1. YAZARLAR

  2. Turan Aydın

  3. Tüketim Çılgınlığı
Turan Aydın

Turan Aydın

Köşe Yazarı
Yazarın Tüm Yazıları >

Tüketim Çılgınlığı

A+A-

Bilhassa son yüzyıla, “İsraf asrı” demek uygun düşer. Bu son asırda cemiyette hükmeden sistemler, tüketimi, dolayısıyla israfı teşvik etmişler, insanları israf etmeye yönlendirmişlerdir. Dinimizde ise israf haramdır. Ancak git gide İslam toplumunda da bu haramlık unutulmuş, israf etmek normal kabul edilir olmuş, israfın zıddı olan iktisat edenler ise kınanır olmuştur. Oysa israf etmek, nasıl haramsa, iktisat etmek de temel farzlardandır, Allah’ı razı eden bir fiildir. (Burhan Bozgeyik-Milli Gazete)

Dünyada ve Türkiye'mizde uygulanan sistem tüketim ekonomisi olması münasebetiyle iktidarlar eliyle uygulanmakta, ilan ve reklamlarla teşvik edilmekte hükümetler tüketim planlaması ve programları ile adete tüketimin önünü açmakta ve teşvik etmekteler. Örnek mi? Mal ve hizmet alımı-satımı tüketilmesi vs. kredi teşvikleri ile vatandaşa bankalardan faizli borç almanın teşvik edilmesi hatta zorunlu istikamet olarak gösterilmesi, finans adı ile toplantılar düzenlenmesi, devletlilerimiz bu programlarda esaslı ve okkalı sözlerle milleti teşvik etmişler. Devlet büyüğümüzün birisi "Alın ananızın sütü gibi helal olsun "demişti.

***

Cumhuriyet tarihinde gelmiş geçmiş ellinin üzerinde hükümetlerin yapamadığı icraatlarından bir icraat olan Maliye Bakanlığı "Borçlanma Genel Müdürlüğü" kurmuştur. Toplumda güven ve ehemmiyetin olmayışı yahut vatandaşımız fert olarak ailelerinden kopuk veya itibarını sarsıcı hal ve hareketinden dolayı destek, yardım, borç vs. alamamakta, dolayısıyla destek ve yardım paketleri adı altında faize bulaşmakta, borç para almak için banka kredilerine yönelmiş ve borca esir hale getirilmiştir.

İsraf; malı helak etmek, yersiz kullanmak, ihtiyaç olmadığı halde yersiz harcama yapmak demektir. İnsanımız kullanmadığı, tüketemediği giyim-kuşam, yeme ve içmeden tut, ev, otomobil alma vs. nerde ise hayatın her alanında, her şeyde ve her türlü tüketimde çılgınlık içerisinde olmuştur. Moda vs. tutkusu ve düşkünlüğü ile giyemeyeceği giysileri alıyor, Midesinin alamayacağı, sağlığının bozulacağı kaygısını taşımadan yiyecek ve içecek ürünlerini helal ve haram demeden alıyor, bazılarının oturacak evi/konutu olmasına rağmen ya geniş/büyük bir ev alıyor, ya da statü değişikliği olsun diye farklı semt ve mahallede lüks diyebileceğimiz konut alıyor, evi olmayanlar da kiradan kurtulayım kaygısı ve düşüncesi ile faizli krediye bulaşıyor. Borç ödemekle hem kendi ömrünü/hayatını tüketiyor hem de iman ve inancının gereğini yapmamakla dini değerleri tüketiyor, sulandırıyor, değiştiriyor, sonunda dinden ve dini değerlerden uzaklaşan insan ve toplum oluşmaktadır.

***

Günümüz toplumu, ‘israf toplumu’ olmuş. Evin hanımı; bir sene sonra evin perdesini, değiştiriyor, daha yepyeni olan mobilyaları değiştiriyor, süs-püs eşyalarına yüklü paralar ödüyor. İsraf ve gösteriş tutkusu yüzünden evlilikler zorlaşıyor yahut boşanmalara sebep olabiliyor. Hâlbuki israftan kaçınılsa, iktisat edilse, maişetçe sıkıntı çekilmeyeceği gibi, dünyevî huzuru ortadan kaldıran borçlanmaya da ihtiyaç duyulmayacaktır. İslâmiyet; hem dünya, hem de ahiret saadetimizi esas alan hükümleri içermektedir.

İsraf ve iktisada dair ayet-i kerimelere mealen bakalım;

“(…) Yiyin, için, fakat israf etmeyin. Çünkü Allah israf edenleri sevmez” (A’raf / 31).

“Bir de akrabaya, yoksula, yolcuya hakkını ver. Gereksiz yere de saçıp savurma. Zira böylesine saçıp savuranlar, şeytanların dostlarıdır. Şeytan ise, Rabbine karşı çok nankördür” (İsrâ / 26, 27).

“Ve onlar ki, harcadıklarında ne israf ne de cimrilik ederler; ikisi arasında orta bir yol tutarlar” (Furkan /67).

Toplumu oluşturan insanımız kendi kültüründen kopuk ve bihabersiz olunca dışarıda yemek yemek, tatil yapmak, açık büfe kahvaltı ve yemek servisi yapan tatil yerlerinde otel, motel, termal tesislerde yemeyeceği yemeği ve kahvaltı türlerini alması aşırı tüketime yol açmakta, yemediği yemek ve kahvaltıdan tabağında artan yiyecekler çöpe gitmekte israfa yol açmaktadır. Oysa yapılması gereken İslam kültürüne göre tatil belde ve yerlerinde çeşit az olmalı, o yöre insanının kültürüne göre yemek ve kahvaltı çıkarılmalıdır. Hem israf önlenmiş olur, hem de tesislerde konaklama ücretleri de aşağı çekilerek, ucuzluk da meydana gelmiş olur.

Peygamber Efendimizin (SAV) bu konuda bize yol gösteren pek çok hadis-i şerifi var, bunlardan birkaçından bahsedelim.

“Yiyip için, giyinin ve tasadduk edin. Fakat israf ve kibirden sakının!” (Buhârî).

“Her istediğini yemek israftandır” (İbni Mace).

Hoşça kalın, Allah (CC) emanet olunuz.

 

Önceki ve Sonraki Yazılar