1. HABERLER

  2. SPOR

  3. "Teşvik edici filmler" madde bağımlılığına yöneltebiliyor
Teşvik edici filmler madde bağımlılığına yöneltebiliyor

"Teşvik edici filmler" madde bağımlılığına yöneltebiliyor

"Uyuşturucunun yaygınlaşması, ulaşılabilirliğinin artması, teşvik edici filmler, 11-15 yaş aralığındaki çocukları maddeye yöneltebilir"

A+A-

Konya Alkol ve Uyuşturucu Madde Bağımlıları Tedavi ve Araştırma Merkezi (AMATEM) Sorumlusu, psikiyatri uzmanı Başak Demirel, uyuşturucunun yaygınlaşması, ulaşılabilirliğinin kolaylaşması ve teşvik edici filmlerin, 11-15 yaş aralığındaki çocukları maddeye yöneltebildiğini söyledi.

Demirel, yaptığı açıklamada, günde yaklaşık 60 hastayla ilgilendiğini, çoğunluğunun 18-25 yaş aralığında olduğunu belirtti.

Hastaların, madde kullanımına "merak", "arkadaş ortamı", "bir defadan bir şey olmaz" denilmesi gibi nedenlerle başladığını dile getiren Demirel, ailenin çocuklarındaki bağımlılığın farkına varamamasının tedavi sürecini zora soktuğunu vurguladı.

Demirel, ergenlerde "yenilik arayışı", "fazla riskli davranışlar"ın madde kullanma riskini artırdığına işaret ederek, "Kişi, okulda, ailede, sosyal ortamda problem olduğunda sıkıntılarından kurtulmak için madde kullanıyor. 'Esrar bağımlılık yapmaz', 'esrar ot ve bitkisel' gibi yanlış inanışlar var" diye konuştu.

- "Merak uyandırıyor"

"Uyuşturucunun yaygınlaşması, ulaşılabilirliğinin artması, teşvik edici filmler, 11-15 yaş aralığındaki çocukları maddeye yöneltebilir" diyen Demirel, şöyle devam etti:

"Filmlerde maddenin keyif verici etkilerinin gösterilmesi, maddenin isminin geçmesi, 'altın vuruş' denilerek olumlu bir şeymiş gibi gösterilmesi merak uyandırıyor. Madde ile tanıştıktan sonra bağımlılık riski artan çocuğun, hiçbir şeyin farkında olmadığı için önüne gelen maddeyi geri çevirme gibi bir şansı yok. Hiç kimse ölmek için madde kullanmıyor ama bağımlılık yavaş yavaş ölüme götürüyor. Çünkü vücut ilk kullanımdan sonra hep daha fazlasını istiyor. 'Eroin hiç aklımızdan gitmiyor' diyorlar. Akıllarından çıkaramayanlar belirli süre geçtikten sonra öfke hali, boşluk hissi ile maddeye yöneliyor. Bırakan kişinin, 'bir kereden bir şey olmaz', 'bir kez kullanacağım', 'zaten bıraktım, bir daha kullanmam' gibi düşüncelerle maddeye dönüşü kolaylaşıyor. Kişinin hayatından, bağımlı olduğu maddeyi aldığımızda boşluğa düşüyor. O boşluğu aile ortamı, sosyal faaliyetler, rehabilitasyon çalışmaları, spor aktiviteleri ile desteklememiz lazım."

Demirel, bağımlıların dışlanmaması gerektiğini, dışlanmaları halinde hem bağımlılıktan kurtulamayacaklarını hem de çevrelerine uyuşturucuyu ulaştırabileceklerini ifade etti.

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.