Yılmaz Sandıkçı

Yılmaz Sandıkçı

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Tuz Gölü Şehri

A+A-

Gözümüz önünde gelişen olayları anlamayanların tarihteki olaylar hakkında ahkam kesmesi çok manidar geliyor bana. Şu iş niye böyle oldu? diyorsun, ama “60 yıl önce böyle olmuş, 80 yıl önce şöyle olmuş” diye cevap veriyor… O işin yanlış olduğunu düşünüyorsan, geçmişte yapılan bir yanlışa dayanarak bugün yanlış yapmak akla mı sığar, imana mı sığar? diyorsun, akıl ayrı iman ayrı karıştırma diyor. Hakkı batıla karıştıran kendisi, anlamıyor.

*

Geçmişte olan olayları geçmişin şartlarında değerlendirmek gerekir diyorsun, o kadarını düşünemiyor bile… Düşünemiyor ve anlayamıyor ama bugünkü yanlışı dünkü yanlış ile niçin savunuyor? Anlatmaya çalışıyorsun, anlamak için çaba harcamıyor. Doğru zannettiği şeyleri doğrulamak için düşünüyor, doğru zannettiği şeyleri sorgulamak için öğrenmeyi bilmiyor. Anlamadığı şeyleri anlamak için anlayış kapasitesini geliştirmeye çalışmıyor, bunun yerine, anlamadığı şeyi inkar ediyor, anlamadığı kişiyi ötekileştiriyor. Sonra bela gelince ya başkalarını suçluyor ya da haşa Allah’ı...

*

Allah’ın açık açık “…başınıza gelenler kendi eliniz ile yapıp ettiklerinizdendir…” mealindeki ayeti okumadığı için, okuduklarını da anlamadığı için kendisini sorumlu görmüyor, rahatsızlık hissetmiyor ve sözüne kandığı kişilere kanan diğerlerinden oluşan kalabalığın arasına karışıp kendisini rahatlatıyor, kendisini güvende zannediyor. “…Zannın çoğu günahtır…” diyen ayeti de okumamış.

*

İçinde bulunduğu kalabalığın güvenliği aslında yalanlarına kandıkları hainlerin güvenliğini sağlıyor ve milletin, ümmetin güvenliğini tehdit ediyor. Bunu da anlamıyor. Burnunun ötesini göremiyor yani… Ama tarih konusunda ahkam kesiyor, iman konusunda mangalda kül bırakmıyor. Kendi imanına bakamıyor ama başkalarının imanını yagılamaktan utanmıyor, şirke düşmekten korkmuyor. Niye korksun ki, cahil cesareti var çünkü… Cahilleri öven işbirlikçiler de boş durmuyor tabi ki.

*

Gerçeği, hakikati gösterenin gösterdiği yere bakmak yerine gösteren parmağa takılıp kalıyor. İşaret parmağı ile uğraşıyor. Gelmekte olan belaya karşı tedbir almıyor ama bela gelince en büyük tepkiyi veriyor. En güzel tepkiyi veriyor, öyle böyle değil. Öf ki ne öf…

*

Bir kişinin anlattığı hikayelere kanarak bir milletin hikayesini yok saymak… Akıl alır gibi değil ama akıl kenara alınmışsa akılsız konuşmalara da akılsız kanmalara sınır koymak kolay değil. Böyle akılsız ortamlarda gelişen iman kime yarar? Bunu sorgulamak, anlamak ve anlatmak gerekir.

*

Bir Tuz Gölü şehri Konya’dan başka bir Tuz Gölü şehrine giderken bunlar geldi aklıma. ABD’nin Utah eyaletine, Salt Lake City’ye ihraç ettiğimiz makinelerin kurulumu ve eğitimi için gidiyoruz. Türkiye’den dünyanın dört bir yanında 82 ülkeye makine ihraç etmiş ve bu ülkelerden 48 tanesini görmüş bir kardeşiniz olarak “akılsız imancılar ile imansız akılcılar” arasında kalmanın acısını yaşıyorum.

*

Sizlerle de paylaşmaya çalışıyorum, biraz da yardım istiyorum. Anlamak zor tamam da anladığını anlatmak daha zor. Çünkü hem milletimiz içinde hem de ümmetimiz içinde cehaleti besleyen hainler, kalleşler ve işbirlikçiler oldukça fazla ilerlemiş, etki alanını genişletmiş…

*

Eee, onlar bunu yaparken bizimkile neredeymiş? Biz neredeyiz? Selam ve dua ile.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.