olumsuz sürecin sebeplerini biraz irdeleyelim, her şeyden önce bir insanın okula gittiğinde, iyi tahsil göreceğini, iyi yetişeceğini düşünüyoruz. Yetişmiyor maalesef, çünkü gittiği okul iyi eğitim vermiyor. Bakın öğretim demiyorum üstüne basa basa eğitim diyorum.  Nedenine gelince şimdiki okullarda bizim zamanımızda ki disiplin yok. O disiplinin getirdiği sıkıntı yok. Dolayısıyla o sıkıntıyı aşmak için, vereceği mücadele yol yöntem arama yok. Bu yavaş yavaş tüm hayatlarına yayılıyor, hallerine tavırlarına da yansıyor.  Sonuç olarak daha on beşlerinde bir sürü bunalım vakası, bir adım ilerisi ise kötü arkadaş, kötü arkadaşın getirdiği kötü alışkanlıklar, ve en sonu maalesef kayıp ettiğimiz canlarımız. Bu anlattıklarım evrensel bir sorun ve bizim çocuklarımızda bu sorundan paylarını istemesek de epeyce aldılar.

Eski insanlar birini tarif edecekleri zaman kitap gibi yüzü okunuyor derlerdi. Şimdi ki nesil yani çocuklarımızın yüz ifadesi sadece bunalım. Ve boş bakış. Yani hiç bir yaşanmışlıklarının olmadığı fark ediliyor. Çocuklarımızı kurtarabilir miyiz peki, sanmıyorum tekno yaşam kapımızda ayak uydurma sorunu yaşayan bizleriz onlar değil. Artık hiç bir şeyin eskisi gibi olamayacağı evrenimizde, biz eskidik sanırım. Monotonluktan uzaklaştıramadığımız çocuklarımızın geleceklerinden korkmalı mıyız? Yoksa onlara biçilen geleceğin içine atmalı mıyız? Siz karar verin.

Transhümanizme bir bilet de bana...

Saygılarımla.

 

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.