1. YAZARLAR

  2. Yılmaz Sandıkçı

  3. Toz Dumana Karışmadan
Yılmaz Sandıkçı

Yılmaz Sandıkçı

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Toz Dumana Karışmadan

A+A-

Seçimler yaklaşıyor, meydanlar henüz ısınmasa da bir yerlerde başlayan tepişmelerin gürültüsü yayılmaya başladı. Sosyal medyadaki sahte kişiler, güzel kız veya yakışıklı erkek resimlerini profil resmi yaparak dikkat çeken ve takipçi toplayan kişiler zihin bulandıran paylaşımları şimdiden artırdılar. Bu tür insanların gazına gelmek, sazan gibi avlanmak veya bir tutam ot peşinde uçurumdan düşen kuzucuk gibi olmak istemiyorsanız, bu sosyal medya kahramanlarının sahte olup olmadığına bakınız. Gerçek kişi gibi olup provokasyon görevi üstlenenler de var onlara da ayrıca dikkat ediniz.

*

Açıkçası benim derdim siyasetten, seçimden ziyade milletin şamar oğlanına döndürülen algısıdır, bulandırılan dimağıdır, TV dizilerindeki yalan ve sahte hayatlar ile çarpıtılmış haberler ile doğrusu yanlışı iyice şaşmış olan yurdumun temiz kalpli, masum insanlarının düştüğü durumdur. Herkes gemisini yüzdürmek için daha çok taraftar avlama peşinde. Daha iyi konuşan ve ikna edenin kazandığı, gerçeğin, hakikatin, bilimin ve aklın kenara itildiği bir ortamdan bahsediyorum. Böyle bir ortamda siyaset yapsak ne kadar faydalı oluruz?

*

Bir ülkenin kalkınmasını yolarından, sanayileşme seviyesinden, ihracatın ithalatı karşılama oranından anlayabilirsiniz ama ne kadar geliştiğini anlamak için insanların kitap okuma seviyesine ve umumi tuvaletlerine bakmak gerekir… Batı dünyası tuvaleti bizden öğrendi diye övünenler, batı dünyasının tuvalete eklediği sifonu kullanmayı öğrenemediyse gelişmeden bahsedebilir miyiz? Gelişme zihinde başlar. Sorgulamayan, düşünmeyen, aklını kullanmayan insanlar ile gelişme olabilir mi?

*

Milleti gaza getirmenin en kolay yolu, onlara tarihten, geçmişten, dinden güzel hikayeler anlatmaktır. Bu hikayeler ile milletin gönlünde yer bulanlar acaba niçin bu milleti birlik içinde, gelecek için çalışmaya teşvik etmek yerine, ayrıştırıp geçmiş için kavga etmeye teşvik ederler? Hala sorgulamayacak mıyız?

*

Demokrasi bir din değildir, İslam’a rakip hiç değildir! Demokrasiyi şirk ilan edenler, demokrasiyi İslam’a rakipmiş gibi gösterenler, Kerbela felaketinin sebebi olan babadan oğula saltanat sistemini dinimizin hangi kaynağına dayandırırlar, hangi bilgiye göre yüceltirler, kutsallaştırırlar? Kur’an-ı Kerim’e göre mi, hadise veya sünnete göre mi?

*

 

Osmanlı 36 padişahlık bir saltanat silsilesidir, ama en büyük topraklara ilk 10 padişah zamanında ulaşılmış sonraki 26 padişah döneminde sürekli toprak kaybedilmiştir, birkaç istisna dönemde kayıptan kazanımlar olmuştur. Bu tarihi gerçeklik güneş gibi dururken Osmanlı padişahlarının hepsini aynı kefeye koyup, son 300 yılda kaybedilen toprakların suçunu bile Kurtuluş Savaşı kahramanlarına yüklemeye çalışanlar kimin ekmeğine yağ sürüyor acaba? Bir daha düşünmeye değmez mi?

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.