1. YAZARLAR

  2. Osman Nevres Yılmazlar

  3. Tarımda Biyolojik Mücadele
Osman Nevres Yılmazlar

Osman Nevres Yılmazlar

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Tarımda Biyolojik Mücadele

A+A-

Bir önceki yazımızda İç Anadolu Çevre Platformu’nun 04 Kasım 2020 Saat 20.00’de internet ortamda yaptığı toplantıdaki sunumlardan “Toprak Kirliliği” başlıklı sunumdan notlarımızı paylaşmıştık. Bugün ise Prof. Dr. Cem Özkan’ın “Pestisit Alternatifi Biyolojik Mücadele Uygulamaları” başlıklı sunumundan notlarımızı paylaşacağız.

Biyolojik mücadele sürdürülebilir tarım tekniklerine uygun çevreye ve insan sağlığına duyarlı bir yöntem olmasına rağmen ülkemizde, halen uygulamada en fazla kullanılan yöntem pestisitlerin kullanıldığı kimyasal savaş yöntemidir.

Pestisitlerin sağlık, biyo çeşitlilik kaybı, yeraltı ve yüzey sularının kirlenmesi gibi zararlı etkilerinin olduğu bilinmektedir. Pestisitlerin bu zararlarının bilinmesine rağmen Dünya’da kullanımı 3.5 Milyar kilogram aktif maddeye ulamıştır. Küresel pestisit satışlarında herbisitler yüzde 42, insektisitler yüzde 27, fungisitler yüzde 22 ve dezenfektanlar ve diğer mücadele ilaçları yüzde 9 paya sahiptir.

Pestisitlerin insanlarda çeşitli kanser türleri, parkinson, alzheimer, obezite, şeker hastalığı, otoimmün hastalıklar, üreme sorunları, gıda allerjileri, hormon dengesizlikleri gibi sorunlar yarattığı bilim insanlarınca kanıtlanmıştır.

Biyolojik mücadelede uygulama yöntemleri:

  • Klasik biyolojik mücadele,
  • Doğal düşmanların çoğaltılarak salınması,
  • Doğada mevcut doğal düşmanların korunması ve desteklenmesi.

Biyolojik mücadelede kullanılan etmenler:

Doğada zararlıları doğal olarak baskı altında tutan etmenler; böcekler, akarlar, bakteriler, funguslar, virüsler, nematotlar, balıklar, kuşlar, memeliler, salyangozlar, sümüklü böcekler, protozoalar gibi canlı gruplarıdır.

Biyolojik mücadelede bir başka sınıflandırma şöyledir:

  • Parazitoitler
  • Predatörler (Avcılar)
  • Entomopatojenler (Bakteriler, funguslar, virüsler, protozoalar, nematotlar)
  • Antogonistler (Antibiyosis, yarışma, hiperparazitizm, hipovirülens, uyarılmış dayanıklılık, çapraz koruma)

Biyolojik mücadele çevre dostudur, üründe zararlı olabilecek herhangi bir kalıntı

bırakmaz. Tarımsal uygulamalarda herhangi bir rahatsızlık yaratmaz. Sürdürülebilir

bir yöntemdir, başarı sağlandıktan sonra, sürdürülebilirliği sağlayıp kendi kendine

yeterli hale gelir ve zararlıyı tamamen yönetebilir niteliktedir. Biyolojik mücadele

yeni sorunlar yaratmaz.

Ülkemizde biyolojik mücadele uygulamalarının yaygınlaştırılmasıyla birçok

kesim bundan yarar sağlayabilecektir. Üreticiler, zararlıları sürdürülebilir olarak

baskı altına almada daha düşük maliyetle daha etkili araçlara sahip olarak insan

sağlığı risklerini azaltabileceklerdir. Tarım işçileri daha az pestisit risklerine maruz

kalacaktır. Tüketiciler daha az riskli gıdalara ulaşabileceklerdir. Yaban hayatı daha az

pestisite maruz kalacaktır. Su, hava ve toprak; daha az pestisit kaynaklı kirlenmeye

neden olacaktır. Sonuçta toplum; potansiyel olarak tehlikeli kimyasallardan daha

az etkilenecek, daha korunmuş alanlarda daha sağlıklı üretim koşullarına ve daha

sağlıklı ürünlere kavuşulmuş olacaktır.

Bir sonraki yazımızda, Prof. Dr. Tanay Sıdkı Uyar’ın “Çiftlikten Çatala AB’nin Ortak Tarım Politikası” başlıklı sunumundan notlarımızı paylaşacağız.

Hoşça kalın.

 

           

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.