1. YAZARLAR

  2. İlyas Tuncer

  3. Tektipleştiremediklerimizden misiniz?
İlyas Tuncer

İlyas Tuncer

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Tektipleştiremediklerimizden misiniz?

A+A-

İlkokul sıralarında mavi önlüklerle daha okuma yazmayı yeni öğrenmeye başlamış bir çocuktum. Derslerimiz başlamadan, sınıflarımıza girmeden okulun bahçesinde toplanır nizami bir şekilde sıraya geçer ve içi kıpır kıpır olan ağabeylerimiz ablalarımız bazen elinde mikrofon bazen de çıplak sesiyle öğrenci andını okur bizler de tekrarlardık. Mahallem Konya’nın eski mahallelerinden birisidir, mahallemde pek çok farklı kültüre sahip farklı yörelerden çocuklar vardı. Hiçbiri biz neden her sabah bu yemini ediyoruz sorusunu sormadı, ya da bu yemini ederken cümlelerden incinmedi. Her biri yemini yaptıran olabilmek için, kürsüye çıkmak için çırpındı.

Türküm demekten gocunanlar önce resmi kurumların tabelalarından ardından öğrenci andını kaldırarak öğrencilerin dillerinden Türk kelimesini yok etmeyi hayal ettiler. Türk ismini lisanlardan kaldırmak, Türklüğün manasını yok yetmek hevesiyle tüm güçlerini kullandılar. Unutmayınız ki bu hayal size büyük gelir kursağınızda kalır. Öğrenci andının kaldırılması taraftarı olanlar bahane olarak bazı kesimlerin rahatsızlığından bahsediyor, tektipleştirici mantığından kurtulmaktan misal veriyorlar. Peki Türküm demeyi engellediğinizde- ki bu imkansızdır- tektipleştirici olan siz olmuyor musunuz? Bu ülkeyi bir mozaik fayansa benzeten sizler, bu mozaikten Türklüğü çıkardığınızda elinizde kalan acaba ne olacaktır?

Türk isen doğru ve çalışkan olman gerek; küçüklerini koruman büyüklerini sayman, yurdunu milletini özünden bile fazla sevmen gerek. Eğitim budur işte daha küçük yaştaki çocuklara ne yapması gerektiğini her sabah hatırlatarak ağaca yaş iken şekil vermekten ne zarar gelir ki? Yükselmek ve ileri gitmek için yemin eden insandan ülkesine ne gibi zarar gelebilir ki? Yarının Türkiye’si işte bu şekilde inşa edilir. Başbuğ Atatürk’ün gelecek nesilden beklediği başka bir şey değildir. Onun başlattığı bu büyük kavgada galip gelmenin tek çaresi onun gösterdiği hedefe durmadan, duraksamadan, yılmadan, yıkılmadan, sıkılmadan, usanmadan koşmaktır. Eğer varlığını, gözünü bile kırmadan seni var eden millete harcayabiliyorsan senden cesuru ve cömerdi yoktur. Bunları yapabiliyorsan eğer, o zaman Ne mutlu Türküm diyene.

Yemine sadık olmayanlar buyurun tektipleştirmekten bizi koruyun! Yoksa bizler ettiğimiz yeminlerden caymış da değiliz, mavi önlüklerle haykırdığımız ahdimizden an olsun geri durmayacağız. Siz ne yaparsanız yapın Türk gençliği ulu önder Atatürk’ün buyruğundan çıkmayacaktır, en kıymetli hazinelerinden kendilerini mahrum etmeye çalışanlardan kurtulup hazinelerini koruyacaklardır. Bunun için ne paraya ne makama ihtiyaçları vardır, en büyük kaynakları damarlarındaki asil kanda yeterince mevcuttur. Ne Mutlu Türk’üm diyene...

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.