1. YAZARLAR

  2. Mustafa Güden

  3. Türkün ‘Yavuz’ Olma Vaktidir!
Mustafa Güden

Mustafa Güden

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Türkün ‘Yavuz’ Olma Vaktidir!

A+A-

Amerikan kışkırtması ve desteğiyle ülkesinde halkın seçtiği yöneticileri devirerek kendini ‘Mısır azizi’ ilan eden El Sisi’nin son herzesinden haberiniz var mı? Görevi ‘İslam dünyasını dejenere ederek Batının istediği çizgiye getirmek’ olan bu zevat Münih’te yapılan Güvenlik Konferansında ‘İslami retorikte reform’ çağrısında bulundu. Bu kadar da değil; dönemin Türkiye Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Tahrir Meydanı’ndaki efsanevi mitingi ve İslam aleminde gördüğü sevgi, saygı, hürmet ve en önemlisi güven yüreğine batmış olmalı ki Ermeni soykırımı iddialarına destek verip Suriye'de yabancı savaşçıların bulunmasındaki sorumlunun Türkiye olduğunu söyledi. Adamdaki hazımsızlığa bakın, diyeyim de ‘adam yerine’ münasip kelimeyi siz bulun; sözde İslam bir devletinin Başkanı olmasına rağmen, ‘İslami retorikte reform yapılmalıdır’ diyecek kadar küstah! Kelime anlamını bilmeyenlerin başını sallayıp geçecekleri ‘retorik’ ifadesini kullanıyor ki, uykudaki İslam ülkeleri uyanmasın. Retoriğin ‘Güzel söz söyleme, hitabet sanatı, söz sanatlarını inceleyen bilim dalı, belagat’ demek olduğu bilinirse tepki görebilir! Aklınca uyanık; söz söylemeyi, Haçlı desteğiyle darbe yapmak gibi bir şey zannediyor!

***

Avrupalı dostlarına ülkelerindeki cami ve mescitlere gözetlemelerini öğütleyen Sisi Türkiye’ye karşı da içindeki kini kusmaktan geri durmadı. Ermeni soykırımı iddialarına destek verip, Suriye’de süren savaşın ve bu topraklarda yabancı savaşçıların bulunmasının sorumluluğunu Türkiye’ye yüklemeye kalktı. Sisi Münih’te, “Müslüman bir ülke lideri olarak ilk kez bu kadar net konuşuyorum. Çünkü dini retorikte reforma gidilmemesi hem Müslüman ülkelerde hem tüm dünyada acıların kaynağını oluşturuyor. Son yıllarda radikal terörist ideolojisinin tüm dünyadaki istikrar ve güvenliğe oluşturduğu etkiyi gördüğünüzü düşünüyorum” derken hazin ki yaşayan İslam dünyası sessizliğini korudu. Fakat Mısır Fatihi Yavuz Sultan Selim beka âleminde Sisi’nin bu sözlerine vakıf olsaydı herhalde “Yarabbi beni dünyaya bir daha gönder de şu hadsizin hesabını göreyim’ yakarışında bulunurdu.

***

Sisi İslam dünyasını töhmet altında bırakmaya çabalarken, Belarus Devlet Başkanı Aleksander Grigoryeviç Lukaşenko ülkesinin topraklarını Rusya ile birleştirme teklifinde bulundu. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile görüşen Lukaşenko basın toplantısında, ülkesinin topraklarını Rusya ile birleştirmeye hazır olduğunu söyleyerek büyük sürpriz yaptı. “Ruslar ve Belaruslar buna hazır mısınız” diye soran Lukaşenko, “İki devlet ve onun halkları, eyaletleri olarak güçlerimizi birleştirmeye hazırız" diyerek, 1991’de SSBC’den bağımsızlığını ilan eden devletinin ‘iltihaka hazır olduğunun’ işaretini verdi. Bir yanda bunlar olurken öte yanda Batılıların boyunduruğuna girdiği yüz yıldır gün yüzü görmeyen İslam dünyasında, ayrılığı, düşmanlığı körükleyecek eylem ve söylemlerin havalarda uçuştuğunu görüyoruz. 2006’da İstanbul’daki toplantıda “Türkiye yeniden Osmanlı’nın rollerini üstlensin biz de ona tabi olalım” sözünü Cezayir’de, Mısır’da, Suriye’de yükselen kara dumanların sebebi şimdi daha net anlaşılıyor. Kör topal, yarım yamalak da olsa saltanata tabi olan kuklalarıyla yer kürenin seyrini değiştirecek inkılabı durdurmaya çalışıyorlar. Fakat Türk’ün yeniden Yavuz olma, Fatih olma devri başlamıştır; yelkenler dikilmektedir.

Yarın devam edeceğiz…

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.