Yılmaz Sandıkçı

Yılmaz Sandıkçı

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Tek mi Çok mu?

A+A-

“Çelişkili bilgiler bir zihinde aynı anda bulunursa o zihin hastalanır ve birbiri ile çelişen bilgileri aynı anda kabul etmek cahillik belirtisidir" diyor uzmanlar... Birbirine zıt bilgileri aynı anda kabul edenler ise zır cahil oluyordur her halde.

*

Cahil deyince, karıştırmayalım lütfen. Bilgisiz olmak cahil olmak değildir. Bilgisiz kişi bilmediğini öğrenir ve bilgisizlikten kurtulur. Kişi feraset sahibi ise aldığı haber ve duyumları ortam ve şartları dikkate alarak sorgular, birbiri ile çelişen bilgileri ayıklar. Kişi basiret sahibi ise, bildiği konuları da değişen, gelişen şartlara göre tekrar gözden geçirir, bilgilerini güncelleyerek doğru görünen yanlışları zihninden atar. İşin başı kadar sonunu da düşünür.

*

Öğrenme konusunda bir çabası olmayan, aldığı haber ve duyumları sorgulamadan doğru kabul eden kişi cahil olmaya adaydır. Bilmediği ve sorgulamadığı konularda konuşan kişi cahildir. Bilmediği konularda, aldığı haberler, duyumlar ve sorgulamadan kabul ettiği bilgiler ile haklı çıkmak için konuşan kişi ileri cahildir.

*

Eğer kişi, "hakikati ortaya çıkarmak için konuşmak yerine haklı çıkmak için konuşuyorsa" cahil olmak ile birlikte aynı zamanda izansızdır, vicdansızdır ve bu hali ile de zalim olma yolundadır. Bu yolun farkına varmayan cahil, zulme, zalime hizmet eder. Hizmet ederken de iyi bir iş yaptığını zanneder. Cahilde feraset ve basiret olmadığı için zan ile yaşadığını bile fark etmez ve konuşmaya devam eder.

*

Birileri topluma sürekli çelişkili bilgiler sunmaya devam ediyor. Zaten iltihaplanmış zihinler, kim bunlar? Niyetleri ne? Bu işin sonu nereye varır diye bile sorgulamıyor. Öylece kabul ediyor. Dün yanlış kabul ettiği durumu bugün doğru gösteren bilgiyi alıyor ve dünkü yanlış durumu da düzeltmiyor bu tipler.

*

Bu iltihaplı yani enfekte olmuş zihinler her yerde konuşuyor ve sorgulamayan, korunmayan zihinlere de bulaştırıyor bu cahil hastalığını.

*

Dün, devlet yönetiminde iki başlılık olmaz diyerek başbakanlık makamını kaldıran ve “tek başkan” ile yeni bir tekli yönetim düzeni kuran zihniyet, her ortamda tek devlet, tek millet, tek bayrak diye konuşurken, iş avukatların baro sistemine gelince “çoklu baro” sistemi getirmek istiyor iyi mi?

*

Böyle bir çelişkiyi neye güvenerek topluma sunuyor? Toplum buradaki çelişkiden niçin rahatsız olmuyor? Bu durumda şu soru çıkıyor, bizi yönetenler de mi cahil oluyor? Yoksa, milletin cahilliğinden menfaat uman kurnazlık peşinde mi koşuyor?

*

Yarın baroların siyasi veya etnik veya cemaat temelinde bölünerek çoklu sisteme geçmesini örnek alıp mühendis dernekleri, mali müşavir dernekler, doktor dernekleri, esnaf dernekleri de bölünmek isterse ne olacak?

*

Düşmanın çok sevdiği “böl ve yönet” zihniyeti giriyor olmasın tekli yönetim sistemimize? Sonu nereye varır bu işin diye sorgulayan olmuyor mu yöneticilerimiz arasında?

*

Siyasetin kirletmediği, temiz zihinlere ve temizlenmek isteyenlere selam ve dua ile.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.