1. YAZARLAR

  2. Hayriye Eroglu

  3. Tarihi Yazanlar ve Bozanlar
Hayriye Eroglu

Hayriye Eroglu

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Tarihi Yazanlar ve Bozanlar

A+A-

Hayvanlar için bir havyanlar tarihi yoktur. Canlı ve cansız tarihi de insanlar tarafından insanlar için hazırlanmıştır. Hayvanlar geçmişlerinden yararlanarak geleceklerini ayarlama gücüne sahip değildirler. Bazı tecrübeleri de kendileriyle beraber yok olur.

İnsan geçmişin kırık, dökük, silik ve dumanlı hatıra aynasına bakarak geleceğine ışık tutma eylemi ve geçmişi merak neticesinde tarihî kalıntılarla meşgul olmaya başlamış ve tarih usulünü koyarak neticede tarih ortaya çıkmıştır.

Her millet, her toplum hatta her aile kendisine bir tarihi dayanak aramıştır. Bir çok insanın taşıdığı, soyunu tespit eden şecereler bunun delilidir. Bir kısım insanlar mezar taşından kuvvet alırken, bir kısmı da şecere kağıdına yazılı cisimleri toprak olmuş isimlerden kuvvet aramaya gitmiştir. Halbuki Peygamber Efendimiz (SAV)  "Hepiniz Adem Aleyhisselam’dansınız. Adem de topraktan yaratıldı'' diyordu. Aslımızın toprak olduğunu övünmemek gerektiğini haber vermiştir.

***

Bugün insanımızın tarihî olayları araştırmada başvurduğu kaynaklar: Sanat eserleri, kitabeler, kabir taşları, paralar, kitaplar, halk hikayeleri, efsaneleri, şiirleri, atasözleri, arşivleri, istatistikleridir. Bütün bunlar insanı bazı doğru bilgilere götürebildikleri gibi yanıltabilirler de. Çünkü bunları hazırlayanın insan olması, insanın doğru, dürüst olduğu gibi yanıltıcı bilgi vermeye de müsait olması şüpheler uyandırmış ve şüphesiz de doğru çıkmıştır.

Dedelerinin maymun olduğunu iddia edenlerin "konuşmada sonradan hayvan seslerini ve tabiattaki diğer sesleri taklit ederek gelmiştir" diyenlere karşı Allah kelamı Kur'an-ı Kerîm'de isimlerin ilk insan Hazret-i Adem'e öğretildiği haber verilmekte. Bu ayetin haberi doğrultusunda olarak MoxMüller'de: “Bütün dünya dillerinin dört yüz tane ana kökü vardır ki bunlar hiçbir eşyanın sesine veya taklidine benzemez. İnsan hançeresinden çıkmıştır ve insana şuurla beraber dil ve söz de verilmiştir” diyor.

***

Tarihi kaynaklardan olan paralar da yanıltıcı olabilir. O parayı yorumlayanın yanlışı olabilir veya o paranın basıldığı dönemin bir tersliği olabilir. Mesela bir para bulunur üzerinde başak ve insan portresi vardır. Bu paranın geçerli olduğu ülke halkının zevki ve isteği bu değildir ama Sezar böyle istemiştir ve onun Mısır'da gördüğü şekilde çıkacaktır. Bugünkü tarihçi paraya bakarak Romalıların bereket tanrısı bu imiş diyemez. Veya parayı yorumlayanlardan birisi o portreyi o dönemin komutanı olarak tanıtırken öbürü gök tanrısı olarak tanıtır. Her ikisinin de gaybı taşlamaktır. Kitabelere gelince: Bunlarda da iki ihtimal vardır. Birincisi kitabenin sonradan uydurulmuş, sahte olması ikincisi kitabenin yanlış olarak okunması.

Uydurulmuş kitabeye misal: Kırım'da Karayim Yahudi alimlerinden Firkoviç Karayim mezhebinin diğer Yahudi mezheplerinden daha evvel olduğunu isbat eden milattan öncesine ait kabir taşları buldu. Dünya ilim alemini bir müddet inandırdı fakat daha sonra bu taşları kendisinin hazırlayıp toprağa gömdüğü ortaya çıktı.

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.