1. HABERLER

  2. EKONOMİ

  3. Tohumculukta dışa bağımlılık azaldı
Tohumculukta dışa bağımlılık azaldı

Tohumculukta dışa bağımlılık azaldı

Göreve geldikten sonra başarılı çalışmalar gerçekleştiren Özdemir, “Uzun vadeli bitki ve hayvan ırklarında çalışmalarımız var. Tohumculukta dışa bağımlılığımız büyük oranda azaldı” dedi

A+A-


İlyas Şen’in haberi

Göreve geldikten sonra yaptıkları çalışmaları anlatan Bahri Dağdaş Uluslararası Tarımsal Araştırma Enstitüsü Müdürü Dr. Fatih Özdemir, Türkiye’nin bulunduğu coğrafyada önemli bir merkez haline geldiğini belirtti. Tohumculukta dışa bağımlılığın büyük oranda azaldığının altını çizen Özdemir, “Türkiye tohumculukta yüzde 80 dışa bağımlıydı. Son yıllarda yapılan çalışmalarla birlikte artık Türkiye yüzde 65 kendi tohumunu üretiyor. Konya, tohumculukta yüzde 30’la çok önemli bir konumda. 10 yıl önce tohumları İsrail, Hollanda ve Fransa’dan alıyorduk. Mısır ve ayçiçeğinde dışa bağımlıyız ama bu alanda da ıslah çalışmalarımız devam ediyor. Birkaç yıl içinde tohumlarımız tescillenip uluslararası firmalarla rekabet edebileceğiz. Zaten çok sayıda firmalara sertifikalı tohum satıyoruz” dedi.

‘Bitki ve hayvan ırkı geliştiriyoruz’

Bitki ve hayvan ırkları üzerinde çalışmaların sürdüğünü dile getiren Dr. Özdemir, “Türkiye genelinde 65 ilden topladığımız yerel buğdayı gen bankamızda saklıyoruz. Aynı zamanda bu tohumların genetik dayanıklılık ve verimle ilgili gen bölgelerini belirlemeye yönelik çalışmalar yapıyoruz. Bunun yanında Uluslararası Kışlık Hububat Geliştirme Programı (IWWIP) ile sadece Türkiye değil başta Orta-Batı Asya, Kuzey Afrika, Balkanlar, Kafkaslar gibi tohum geliştirme ihtiyacı olan 55 ülkeye her yıl araştırma amaçlı tohum gönderiyoruz. Bu kapsamda dünyada bizim programdan geliştirilmiş 63 çeşit bulunmaktadır. Hayvancılıkta ise küçükbaş ve büyükbaş çalışmalarımız var. Konya Merinosu enstitümüz koşullarında geliştirilmiş olup, 30 yıllık bir süreçte Hasak ve Hasmer ırkı geliştirildi. Bu ırklar ülkemizin et açığını kapatmada önemli rol oynuyor. Gen kaynaklarını koruyarak nesli tükenmekte olan ırkları çoğaltıyoruz. Aynı zamanda Orman Bakanlığı’yla ortaklaşa gerçekleştirdiğimiz keklik projemiz var. Bu projeyle doğada bulunan zararlı böceklerin azalmasını amaçlıyoruz” ifadelerini kullandı.

‘GDO’da dünya ikiye bölündü’

Genetiği Değiştirilmiş Organizma (GDO)’lı tohumların kullanılmasının ve satılmasının Türkiye’de yasak olduğunu vurgulayan Dr. Özdemir, “Hibrit dediğimiz olayla GDO karışmış durumda. Burada bir pazarlama sorunu var. Hibrit denilen şey anası babası belli olan melez bir tohumdur. Bundan elde edilen tohumları kullandığımız zaman en az yüzde 25 verim kaybederiz. Pazarlama stratejisi dediğimiz olay bu. Çiftçi tohumu sürekli alsın diye yapılan tohum pazarlama tekniğidir” diye konuştu. 

bahri-dagdas-uluslararasi-tarimsal-arastirma-enstitusu-muduru-fatih-ozdemir.jpg

fatih-ozdemir.jpg

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.