1. YAZARLAR

  2. Abdullah Buksur

  3. Tohum Olduğumuzu Hatırlayalım
Abdullah Buksur

Abdullah Buksur

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Tohum Olduğumuzu Hatırlayalım

A+A-

Yaşadıklarımızı iyi okuyamaz isek yaşayacaklarımız karşısında nutkumuz tutulur.

Nutkumuzun tutulmasını istemiyorsak, Türkiye medeniyet kodlarına eğilim gösterdikçe; büyük dönüşüm görünür hale geldikçe, nereden gelip nereye doğru gittiğimizi anlamaya başladıkça ortaya çıkacak fotoğrafa hazırlıklı olmalıyız.

Bu değişim süreci geometrik olarak hızlanacaktır. Hızlandıkça problemler artacaktır. Yani sorunlar 10’dan 11’e değil 10’dan bir anda 20’ye çıkmaktan bahsediyorum. O nedenle bir kez daha söyleyelim Hz. Mevlana'nın sözünü “Düne ait ne varsa dünle beraber gitti cancağızım, Şimdi yeni şeyler söylemek lazım.”

Kastımız bir anda söylemleriniz, toplumsal örgütlenme yapınız işlevsiz hale gelecek. O nedenle zaman, mekan, kişi takibi ve ilişkilendirmesinden; fikri takip noktasına gelmek zorunda kalacağız.

İddialarını, siyasi ve ideolojik tezlerini kaybeden insanlar göreceksiniz. Varların yok olduğunu, tohumların hızla çınar olduğunu, iktidarları indirip bindiren güçlerin eriyip yok olduğunu; son 200 seneden beri “Bizi toprağa gömmek isteyenler, bizim medeniyetimizin tohum olduğunu” görecekleri bir süreç yaşayacağız. Dünyadaki jeopolitik kırılmanın konjektürel olmaktan öte, teknolojinin çoklu disipline dayanan yeni bir döneme geçtiği, yapay zekanın üretime ve güvenliğe hükmettiği; içinde bulunduğumuz zamanı doğru okuyan kişi ve yapıların bir anda ortaya çıktığını göreceğiz. Bu durum, ülkemizde ve bütün dünyada geleneksel, medya ve odakların desteklediği iktidar anlayışlarını kökten değiştirecektir. Yani "Millet için Millet tarafından" yönetim anlayışıyla tanışacağız.

İddiamız odur ki geleneksel diye nitelendirebileceğim 19. YY ait siyasi tezler ve söylemler çökmüştür. Medeniyet kodlarımıza dayanan projeleri hayata geçirme iddiasında olanlar, iktidara yürüyecektir.

Bu aynı zamanda siyasetin dilinin değişmesi anlamına gelir. Siyaset yapıcıları eski defterleri çöpe atmak zorunda kalacaktır.

Diğer türlü tasfiye olacaklar veya kendi içlerinden zamanı okuyan yeni guruplar tarafından, toplumda karşılığı olan yeni bir dille, yeni projelerle yola devam edeceklerdir. Bu sadece tezlerin ve söylemlerin bittiğini değil, geleneksel hale gelmiş örgütlenme modellerini de ortadan kaldıracaktır. Siyasi iddia ortaya koyan yapıların, yeni okumalar yapmadan, yen bir dil geliştiremeden, ne toplumsal bir taraf kazanmaları ne de var olan kendi taraftarlarını korumaları mümkün değildir.

Adı ne olursa olsun, toplumsal hassasiyetler üzerinden siyaset yapma dönemi sona ermiştir. 

Türkiye’de siyasetin ve medyada kullanılan dil ve söylem çökmüştür. O nedenle bu siyasi tükenmişliğe dur diyecek; medya, devlet ve toplum ilişkisini yeniden tarif edecek bir siyasi akla ve söyleme ihtiyaç vardır.

Dünyada yaşanan değişim, güvenlik bürokrasisi ile iktidar ilişkisini de değişiklikleri zorunlu kılmıştır. İçinde bulunduğumuz zamanın ruhuna uygun olarak milletlerin ve devletlerin yaşamasının temel şartı da zamana uyum başlığında toplanmıştır. Bunu doğru okuyamayan kendilerini ve fikirlerini yeniden kuramayanlar yok olacaklardır. Sadece kendileri değil yönettikleri yapılarda çöp olacaktır.

Bütün bunlardan hareketle, insanı midesinden okuyan ve ona bu alandan hükmetmeye göre kurgulanan anlayış çalışmaz hale gelmiştir. Şimdi “İnsanı ruhu ve bedeniyle birlikte kavrayan" bizim medeniyetimizin zamanıdır.”

Toplumsal hafızamızı yeniden ayağa kaldıralım ve; bizi toprağa gömüp yok etmeyi planlayanlara inat “tohum olduğumuzu hatırlayalım.”

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.