1. YAZARLAR

  2. Mustafa Güden

  3. Türkiye Düşmanlığı İz Düşümü -1
Mustafa Güden

Mustafa Güden

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Türkiye Düşmanlığı İz Düşümü -1

A+A-

Türkiye her bir adımı tuzak ve tehlikelerle dolu uzun ve meşakkatli bir tünelden geçiyor. Tarih boyunca Türk devletlerinin gölgesinde kalan ve bunun ezikliğini yaşayan batı son iki yüz yılda çevirdiği entrikalarla parçaladığı İslam dünyasında Türkiye’yi yalnızlaştırıp yok etmek üzere kurduğu planı sürdürebilmenin gayretinde görünüyor.

‘Borç alan emir alır’ prensibinden hareketle onlarca yıldır Türkiye’yi ‘şartlı borçlarla’ kontrolü altına alan ve adeta aldığı nefesi bile kontrol eder hale gelen global çete kendi güdümünden uzaklaşmakta olduğunu öngördüğü andan itibaren ‘AK Partili Türkiye’ye karşı’ adı konmamış baskı uygulamaya başladı.

***

Özal döneminin etkin ismi, Devlet Eski Bakanlarından Mehmet Keçeciler, parası peşin olarak ödenmiş olmasına rağmen F-16 uçaklarının Türkiye’ye yıllarca ne sebeple verilmediğini anlatırken “Amerikan Senatosunun vetosuyla bizi oyaladıktan sonra Senato içerisindeki Yahudi Lobisiyle anlaşmamız üzerine uçakları alabildik” demişti.

Bunlar borç olarak verdiği paraya ‘kullanım alanı kısıtlaması uygulayıp’ gelir getirici yatırımların önünü kesen, parayla sattığı silahları ‘şu olayda, bu olayda filan olayda, falancaya, filancaya karşı kullanamazsın’ gibi gerekçelerle sınırlayan modern çetelerdir. Bununla da yetinmeyip mahallenin kıskanç çocuğu edasıyla ‘şununla dost olma, bununla konuşma, şununla alış veriş yapma’ gibi şart ileri süren derebeyi özentileridir.

Türkiye dünyanın bu gaspçılarının elinden çok ıstırap çekmiş, bedeller ödemiştir. Mesela tek partili CHP devrinde yapılan anlaşmalar gereği verilen maddi yardımların Menderes devrinde ülkenin gelişmesini sağlayacak şekilde değerlendirilmesi rahatsızlık uyandırmıştır. Parası ödenerek satın alınmış silahların, Kıbrıs’ta Türklere kan kusturan Rumlara karşı kullanılmaması için nota veren de bunlardır.

***

Hikâye bu ya; şeytan ile bizim Karapınarlı arasında bir söz düellosu hâsıl olmuş. Kazanan olmayınca şeytan dövüşmeyi teklif etmiş. Karapınarlı erken davranıp kenarda duran iki değnekten uzun olanı kapmış. Şeytan kısa değnekle yaklaşmaya çalıştıkça sopayı yemekten kurtulamamış tabi. Bakmış olacak gibi değil; şeytan elindeki kısa değneği bırakıp, ‘Bana haksızlık oldu, senin değneğin uzun’ diyerek itiraz etmeye başlamış. Etrafa göz atan Karapınarlı az ötedeki çukuru görünce zihninde şimşekler çakmış. ‘Tamam değişelim’ diyerek elindeki uzun değneği çukura fırlatıp kısa olanı kapmış.  Şeytan sevinçle çukura koşarken bizimki kısa değnekle arkasından fırlamış. Çukurda uzun değneğin manevra imkânı yok, şeytanın her hamlesinde kenara takılıp kalıyor. Karapınarlı kısa değneğiyle mendeburu bir güzel benzetip pes ettirmiş.

Burnumuzun dibinde Suriye-Irak hattımızdaki terörist PKK-YPG unsurlarına binlerce tır silah verip donatmalarına karşılık, parasını da vererek proje ortağı olduğu halde Türkiye’yi F-35 uçaklarını vermemekle tehdit etmeleri, dünyanın rakipsiz savunma sistemi S-400 füzelerini satın almamıza gösterdikleri aşırı tepkinin sebebi uzun değnek-kısa değnek meselesi olmalıdır.

***

Bugün orta yaş seviyesinde olanlar hatırlayacaktır; 1991’de Amerika Irak’ın üzerine yürüyünce Saddam elindeki Scud füzelerini ‘küçük Amerika’ İsrail’e’ fırlatmasına rağmen her biri Patriot’larla havada imha edilmişti de bir tanesi dahi hedefe varamamıştı. Bir silahı, savunma sistemini üretmeden, bir gün düşman olacağını öngördüğü ülkelere satmayan Washington şeytanının, aşamayacağı bir savunma sistemini de Türkiye gibi ülkelere vermeyeceğini herkesin biliyor olması lazım!

Yarın devam edeceğiz…

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.