1. YAZARLAR

  2. Duran ÇÖLCÜ

  3. Suni İyileşme Algısından Uzaklaşılmalı
Duran ÇÖLCÜ

Duran ÇÖLCÜ

GÖZLEM
Yazarın Tüm Yazıları >

Suni İyileşme Algısından Uzaklaşılmalı

A+A-

Son günlerde dolardaki gerileme ekonomide rahatlamayı getiriyor olabilir. Ancak bu durum tedbirli davranmayı bir kenara bırakma anlamına gelmemelidir. Doların 5.50 TL seyrinde gitmesine aldanmamalı, mümkünse dolar cinsinden ticaretten uzak durulmalıdır. Suni iyileşme algısına kapılarsak kaybedecek olan bizleriz. Her zaman dikkatli olmakta büyük fayda vardır. En önemlisi ise ekonomide tüketim yerine, üretim politikasına yönelmek gerekmektedir. Döviz kurunun aşağı yönlü hareketi sıcak para girişi sağlayacağından suni iyileşme algısına kapılmak sorunu çözemeyeceğini bilmeliyiz. Tüketim yerine, daha çok üretmeye odaklanmalıyız ki, kriz ortamlarından uzaklaşalım. Zaten başka da yol ve yöntem de yoktur. Daha çok üretmek, daha çok satmalıyız. Suni iyileşmeye aldanmama noktasında iş dünyası temsilcilerinin uyarıları içinde bulunduğumuz süreçte oldukça önemlidir.

Ankara Sanayi Odası (ASO) Başkanı Nurettin Özdebir’in bu konudaki uyarısı ve açıklamalarını sizlerle paylaşmak istiyorum.

***

Dolar kurunda yaşanan gerilemenin, ekonomik sorunların bertaraf edildiği anlamına gelmemesi gerektiğine işaret eden ASO Başkanı Nurettin Özdebir, “Finansal sistemde yaşamış olduğumuz sorunların nedeni reel sektörde yaşanan daralmanın bir sonucu olduğu unutulmamalıdır. Yapısal sorunlarımız hala devam ediyor. Ekonomideki temel sorunların bir an önce net olarak belirlenip çözüm odaklı politikaların ivedi bir şekilde uygulamaya geçmesi gerekir. Özellikle yüksek enflasyon, yüksek faiz ve yüksek cari açık pozisyonunda ekonomimizde kırılganlıklar derinleşerek devam ediyor” uyarısında bulunuyor. Ülkelerin günümüzde kalkınmışlık ölçüsü üretim ve dünya pazarlarında söz sahibi olması olarak karşımıza çıkıyor. Hatta ülkelerin en büyük silahı yine üretimdir. Yüksek teknolojili katma değeri yüksek üretim stratejisi oluşturmaları dünya pazarlarında söz sahibi olmalarını hızlandırıyor. O yüzden de ülkemizde yüksek teknolojili ve katma değeri yüksek ürünlerin üretimine daha çok yönelmeliyiz. Bu anlamda iyi bir ivme yakalayan ülkemizde, dünyanın rekabetçi yapısında yer almamızı sağlayacak olan üretim odaklı ekonomi politikasına daha fazla önem verilmelidir. Ar-Ge ile yüksek teknolojili mal üretimine katkı sağlayacak olan desteklerin çoğaltılması sanayiyi rahatlatacaktır.

***

Üretim noktasında sıkıntılı bir süreçte bulunun sanayicilerimize bir moral olurken, beraberinde de bir hareket gelecektir. Ekonomideki son gelişmeleri değerlendiren Konya Sanayi Odası Başkanı Memiş Kütükcü, alınan tedbirlerle birlikte bir finansal dengelenme süreci yaşandığını, ancak reel sektörde henüz dengelerin oturmadığını ifade ederek, “Artık bulutlar yavaş yavaş dağılmaya başladı. Bu dönemde üretimi ve çalışma hayatını daha fazla motive edecek, üretici maliyetlerini düşürecek, istihdamı artıracak yeni reformlara, yeni desteklere ihtiyacımız var” diyor. Sonuçta ülkemiz ekonomisinin sıkıntılı süreçlerinden her zaman üretim ve üretilen bu ürünleri ihraç edip, satmakla aştığımız görünen bir gerçektir.

Geçmişten ders çıkararak üretim politikasına yönelmek ekonominin kurtuluş yolu olacaktır.

Milli ve yerli ekonomi söyleminde olduğu gibi, üretim ekonomisi uygulamasından hiçbir şekilde taviz verilmemelidir. Tabi ki bizlerde vatandaşlar olarak bu sürece elimizden gelen katkıyı yapmalıyız. Ne derseniz sizce öyle değil mi?

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.