1. YAZARLAR

  2. Duran ÇÖLCÜ

  3. Türkiye Daha Fazlasını Hak Ediyor
Duran ÇÖLCÜ

Duran ÇÖLCÜ

GÖZLEM
Yazarın Tüm Yazıları >

Türkiye Daha Fazlasını Hak Ediyor

A+A-

Konya Ticaret Odası’nın (KTO) her yıl sene başında geleneksel hale getirdiği bir toplantıya daha gazeteciler olarak katıldık. Yönetim kurulu üyelerinin de hazır bulunduğu bu toplantıda, TOBB Başkan Yardımcısı ve KTO Başkanı Selçuk Öztürk’ün 2017 yılı değerlendirmesi ve 2018 yılı beklentileri hakkındaki aktardığı bilgileri sizlerle paylaşmak istedim. Özellikle 2017 yılı değerlendirmesi ve 2018’den beklentiler konusundaki yaptığı sunumdan sonra Selçuk Öztürk’ün Türkiye’nin bugün sahip olduklarından daha fazlasını hak ediyor ifadesi dikkatimi çekti. Selçuk Öztürk, “Türkiye bugün sahip olduklarından daha fazlasını hak ediyor. Çünkü ülkemizin sahip olduğu potansiyelin büyüklüğüne inanıyoruz. Bu noktada spekülatif döviz kuru hamlelerine karşı dikkatli olmamız gerekmektedir. Dövizin anlık hareketlerine karşı sakin olmalıyız, gelişmeleri sükûnetle izlemeli ve sonrasında doğru adımlar atmalıyız. Sürekli olarak dile getirdiğimiz gibi iş yaptığımız para birimi hangisi ise o para birimi ile borçlanmaya devam etmeliyiz. Sonuç olarak bizler, ihracat ve yatırım pazarlarımızı çeşitlendirdikçe, dünya ticaret hacminden aldığımız payı artırdıkça ve dış ekonomik ilişkilerimizi geliştirdikçe ülkemizin ekonomik gelişimine katkımız katlanarak artacaktır” diyor. Aslında Türkiye’nin daha fazlasını hak ediyor ifadesiyle Öztürk, ülkemizin yüksek olan potansiyelini daha iyi değerlendirmesi gerektiğine işaret etmektedir. Anlık döviz hareketleri karşısında sakin olmanın yanında, doğru adımlar atılması noktasında uyararak, iş yaptığımız para birimi hangisi ise o para birimi ile borçlanmaya devam etmeliyiz derken de, sanırım döviz cinsinden borçlanmaya gidilmemesi gerektiğinin altını çiziyor.

***

Diğer taraftan 2017 yılında umut verici, yüksek oranlı büyüme gücünün tüketimden, hizmetlerden, ihracattan ve yatırımlardan kaynaklandığını belirten Öztürk, “KGF desteğinin ve teşvik programlarının pozitif etkisi yoğun bir şekilde hissedilmiş ve sonuçlara yansımıştır. 2017’de elde edilen yüksek oranlı büyümenin rehavetine kapılarak ekonomimizin kırılganlıkları göz ardı edilmemelidir. Bu açıdan üzerinde dikkatle durmamız gereken noktalar; ekonomik büyümenin niteliği ve sürdürülebilirliği, yükselen enflasyon, artan cari açık ve bütçe dengesi olmalıdır. Türkiye’nin hareket alanını genişletebilmesinin yolu, yapısal tarafta verimliliği ve üretkenliği artıracak, potansiyel büyüme hedefini yukarı itecek adımlar atmaktan geçiyor. Atılacak bu doğru adımlar, Türkiye’yi 2018 yılında küresel ekonomik risklerden ve finansal piyasa oynaklığından koruyacaktır. 2018 yılını üretim odaklı, nitelikli büyüme açısından iyi değerlendirmeli ve söz konusu kırılganlıklarımızı hafifletmeye çalışmalıyız” diyor. Öztürk, Türkiye’nin 2018’de hareket alanını genişletebilmesinin yolunun, yapısal tarafta verimliliği ve üretkenliği artıracak, potansiyel büyüme hedefini yukarı itecek adımlar atmaktan geçtiğini hatırlatıyor. Üretim odaklı ve nitelikli büyüme için bu yılın iyi değerlendirilmesiyle birlikte, ‘kırılganlıklarımızı hafifletmeliyiz’ önerisinde bulunuyor.

***

Hepimizin bildiği gibi şehrimiz ihracat, sanayi üretimi, işsizlik, girişimcilik gibi birçok parametrede Türkiye rakamlarından daha fazla artış göstererek her zaman ülke ekonomisine pozitif katkı sağlayan bir şehir oldu. Bu özelliğiyle de her zaman dikkatleri çeken bir ildir. Son 10 yılda ihracatta iyi ivme kazanarak ihracatta cumhuriyet tarihinin rekorunu kırmış ve en yüksek ihracat rakamına ulaşma başarısını göstermiştir. Hepimizin ortak gururu ve sevincidir. Burada emeği geçenlere ve katkı sunanlara teşekkür etmeden geçemeyeceğim. Ancak şu başarı ilimizin üretim çeşidi, gücü ve ekonomik potansiyeli düşünüldüğü zaman bu ivmenin Konya için yeterli olmadığı açıktır. Umarım 2018’de daha yükseklere çıkar. Konya’ya yakışan da bu olmalıdır. İlimizin 2017 yılında ihracatı geçen yıla göre yüzde 17,4 artışla 1 milyar 564 milyon dolara yükselmiş olup, ülkemizin ihracat artış oranının üzerinde bir performans göstermiştir. Bu durumda Konya’nın geldiği noktayı en iyi şekilde ortaya koyan bir tapludur diye düşünüyorum. Zaten şehrimiz dünya ekonomisiyle bütünleşmiş yapısıyla 2018’de ortaya koyacağı hedefi de performansını daha da iyileştirerek, daha yüksek ihracat rakamlarına ulaşmak olmalıdır.

***

En önemli bir diğer bir konu da yerli ve milli otomobil üretimidir. Konya olarak bu konuda ısrarlı olduğumuz kadar, en iddialı bir şehiriz. Çünkü bu potansiyel, tecrübe ve birikim şehrimizde mevcuttur. Ancak bu iddiamızın arkasında durmalı ve güçlü bir lobi oluşturmalıyız. Burada herkese gücünün yettiği kadar bir görev ve sorumluluk düşmektedir. KTO, bu yatırımın yapılacağı doğru ilin Konya olduğuna inanıyor. İnandığı için de bu çalışmaların hepsine destek veriyor. Konya’ya otomotiv fabrikasının kurulması noktasında gerekenleri yapıyor. Sonuçta, Türkiye ve insanı bugün sahip olduklarından daha fazlasını hak ediyorsa, sürekli büyümesini sağlayacak, iç ve dış ticaretini yükseltecek daha sağlıklı bir yapıya kavuşturulmalıdır. Türkiye, gergin ve kutuplaşan bir siyasi anlayıştan uzaklaştırılarak, birlik ve beraberliğimiz daha da güçlendirilmelidir. 2018 Türkiye’sinde daha çok üretim, katma değeri yüksek üretim, istihdam ve ihracat ağırlıklı bir ekonomi politikası takip edilmelidir. Sanırım hepimizin ortak beklentisi bu yöndedir. Ne dersiniz sizce de öyle değil mi?

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.