İbrahim Aydın

İbrahim Aydın

Yeşil Kalem
Yazarın Tüm Yazıları >

Transfer Raporu

A+A-

2018/2019 sezonuna girdik ve ilk dört haftayı geride bıraktık. Konyaspor’umuz ilk dört maçta fikstür avantajından da yararlanıp 8 puan alarak güzel bir başlangıca imza attı.

Kabus gibi geçirilen geçtiğimiz sezonun ardından, yeni seçilen yönetim beraberinde doğru transfer politikasını da getirmiş oldu. Şuana kadar gözüken tablo, hatalardan ders çıkartıldığını ve alınan puanlardan bağımsız olarak yorumlarsak doğru yolda olduğumuzu gösteriyor.

Geçtiğimiz sezona oranla daha durgun bir transfer dönemi geçirdiğimiz aşikar. Ülkemizin içine bulunduğu ekonomik koşulları da göz önünde bulundurursak çok fazla sirkülasyonun da Konyaspor’a zarar vereceğini göz ardı etmememiz gerekiyordu. Ki biraz da buna bağlı olarak, özellikle orta alanda istenilen hamlelerin yapılamadığını düşünüyorum.

***

Transfer raporumuza kalemizden başlayacak olursak; Patrik Carlgren ve Emrullah Şalk ile yollarımız ayrıldı. Carlgren gelecek vadeden bir kaleci hüviyetinde olmasına rağmen yabancı kontenjan hakkını yedek kalecide kullanmamak mantıklı olan bir durumdu. Aslında Serkan Kırıntılı kadroda tutularak kaledeki en doğru hamle yapıldı. Geçtiğimiz sezonlarda bonservis bedelini gözden çıkarıp alamadığımız, tecrübeli sayılan Ertuğrul Taşkıran’ı da herhangi bir bedel ödemeden transfer ettik ve 2. Kaleci konumuna getirdik. Çok eleştirilen Emrullah Şalk’ın sözleşmesini uzatmayarak yerine pilot takımımızın kalecisi Mücahit Atalay’ı getirdik. 3. Kaleci olarak makul seviyede bir kaleci olduğunu söyleyebilirim. Kalemizde bu sezon çok problem yaşayacağımızı pek düşünmüyorum.

*

Defans hattına baktığımızda; Sağ bek bölgesinde yedek olarak tutulmasını beklediğim Savaş Polat kiralık gönderildi. Bu sezon kalmasını arzu ettiğim oyuncuların başında geliyordu. Fakat Opanasenko transferi yapılarak hem sağ hem de sol bek için bir alternatif hazırlanmış oldu. Sol bekte ise yine eleştirilen isimlerden biri olan Eren Albayrak ile yollar ayrılarak o bölge tamamen Ferhat Öztorun’a devredilmiş oldu. Geçen sezon defansif anlamda iyi bir performans sergileyen Ferhat’ın zaman zaman sakatlık problemi yaşadığını göz önüne alırsak, Opanasenko’nun büyük ihtimal sol bekte daha fazla görev alabileceği ihtimali doğuyor. Yine Ali Yaşar veya Özkan Taştemur isimlerinden biri neden yedek olarak kalmadı sorusu akıllara geliyor.

Stoper mevkisinde geçen sezona oranla daha alternatifli bir durumdayız. Yerli statüsündeki tecrübeli futbolcu Uğur Demirok ve Fransa tecrübesi bulunan Fallou Diagne şüphesiz kadroya derinlik kattı. Filipovic’te tam olarak hazır bir şekilde döndüğünde Rıza Çalımbay’ın tandem seçimi konusundaki işi daha da zorlaşacak. Alternatifler içerisinden iyi bir ikili oluşturabilirsek sahaya çıkılan taktik kurguya da bağlı olarak sorun yaşamayacağımız bir bölge olacaktır.

Sanmıyorum ama yine de Sertan Yiğenoğlu, Abdülkerim Bardakçı, Kadir Kaan Özdemir gibi genç isimleri de gelecek sezonlarda kadroya monte edebilirsek hem yerli hem de genç bir stoper hattını zaman içerisinde oluşturabileceğimizi düşünüyorum.

*

Aslında geçen sezon topu ileriye taşıyacak oyuncu sıkıntısı çektiğimiz orta alana bu sezon daha iyi hamleler bekliyordum. Mehdi Bourabia’nın geçen sezon ki inişli çıkışlı grafiği daha iyi bir transferin şart olduğunu gösteriyor idi. Ki satılmasını da makul karşıladık. Fakat yeri doldu mu ? Bence dolmadı. Jevotvic transferi iyi ve nokta bir transfer olmasına rağmen skor katkısına etki etmeyecek bir transfer oldu. Mehdi’yi çok fazla beğenmesem de ‘’keşke kalsaydı’’ diyecek bir kurgu oluşturuldu. Ön libero mevkisinde şapkadan tavşan çıkar mı bilinmez fakat hemen hemen aynı özelliklerde ve kesici diye tabir ettiğimiz futbolcularda bolluk yaşıyoruz. Jhonsson, Jevtovic, Moke, Volkan Fındıklı gibi isimlerden 8 numara diye tabir edilen futbolcu tipine en yatkın isim yeni transfer Jevtovic. Belki şapkadan çıkacak tavşan Jevtovic çıkabilir. Milosevic’i de unutmamak gerek tabi ki. O da Rıza hocanın maharetine kalmış.

Amir’e de değinmeden geçmek istemiyorum. Şanssız sakatlıkların ardından U21 ile ısınma maçlarına çıkmaya başladı. Dönüşünü en çok merak ettiğim isim. Transferi 18 yaşında gelecek adına yatırım olarak yapılmış, ciddi anlamda önceki sezonlarda süre almış bir ismi kaybetmek cidden üzüntü verici bir durum. İnşallah kendisini tekrar kazanırız ve ondan verim alırız.

Yine geçen sezon sıkıntısını çektiğimiz futbolcu tipi, 10 numara diye tabir edilen oyun kurucu futbolcunun olmaması idi. Musa Araz, Manyama, Milosevic ve sakatlık geçiren Traore’den birkaç maç haricinde neredeyse hiçbir skor katkısı alamamıştık. Nitekim Musa kadroya girmekte zorlandı. Yeterli şansı bulamayan Manyama ile yollar ayrıldı. Milosevic süre almasına rağmen çok fazla skor katkısı yapamadı. Traore ise sahalara dönemedi. Bu sezon ön bölgeye nokta transfer olarak Hurtado hamlesi yapıldı. Yeteneklerini hepimizin bildiği bir isim. Hem forvet arkası hem de geriden oyun kurmada oldukça başarılı. Duran top kullanımı da gayet iyi. Nasıl bir orta saha kurgusu yapılır bilemiyorum ama Jhonsson-Hurtado-Jevtovic üçlüsü ile Konyaspor’un güzel işler yapacağına inanıyorum.     

Traore’ye ise yeni transfer gözü ile bakmakta fayda var. Fizik durumunu güçlendirirse eski formunu yakalar. Hem hanatta, hem forvet arkası oynatabileceğimiz oyuncu bu sezon iyi ve kötü anlamda sürprize açık. Ne kadar faydalanabileceğimiz kendisinin ne kadar istekli olacağına bağlı.

Milosevic gibi top tutma ve pas ortalaması yüksek olan futbolcumuz ise özellikle deplasmanlarda oynanan maçlarda takımın dirençli oynamasına katkı sağlayacak bir alternatif olarak gözüküyor.

Bu bölgede değerlendirilebilecek son alternatif ise Musa Araz. Gözlemlediğim kadarı ile futbolcu fizik olarak Süper Lige adapte olamadı ve ciddi anlamda bunun sıkıntısını çekiyor. Bu yüzden olacak ki Rıza Hoca hazırlık maçlarında zaman zaman kanatta oynatarak becerisini ölçme derdinde. Lakin çok fazla bu mevkilerde de faydalı olabileceği kanaatim de yok açıkçası. Fiziken güçlenip sürekli oynayabileceği bir kulübe kiralanması en uygun olanı idi. Fakat böyle bir tutumu şimdiye kadar gözlemleyemedik.

*

Gelelim kanayan yaramız kanatlara… Geçen sezon ki yazılarımda kanatlarımızın güçsüz olduğunu birkaç sefer yazmıştım. Hatta bu konu ile ilgili özel bir köşe yazısı da yazarak devre arasında ilk takviye yapılacak mevkinin kanat olması gerektiğini de belirtmiştim. Nitekim, o dönem Volkan Şen ve Orkan Çınar isimleri kadroya dahil edilerek kadro derinliği oluşturuldu. Açıkçası çok fazla yararlandığımızı söyleyemesem de en azından forma rekabeti getirerek mevcut kadromuzda bulunan futbolcuların formlarının artmasına dolaylı olarak katkı sağladı.

Bu sezon bana göre yine kanatlarımızda problem var. Problem kelimesini açacak olursam, herhangi bir sakatlık, formsuzluk gibi durumlarda hemen katkı alabileceğimiz ikinci bir ismin olmaması.

Ömer Ali Şahiner: Geçen sezonun ortasından bu yana gözle görülür bir yükseliş yaptı. İlk 11 e banko yazılacak isim. Duran top katkısı sağlamaya başladı ve kadromuzun en önemli futbolcularından biri oldu.

Morkye Fofana: Hamle oyuncusu olarak ligin tartışmasız en kaliteli futbolcularından biri olmasına rağmen ilk 11 de oynadığı zaman takımı 10 kişi bırakan bir futbolcu. Kulağı çekilirse defansa yardım eder, kendi haline bırakılırsa egoist oynar. Kısacası sol kanat için kendisini zorlayan 2. Bir futbolcumuz yok.

Vedat Bora: Hırsı ve isteği ile iyi bir yedek. Bitiricilik anlamında ne kadar kendisini geliştirirse o denli kanatlarımızın güçlü olduğundan bahsedebileceğiz. Nitekim çizgiye inebilen 2. Futbolcumuz. Muhakkak bu sezon daha fazla yararlanmamız gerekiyor. İnşallah bunun kendisi de farkındadır.

Milosevic-Amir: Aykut Kocaman döneminde her iki futbolcu da sol kanatta değerlendirilmiş ve hemen hemen aynı özellikte iki futbolcu. Her ikisi de çizgiye inmeden sürpriz şutlarla etkili olmaya çalışan tipte oyuncular. 

Hurtado: He ne kadar Forvet arkası için düşünülüyor olsa da, hazır bir Traore ‘nin olduğu bir kadroda Hurtado kanatta değerlendirilebilecek bir isim. Ki şüphesiz çok verimli oynayabileceğine inanıyorum.

Kadromuzdaki forvet tiplerine baktığımızda aslında bu sezon çizgiye inebilecek kanat futbolcularının da sıkıntısını çekeceğimizi gözlemliyorum. Rıza Hoca’nın da Yatabare’yi sürekli kanatlar da denemek istemesi de bu yetersizliğin işareti sanırım. Umarım sakatlıklar ve ceza durumları olmadan elimizdeki kanat futbolcuları ile bu sezonun üstesinden geliriz.

*

En sorunsuz ve çakı gibi hazır olan bölgemiz forvet hattımız.

Geçen sezon başı yapılan transfer yanlışı bu sezon bu bölgede yapılmadı. Bilakis hatalar telafi edildi. Yönetim transferden çok sorun çözmekle uğraştı. Malik Evouna, Friday Eze ve Samuel Eto’o.

Evouna ve Eze’ye kalite problemi olarak bakmamız ne kadar doğru ise, Eto’o ya da mali problem olarak bakmamız bir o kadar doğru. Döviz kurlarının yükselmeye başlamasından hemen önce gelen sözleşme feshi bile Konyaspor’un milyonlar kaybetmesinin önüne geçti. Bu konuda yönetim ciddi bir gayret sarf ederek sorunları çözmeyi başardı. Tabiri caizse kangren olan yaramıza neşteri vurdu.

Ligin açık ara en değerli santraforlarından Jahovic, hamle oyuncusu olarak ligin ortalaması üzerinde olan Yatabare ve genç yıldız adayımız Mücahit Can Akçay.

Dünya yıldızı Eto’o nun gönderilmesinin ardından her üç futbolcumuz da kafa olarak bence Konyaspor’a daha fazla katkı yapabilecek bir duruma geldiler. Hepsinin önü açıldı. Hepsinin forma alma süresi adil olarak sağlandı. İnşallah orta sahaların da desteği ile her üç futbolcumuzdan da maksimum faydayı alacağımıza inanıyorum.

*

Köşeme son vereceğim satırlarımda küçük bir özet geçecek olursam. Kalesinde zaafiyeti bulunmayan, defans derinliği sağlanmış, orta saha ve kanatlarında problem yaşama ihtimali bulunan, forvet hattı can yakacak bir Konyaspor oluşturuldu.

Şuana kadar alınan puanlardan bağımsız olarak net şekilde ifade etmek gerekirse geçen sezon başı yapılan transfer yanlışlarına bu sezon düşmedik. Yeterlilik tartışılır lakin çok sorun olmadan bu ligi ilk 7 içerisinde bitirebileceğimize inancım tam.

Aslında her sezon olduğu gibi bu sezon da şahsi beklentim, alt yapısından en az 2 futbolcuyu kadrosunda barındırıp süre veren bir takımımızın olması. İşler yolunda giderse bu sezon neden o sezon olmasın ?

Devre arasına kadar inşallah çok fazla sakatlık ve ceza problemi yaşamadan maksimum puanları toplayıp aksayan bölgelere de takviyeler yapılırsa sezon sonunda gülen taraf Konyaspor’umuz olur.

*

Taktik kurgu, hocanın futbola olan bakış açısı ve sezon içerisindeki olumlu/olumsuz eleştirilerimi de sonraki yazılarımda satırlara dökmeye çalışacağım. Saygılar sunarım.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.