1. YAZARLAR

  2. Yılmaz Sandıkçı

  3. Ümmet, Halife ve Cihat
Yılmaz Sandıkçı

Yılmaz Sandıkçı

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Ümmet, Halife ve Cihat

A+A-

Kudüs diyerek başlayan yazımızda, Millet, Ümmet, Hilafet diyerek Cihat’a kadar geldik. Konunun genişliğini dikkate alarak, dizinin bu sekizinci bölümünde demek istediklerimi biraz toparlama gereği duyuyorum.

*

Öncelikle, ümmet ve millet birbirine rakip kavramlar değildir. Millet ve milliyetçilik ümmetin kurulması önünde engel değildir! Tam tersine ümmeti kuracak olanlar müslüman milletlerdir. Milliyetçi ve ırkçı farklı şeylerdir ve birbirine karıştırmaktan acilen vazgeçilmelidir!... Ümmet birliğinin önündeki engel millet olarak gelişemeyen, millet olarak organize olamayan, ırkçılık günahına girme korkusu ile milliyetsizleşen müslümanladır. Millet bilinci ile gelişemeyen, millet olarak organize olamayan Müslümanlardan milletler üstü bir çatı olan ümmet birliği kurması beklenebilir mi?

*

Çürük tuğlalar ile düzgün duvar, sağlam bina yapılabilir mi? Zayıf şaftlar ve dişliler ile şanzıman yapılır mı? Yapılsa ne kadar güç aktarır?

*

Müslümanların birlik olmalarının önündeki en büyük engel düşman filan değildir, içi doldurulmamış, altı boş kavramlar yüzünden kendi aralarında anlaşamayan, kaliteli bir iletişim geliştiremeyen, anlamadığı görüşü reddeden, uzlaşma kültürü oluşmadığı için kendisi gibi olmayanı düşmanlaştıran Müslümanların ta kendisidir!

*

Şekilde Hıristiyanlara benzememeyi iman meselesi gören Müslümanların, Allah’ın (CC) kitabımızda lanetlediği ruhban sınıfının amiri konumundaki “papalık” örneğine dayanarak “halifelik” isteriz söylemi ile siyasete kalkışması ciddi ve tehlikeli bir bilgi eksikliğini gösteren ironi olarak tarihte yerini alıyor” demiştik. Bir hikâye ile dini öğrendiğini, bir cümle ile tarihi anladığını sanan, bir kelime hatta bir harf ile kahramanı hain, haini kahraman yapan Müslümanlar tehlikenin farkında mı? Durumu anlıyorlar mı? Onlar, hikâyelerini dinledikleri kişilerin istediği kadarını, istediği gibi anlıyorlar. Müslümanlar birlik olmak yerine daha da ayrışıyor bunlar yüzünden. Hakikati arayan samimi Müslümanlar başka. Onlar durumun farkında ve hakikati anlıyorlar ama anladıklarını, anlatabiliyorlar mı? Devam edeceğiz.

*

TÜRSİAD

Bugün, Tüm Üretken Sanayici ve İş Adamları Derneği’nin “Tecrübe Paylaşımı” konulu programının konuğu olacağım. Büsan OSB, KTM’de saat 19.30’da. Sizleri de beklerim inşallah.

*

YENİ YIL ve TAKVİM

Takvim üzerinden din-iman kavgasına kapılan arkadaşlar, “takvim bir din meselesi değildir, bir iklim meselesidir”. Dört mevsimi yaşamakla övündüğümüz vatanımızda mevsimleri oluşturan “dünya-güneş” ilişkisini esas alan takvimi reddedip, mevsim kaygısı olmadığı için “dünya-ay” ilişkisini esas alan takvimi savunmanın dinimiz, imanımız açısından kıymeti harbiyesi nedir? Miladi takvim “gâvur icadı” derseniz, derhal arabanızdan inin, telefonlarınızı bırakın ve hatta lambaları da söndürün…

*

Yeni yılınızı huzur, barış, bilinç, başarı ve bereket getirmesi duası ile tebrik ediyorum.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.