1. YAZARLAR

  2. Yılmaz Sandıkçı

  3. Sosyal Medya Neye Yarar?
Yılmaz Sandıkçı

Yılmaz Sandıkçı

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Sosyal Medya Neye Yarar?

A+A-

Teknolojinin yönünü bile etkileyen sosyal medya hayatımızı hızla kaplamaya devam ediyor. Birçok işadamının paraya kıyıp alamadığı akıllı telefonlar çocuk çoluğun eline düşmüş durumda. Bir zamanların tetrisi gibi, işi gücü bir kenara bırak elindeki ekrana bak, bak ve bir süre sonra baka kal.
*
Sosyal medya deyince konuya hangi açıdan bakacağımız önemli. Ortam; eğitim için mi, eğlence için mi? Kullanıcılar; akıllı teknolojiyi akla uygun kullananlar mı, akıllı telefonların aklına tabi olanlar mı? Matbaa batı dünyasını karanlık çağdan aydınlık çağa nasıl taşıdıysa, internet de bir ileri seviyeye taşıyacak medeniyeti, gerçekten yapabilecek mi? Matbaa, bilginin yayılmasını hızlandırarak, bilgiye ulaşımı kolaylaştırarak karanlık ve hurafe dolu bir yaşam süren batı insanının aydınlanmasını sağlamıştı. İnternet bu ışığı ne kadar parlatabilir? Yoksa kontrol edilemez hızı yüzünden ışığın etrafına bir sis mi kaplar?
*
Gecikmeli olarak katıldığım sosyal ağda şimdilik görebildiğim şu; kimsenin kimseyi dinlemediği, herkesin konuşmak için yırtındığı, gürültülü bir kalabalık… O gürültü içinde söylenen sözleri anlamaya vakti olmayan, hızla birilerine laf yetiştirme çabası içinde olan insanların genelde yanlış anlaşmalar üzerine sürüp giden tartışmaları. Bir tarafın fikrini o kalabalığa yutturma çabası dışında hiçbir amacı olmadığı belli olan kafa ütüleme veya beyin yıkama ekiplerinin arenası. Medeniyete, insanlığa yakışır bir münazara veya müşavere değil, münakaşayı besleyen şapşal bir toplantı salonu… Laf sokmayı, kapak yapmayı marifet zanneden, okuduklarından, gördüklerinden yeni şeyler öğrenmek gibi faydalı eylemleri akıl bile edemeyen akıllı telefon bağımlıları…
*
Ülkemiz gelişmekte olan ülkeler arasında ama yeterince hızlı gelişemeyen bir ülke, nasıl gelişsin ki insan olmadan? İnsanımız haftalık ortalama 30 saat TV başındaydı, şimdi bir de internet eklendi… Buna karşılık, bir Japon yılda ortalama 25 kitap okuyor ve TV izleme süresi ise haftalık ortalama 12 saat. Bir İsviçreli yılda ortalama 10 kitap okuyor, Fransız 7, Türk ise 6 yılda ancak 1 kitap okumaya zaman bulabiliyor.
*
Belki bu yüzden insani gelişmişlik sıralamasında 173 ülke arasında 80 bilmem kaçıncı olabilirken, ekonomi büyüklüğünde 17. sırada olmamızı yorumlayamıyoruz… Osmanlı ruhu canlanıyor deyince coşan insanlar, hangi Osmanlı diye soran bir paylaşımdan öcü görmüş gibi kaçıyor… Osmanlı ruhunu canlandıran kim? Zaten sorulmaması gereken bir soru… Ama birine laf sokmak, hakaret etmek söz konusu olunca hepsi orada… Dualar beddualar birbirini kovalıyor.
*
Herkes birini bir tarafa çekme, kendi doğrusunu dayatma peşinde. Taraf olmayanı korkutmak istiyorlar, arada olamazsın diyorlar, oysa arada barış var! Oraya yaklaşabilseler “Aynı fikirde olmamak demek düşman olmak demek değildir”, anlayacaklar ama yeni şeyler öğrenemeyecek kadar meşguller.
*
Bir de duacılar var, çiçekli, manzaralı güzel resimler ile dua paylaşımı yapıyorlar. “Ettiği duanın gerçekleşmesi için ayağa kalkmayan kişiye din tüccarı denildiğini” öğrenmeye vakitleri yok…
*
Doğruları, yanlış yola gitmek için bizim kadar kullanabilen başka bir ülke var mıdır? Gerçek ile hurafeyi ayırt ettikten sonra gerçeğin yayılması için düşünebilmek kaç kitap okumayı gerektirir acaba?

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.