1. YAZARLAR

  2. Yılmaz Sandıkcı

  3. Teşekkürler Erdoğan
Yılmaz Sandıkcı

Yılmaz Sandıkcı

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Teşekkürler Erdoğan

A+A-

Kendi adıma siyasi olayları algılamaya Özal ile başladım. O yaşlarda bir şey bildiğimizden değil, büyüklerimizin, “Özal, Türkiye’nin ufkunu açtı, ihracatı başlattı, global düşünmeyi öğretti” gibi sözlerinden. Dinledikçe hayran oldum, sevdim. O dönemin rüzgarı ile ben de ihracatçı olmayı tercih ettim, küçük bir Anadolu köyünden çıkıp global ticaretin içinde yerimi aldım. Özal’ın öldüğünü duyduğumda gözyaşlarımı tutamadım…

*

Büyüdük, okuduk, dünyayı gezdik, gözümüz açıldı. Hayali ihracat varmış, memurum işini bilirmiş, dil kardeşimiz Azerbaycan mezhep farkından dolayı din kardeşimiz değilmiş, vatanımızın bölünmez bütünlüğü tartışılabilirmiş, komşumuz ve din kardeşimiz(!) olan Irak’ı işgale gelen ABD’nin yanında yer alarak bir koyup üç alacakmışız… Milletimizi kandırmakla görevli, hoca maskeli ajanlar, tarihçi maskeli casuslar Türk adaletinden korunmuş… Vatandaşın zengini makbulmüş o zamanlar… Daha neler neler öğrendik. En kötüsü de övgüleri ile bize Özal'ı sevdiren büyüklerimizin, sonradan yerdiklerini görmekti. Gerçekleri geç anlamışlarmış...

*

Günümüzde de Sayın Cumhurbaşkanımız Erdoğan sayesinde öğrenmeye devam ediyoruz. Bildiğimiz şeyleri tekrar öğrenmek zorunda kaldığımız olayların sonucunda devletimizi yönetmeye gelen kadroların bunları daha önce niçin öğrenmemiş olduğunu esefle anlamaya çalışıyoruz. Ama olsun, hiç yoktan iyidir, bu sayede bilmeyenler de öğreniyor. Örneğin;

*

Milletimiz, Ergenekon sözcüğünün bir terör örgütü adı olduğunu öğrenmişti Erdoğan iktidarının ilk döneminde. Sonra gerçekler ortaya çıktıkça yalanın beli kırıldı ve Ergenekon sözcüğünün aslında bir terör örgütü adı değil, Türk milletinin tarihten silineceği bir zamanda, nasıl yeniden canlanıp, çoğalıp tarihte yerini aldığının destanı olduğunu öğrendi. Bilenler biliyordu bilmeyenler de öğrendi.

*

Birileri her ne kadar görmezden gelse de Türk tarihinin bin yıl ile sınırlı olmadığı, binlerce yıllık ve dünya medeniyetlerinin temelinde yer almış bir tarih olduğunu anladık. Ancak, Türkleri tarihe gömme çabasının hala devam ettiğini de anladık. Bunu anlayınca Andımız’ı kimlerin niçin kaldırmak istediğini de öğrendik. Gençliğe Hitabe’deki “damarlarındaki asil kanın” ne demek olduğunu da öğrendik. Bilmeyenler de öğrendi, iyi oldu.

*

Bu konudaki tartışmalar sayesinde, milliyetçilik ile ırkçılık arasındaki farkı öğrendik. Milliyetçilik günah değildir, günah olan ırkçılıktır ve akrabacılık, particilik, tarikatçılık, cemaatçilik, yandaşlık gibi davranışların da ırkçılığın şubeleri olduğunu öğrendik. Hatta, milliyetçiliği anlamadan, milliyetçilik ile ırkçılık arasındaki farkı sorgulamadan, ümmetçilik hatırına, milliyetçiliği ayaklar altına alan zihniyetin, Türk milletini başka milletlerin ırkçı emellerine hizmetçi ettiğini öğrendik.

*

Dahası Müslüman milletler, milliyetçilik bilinci ile güçlenmeden İslam ümmetinin kurulamayacağını, ümmet adına milliyetçiliği ayaklar altına alan zihniyetin, ümmetin ayağa kalkması önündeki en büyük engel olduğunu öğrendik.

*

Dün 19 Mayıs, Kurtuluş Savaşımıza giden yolda resmi ilk adımının 102. yıl dönümü idi… Tarihin gerçeklerini Türk çocuklarından saklarken, düşman yalanlarını tarih diye anlatan hainlerin tüm yalanlarının belini kıran gerçekleri de öğrendik.

*

Atatürk’ü Samsun’a Vahdettin gönderdi… Doğru bilgiler ile bile milletimizi yanlış yollara saptıran ajanların bir oyunu daha bozuldu. Evet, Vahdettin, Atatürk’ü Samsun’a gönderdi. Ama git de orada bir kurtuluş savaşı başlat diye değil, “…git de orada İngiliz işgaline karşı sorun çıkaran, silahını işgal güçlerine teslime etmeyi reddeden milletimizi ikna et ve İngilizleri kızdırmalarını engelle” diye…

*

Allah'ın selamı, şekle görüntüye, dedikoduya kanmak yerine işin aslını öğrenmeye çalışarak, helalleşmek için önce hesaplaşmak gerektiğini öğrenenler üzerine olsun. Öğrenmeye devam edeceğiz duası ile.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.