1. YAZARLAR

  2. Abdullah Buksur

  3. Türk-İslam Medeniyetinde Mahalle Kültürü
Abdullah Buksur

Abdullah Buksur

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Türk-İslam Medeniyetinde Mahalle Kültürü

A+A-

Küreselleşme dediğimiz, sermayenin her ülkeye pasaportsuz girdiği bir dünyada; kendi dayattıkları medeniyet anlayışına karşı olan veya alternatif olan/olma potansiyeli taşıyan bütün medeniyetlere savaş açmış durumdalar. İşte bu yeni küresel hakimiyet planı hayatın her alanına dair kavramları değiştirdiği gibi, mekanlarımızı, mahallemizi, semt anlayışımızı kısaca toplumsal anlamdaki fiziki alanlarımızı toptan değiştirmişlerdir. Bu insanımızın düşünme ve davranış kalıplarına yansımıştır. Fiziki alanlar değişti de içinde yaşayan bizler değişmedik mi? Değiştiğimiz aşikâr. Dünyadaki esen küreselleşme rüzgârını durduramıyorsak, oluşan/oluşacak olan resme kendi medeniyet renklerimizi büyük resme koyma mücadelesi vermeliyiz. Bütüncül bir okumayla kendi medeniyetimize dair kavramları, değerleri nasıl bu süreçte etkin kılabiliriz sorusunu sormalıyız. Kentlerimiz, tüketim toplumu temelli yeniden şekillenirken, sadece mekânları değil, toplumsal farklılaşmayı ve indirgemeci düşünme biçimini inşa ettiler. Medeniyet kodlarımıza aykırı olarak, her konuda okumalarımızı siyah ve beyaza indirgediler. Bu düşünce anlayışı bir anda seçkinci ve ayrıcalıklı mekânların ortaya çıkmasına neden oldu.Son zamanlarda yeni bir soslama yöntemi daha buldular, sloganda mahalle; “Yeni nesil mahalle”. Aslında bu bahsettikleri, ofislerin alışveriş merkezlerinin ve konutların ayı alana yığıldığı yerler, mahalle kavramını kirleten bir biçimde “Mahalle” diyorlar.

***

Oysa mahalle bizim için, kendi medeniyetimizin geçmişten geleceğe taşındığı, delisiyle, velisiyle, üç aşağı beş yukarı yaşanan ve yaşatılan yerel taşıyıcı mekânlardır. Bir tarafta yitip giden zamana el sallanılırken, acılar ve sevinçlerin bütün yönleri yüreklerde hissedilirken, öte yanda yeni günün heyecanı ve coşkusunun yüreklerde yeşerdiği, paylaşıldığı, kucaklanıldığı yerlerdir. Aslında yitip giden mahalle mi yoksa yitip giden değerlerimiz mi?

Hiç konuşmadan yolun iki yakasında yürüyen iki insanın, birbirlerine; yaşadığın keder ve mutluluğu biliyorum dercesine, bir tebessümü mü paylaştığı sokaklardır. Yoksa mahalle, soylu değerlere sahip mekânların adımıydı! Belki de bağlanılan yerdi? İnsanın ruhunun ve bedeninin doyduğu, kimi zaman ezan sesiyle dinginleşen, kimi zamanda bir bebek sesiyle geleceğe bir haykırıştır. Caddelerden sokaklardan dört duvardan öte hayatın her alanının paylaşıldığı mekânlardı. Belki duvarındaki sıva dökülürdü, belki evin içindeki boya solmuştu, ancak oradan kır çiçekleri tazeliğinde muhabbet sesi gelir. Kimi zaman bir ud sesinin ritmindeki kıvraklık, bazen sazın mızrabındaki ritim Konya mahallelerinde çınlarken, kimi zaman Kafkasların ve Karadeniz’in kıvrak ritmi, Balkan havası, kimi zaman Kırım ezgisi, bazen de hoyrata bozlak karışırken, ilahilerle ve kuran kıratıyla ruhlar dinlenirdi.

***

Mahalle, bir kültürü ve dönemi yansıtırken, tepeden tırnağa birincil ilişkilerin yaşandığı, farklılıkların dostluklara engel olmadığı, dayanışma güven temelli, kültürün metalaşmadığı, insanın insanı, insan olmasından dolayı sevip saydığı, mahallede yaşayan herkesin herkesten sorumlu olduğu toplumsal yaşam alanlarıydı. Medeniyetimizin taşıyıcı unsurları olan mahalleler zamanla, şehrin merkezinde kaldıkları için ya çok katlı binalara zemin oldular, yada adresini şehre taşıyan insanların şehirdeki adresi haline gelmiştir. Böylece kentlerimizin geleneksel mahalle yapısı aşağılanırken çok katlı kartondan evler soylulaştırılmıştır.

Bir taraftan kentlerin mekânsal yapıları değişirken, çıktı olarak kentin kimliksizleşmesine neden olmuştur. Bilgiyi merkeze alan teknolojik değişim, düşünme, üretme, tüketimden fiziksel ve duygusal dünyamıza kadar her alanda bizi etkilemiştir. Bunun sonunda, mahalle hayatımızda yerle yeksan olmuştur. Mahallemize, semtimize, ilçemize, ilimize sahip çıkalım. Medeniyetimizin, değerlerini ve kavramlarını, zamanın ruhuyla uygulamalarına katarak, bizi geleceğe taşıyacak yöneticiler seçelim.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.