1. YAZARLAR

  2. Mustafa ÇELİK

  3. Taraftar bu futbolu sevmiyor
Mustafa ÇELİK

Mustafa ÇELİK

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Taraftar bu futbolu sevmiyor

A+A-

Özellikle kendi sahamızda oynadığımız son iki karşılaşma öncesinde stada her gidişimizde taraftarın maça ilgisinin fazla olmasını beklememize rağmen; tribünleri boş görünce hayal kırıklığına uğruyoruz.
İzlanda ile oynanan Milli karşılaşmadan sonra Yeşil-Beyaz’lı taraftarların büyük bir şevkle Gaziantepspor maçına ilgi göstermesini beklerken tribünlerde istenen taraftar sayısına ulaşılamamıştı.
İstanbul Başakşehirspor önünde alınan farklı yenilgiden sonra ise yine kötü gününde taraftarımız takımın yanında olur diye beklenti içerisine girmiştik. Gençlerbirliği karşılaşmasına bu ümitlerle gitmiştik.
Müsabakaya Konya’da miting yapan Başbakanımız Sayın Ahmet Davutoğlu’nun da geleceği belirtildi.
Sayın Başbakan son bir karar değişikliği ile maça gelmedi.
Niye gelmedi.
Çünkü tribünlerin yeterli sayıda dolmadığı haberi kendisine verilmişti.
Taraftar niye Torku Konyaspor’un maçlarına gelmiyor.
Hatta Türkiye genelinde taraftarlar niye maçlara gereken ilgiyi göstermiyorlar.
Çünkü takımlar taraftarın arzu ettiği oyunu ortaya koyamadıkları için.
Şimdi çoğu illerimize yeni stadyumlar yapılıyor. Konya Torku Arena, Antalya Arena, Bursa Arena, Türk Telekom Arena gibi.
Yeni stadyumların isimlerinin sonunda hep arena yer alıyor.
Arena savaş alanı demek.
Futbol’da estetiğin sona erdiğini görüyoruz. Futbol sahada taktik üzerine kurgulanarak oynanıyor. Yani futbolcular savaş alanında mücadele veriyorlar.
Futbolun bir temaşa oyunu olduğu kabul edilecek olursa; taraftar oynanan müsabakalarda sahada yer alan oyunculardan estetik hareketler jenerik goller bekliyorlar.
Şimdi tüm ligi izlediğimiz zaman sadece Torku Konyaspor’un taraftarın gözüne hoş gelen bir oyun oynamadığı gerçeği ortaya çıkıyor.
Bazı takımlarda üst düzey oyuncular bulunmakta. Bu üst düzey yeteneğe sahip oyuncular kendi gayretleri ve performansları ile takıma katkıda bulunuyorlar.
Antalya’da Samuel Eto’o, Fener’de Nani, Galatasaray’da Wesley Sneijder, Beşiktaş’da Mario Gomez örnekleri olduğu gibi.
Torku Konyaspor farklı İstanbul Başakşehirspor karşılaşmasından sonra kendi saha ve seyircisi önünde Gençlerbirliğini konuk etti.
Öyle bir müsabaka oynandı ki; her iki takımada müsabaka öncesinde birer puanı paylaştırıyorum desen her halde razı olurlardı.
Oyun kalitesi çok kötü, mücadele hırsından yoksun bir takım rakibi ile berabere kalıp sahadan bir puan ile ayrılabiliyorsa buna da şükür etmek lazım.
Rakip beş’li defans ile mücadele örneği sergilerken, siz hala sürpriz gol arama çabası içerisinde olursanız beraberlik kaçınılmaz. Bir de konuk ekibin önce El Kabir’i; daha sonra ise Djalma’yı oyundan alıp geriye yaslandığını görmenize rağmen hala siz forveti üçleyip golü düşünmüyorsanız yapacak bir şey yok emektir.
Nasıl ticaret bir risk ise futbol’da risk oyunudur. Önce sıkı tedbirler alıp daha sonra ise risk alarak bir oyun ortaya koyduğunuz taktirde başarı kendiliğinden gelecektir.
Yeşil-Beyaz’lılarda Özgür Özkaya’nın teknik direktör Aykut Kocaman tarafından kadroda düşünmediğini ve bu nedenle genç oyuncunun alt yapı takımı ile antrenmana çıktığını öğrendim.
Bu genç yetenek Elazığspor’da performansı yüksek bir oyun ortaya koyuyordu. Acaba sıkıntı genç yetenekte mi yoksa o’nu kadroda düşünmeyen Kocaman’da mı? Sormak lazım.
Torku Konyaspor’da kılıç yarası haline gelen bir sol bek sendromu hala yaşanmakta. Allah aşkına bu sol bek’in üzerinde bu kadar ısrarla duracağınıza bir de yedek kulübesinde oturttuğunuz; geçtiğimiz sezon Adana Demirspor formasını başarı ile giyen Abdülkerim Bardakçı’ya bir şans tanısanız olmaz mı yani.
Daha önceki yazılarımda da belirtmiştim. Torku Konyaspor’a devre arasında çok acil, bir sol bek, bir ön libero ve bir de son vuruşları iye yapabilecek iyi bir golcüye ihtiyaç duyulmaktadır.
Torku Konyaspor böyle oynamaya devam ettiği sürece Torku Arena stadı bundan sonra ki maçlarda da boş kalmaya mahkum olacaktır. Taraftarın beklentisi içerisinde olan oyun kurgusuna en kısa zamanda dönülmesinde fayda vardır.
Süper ligdi 16 puanla 6. Sırada yer alıyoruz. Hafta sonunda şampiyonluğun güçlü ekiplerinden Fenerbahçe’ye konuk olacağız. Üç puanlı sistemde aranın çok çabuk kapanabileceği hesap edilerek en kısa zamanda acil önlemler almakta fayda var.
Taraftar böyle futbolu sevmiyor.
Taraftara oynanan oyunu sevdirmek ve onları tribüne çekmek görevi ise size düşüyor.
Bilmem anlatabildim mi?
Bu arada basın tribünü tarafında olan mescitte kıbleyi gösteren işaret hala ters yönde. Tavana yapıştırılmış olan işareti boyumuz yetişmediği için değiştiremiyoruz. Bir an önce sorumlu görevliler tarafından bu işaretin gerçek yöne çevrilmesi gerekmektedir. Aksi taktirde ters yönde kıbleye duran insanların vebali bu sorumlu kişinin boynunadır.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.