1. YAZARLAR

  2. Fatma Nur Namlı

  3. Takıntılara Dikkat!
Fatma Nur Namlı

Fatma Nur Namlı

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Takıntılara Dikkat!

A+A-

 

Herkesin bazı endişeleri, takıntıları veya bunlarla bağlantılı tekrarlayan davranışları olabiliyor. Ancak bu takıntı ve endişeler kişinin bir saatten fazla zamanını alıyor ve günlük yaşamını etkiliyor ise bu durum önemli bir rahatsızlığın söz konusu olduğu anlamına geliyor.

Takıntılarla ilgili detayları sizin için derledim.

Obsesif kompulsif bozukluk yani takıntı zorlantı bozukluğu; kişinin tekrarlayıcı, rahatsız edici, üzücü, korkutucu düşünceler, şüpheler, dürtüler ve isteklerle mücadele ettiği; bu durumdayken de sıkıntısını azaltmak için tekrarlayıcı bazı davranışları veya zihinsel uğraşıları yerine getirdiği bir psikiyatrik bozukluk olarak tanımlanıyor.

Obsesif kompulsif bozukluktaki takıntılar ve zorlantılar kişinin hayatını önemli ölçüde zorlaştırabilir ve kişiye yoğun ruhsal ıstırap verebilir. Hastaların iş, okul yaşantıları, sosyal çevre ile olan ilişkileri ve evlilikleri de olumsuz etkilenebilir.

Takıntılar karşımıza pislik, kir veya mikrop bulaşmasından korkma, hata yapmaktan korkma, başkasına isteyerek veya yanlışlıkla zarar vermekten korkma, sosyal açıdan uygunsuz şekilde davranmaktan korkma, cinsel veya dinsel konuları düşünmekten korkma olarak ya da düzen, simetri, kusursuzluk ihtiyacı olarak çıkmaktadır. Tekrar tekrar el yıkama, yıkanma, kapı, ocak gibi şeyleri sık sık kontrol etme, rutin işleri yaparken içinden veya yüksek sesle sürekli sayı sayma hastaların sahip olduğu bazı zorlantılardır. İşleri belirli bir sayıda yapma ihtiyacı, eşyaları nesneleri sürekli belli bir biçimde düzenleme, akıldan çıkmayan görüntülere veya düşüncelere takılıp kalma, belirli kelimeleri, cümleleri veya duaları tekrarlama da diğer başka zorlantılara örnektir. Obsesif kompulsif bozukluğu olanlar sıkıntılarının artacağından korktukları yerlerden ve durumlardan kaçınırlar. Kir olabileceği için kapı kollarına, çöp tenekesine ve yiyeceklere dokunmak istemezler.

Obsesif kompulsif bozukluğun nedenleri kesin olarak bilinmese de; biyolojik, genetik nedenlerin yanı sıra çevresel nedenlerin de etkili olabileceği düşünülmektedir. Biyolojik olarak sıklıkla serotinin sistemi ile bağlantı kurulurken, psikolojik açıklamalarda öğrenme kuramları üzerinde durulmaktadır. Genellikle ergenlik ve gençlik dönemlerinde başlayan rahatsızlık, farklı yaşlarda da kendisini gösterebilir. Rahatsızlıktan şikayetçi olanlar tedaviye başvurmayı ortalama on sene kadar geciktirirler. Birçok hasta durumlarını uzunca bir süre rahatsızlık olarak görmediklerinden, yaptıkları zorlantıların gerekli olduğunu düşündüklerinden ya da belirtilerden utandıklarından ve tedaviden korktuklarından bir uzmana başvurmazlar.

Bu durumda mutlaka doktora başvurunuz.

 

Önceki ve Sonraki Yazılar