1. YAZARLAR

  2. Samet AKTAŞ

  3. Türkiye İzlanda maçına Fransız kaldı
Samet AKTAŞ

Samet AKTAŞ

Gazeteci-Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Türkiye İzlanda maçına Fransız kaldı

A+A-

EURO 2020 elemelerinde İzlanda’ya deplasmanda 2-1 yenilen A Milli Takımı’mız grupta ki ilk yenilgisini aldı. İzlanda maçı öncesi grupta lider olan Türkiye maalesef ikinci sıraya geriledi.

Gelin hep birlikte Fransa ve İzlanda karşılaşmalarını beraber inceleyelim. 8 Haziran’da kendi sahasında Konya’da son dünya Şampiyonu Fransa’yı konuk eden Türkiye oynadığı futbolla gönülleri fetih etmeyi başarmıştı. 42 bin taraftar önünde, Fransa’ya şut çekme imkanı bile tanımayan Türkiye, belki de farka gideceği maçı 2-0’lık skorla kazanmıştı. Burak Yılmaz ve ön tarafta sürekli baskı halinde olan futbolcularımız Fransız defansını yıpratmış ve hata yapmaya zorlamıştı. Sağda, soldan bindiren, dar alanda önemli paslar yapan Türkiye, orta sahada ki top hâkimiyeti ile de dikkat çekmişti. 4’lü defans bloğumuz Fransa’ya hava toplarını bile aldırmadı. Yani daha 1 hafta öncesine kadar mükemmel bir Türkiye izlemiştik.

İzlanda maçında ne yaptık?

İzlanda’da Havalimanında birkaç kendini bilmez insan kılıklı varlıklar tarafından 3 saat havalimanında bekletilen Milli Takımı’mız buraya mutlak galibiyet parolası ile gelmişti. Havalimanında milli takımıza ırkçı ve düşmanca davranışlarda bulunulmuştu. Bunu yapanlar net Türk düşmanıdır. Şenol Hoca’mızın dediği gibi şehirleri büyümüş ama kafaları küçülmüştür. Neyse onlarında rövanşta Türkiye’ye geldiğinde havalimanında aynı muamele yapılacağından kimsenin şüphesi olmasın. Gelelim maça, bahane üretmeye gerek yok tabi ama ben ilk olarak zeminden bahsetmek istiyorum. Sahanın zemini mısır tarlasını andırıyordu. Sahanın futbola elverişli olduğunu düşünmüyorum. İzlanda zaten bir futbol ülkesi de değil oda ayrı bir konu…

Gylfi Sigurdsson tam bir tilki

İlk yarıda Mısır tarlasında topa daha iyi hakim olan bir İzlanda izledik. Fizik olarak bizden çok çok iyilerdi. İkili mücadeleler de çok pasiftik. Özellikle İzlanda takımının 10 numarası Gylfi Sigurdsson başımıza çok büyük işler açtı. Oyunu çift yönlü olarak yöneten Gylfi Sigurdsson hem defansif hem de ofansif olarak oyunu yöneterek kalemizde ciddi ataklar oluşturdu. Orta saha da ki yetersizliğimiz İzlanda’nın ilk yarı da top hâkimiyetini artırdı. İzlanda maalesef adeta bir tilki gibiydi. Durduk yere çok faul aldılar. Kurnaz davrandılar. Ve duran toplarla da golleri buldular.

“Ders çıkarmalıyız”

Bu yenilgiyi kişiye bağlamak elbette doğru değil. Ama Ozan Tufan’ın orta sahada ki pas hataları saç baş yoldurttu. Milan’ın 10 numarası Hakan Çalhanoğlu, yeteneklerini gösteremedi. Uzaktan şutlar atmalıydı. Sol kanatta oynaması bize fayda sağlamıyor. Bu adamın yeri Ofansif Orta Saha. Fransa’da harikalar oluşturan Zeki Çelik ikili mücadeleler de yetersiz kaldı. Hasan Ali’nin adam akıllı bindirme yaptığına şahit olmadım. İsabetli orta bile açamadık.  Cengiz Ünder’in yokluğunu çok hissettik. Kenan Karaman sahada yoktu. Önde baskı yapan Burak Yılmaz’ı topla buluşturamadık. Takımda biraz da yol yorgunluğu vardı. Korkak oynadık ve yenildik. İkinci yarı biraz toparlasak ta gol atamadık. Bunları eleştirmek için demedim. Netice de hepsinin göğsünde ay yıldızlı forma var. Ben Milli Takımı’za yürekten inanıyorum. Ders çıkarıp önümüzde ki maçlara bakmamız lazım.

 

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.