1. YAZARLAR

  2. Mustafa Güden

  3. Ürün mü Organik Yoksa Fiyat mı?
Mustafa Güden

Mustafa Güden

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Ürün mü Organik Yoksa Fiyat mı?

A+A-

Epey bir zaman önce bir tavuk çiftliğini ziyaret etmiştik. Sorumlu müdür ile sohbetimiz sırasında yanımıza gelen delikanlı pazarlamacı, bizim misafir olduğumuzu fark etmeden ziyaret sebebini heyecanlı bir şekilde anlatıverdi. Bakın o gün neler söylemişti:

“Müdürüm size mucizevi bir katkı maddesi getirdim. Tavuk yemine bir miktar ilave ettiğiniz zaman, yumurtanın sarısı köy yumurtası kıvamına gelecek.”

Biz o günden bu yana piyasada satılan köy yumurtalarına itibar etmiyoruz da bir köy ziyaretimizde bakkalın önünde yumurtaları gören çocuklar “köy yumurtası alalım” diye tutturmuştu. Araçtan inip içeri girdik ve yumurtaların köy yumurtası olup olmadığını sorduk. Bizi tanıyor olmanın yahut dürüst esnaf olmanın sorumluluğuyla bakkal “Ağabey köyde tavuk kalmadı ki yumurtası olsun! Biz de çiftlikten getirtiyoruz” demişti.

Bugünlerde bakıyoruz; birçok üründe olduğu gibi yumurta fiyatları da zirve yolculuğuna çıktı. Üsteli sayıları on binleri aşan zincir market raflarında viyoller dolusu -gezen tavuk yumurtası- satılıyor. Haliyle fiyatlar da organik oluyor! Merak ediyoruz; köylere dahi yumurta çiftliklerden gittiğine göre, on binlerce marketin raflarını dolduracak kadar yumurta veren tavuklar nerelerde geziyor?

Bir şiir kitabının

peşinde otuz yıl

Bundan otuz yıl önceydi. Konya Postası Gazetesi öğrencilerin uğrak veri, BESYO öğrencisi Aliye Düzgün de müdavimlerdendi. Şubat tatili başlangıcıydı; masamızın önüne gelip “Memlekete gidiyorum, otobüste okumam için kitaplarınızdan bana ödünç verir misiniz?” diye bir istekte bulundu. Masada duran kitapların üzerindeki Çatlayan Dudaklar’ı ayırıp “Dilediğince al” dedik. Ancak yüzündeki ifade tavrımızdan memnuniyetsizliğini belli ediyordu. “Ben ayırdığınız kitabı istiyorum” diye karşılık verdi. “Olmaz; bunu değil Isparta’ya, yurda bile götürmene izin veremem. Buraya geldiğin zamanlar okursun” desek de ikna edemedik. Kaybetmeyeceğine dair o kadar teminatlar verip ısrar etti ki dayanamayıp kitabı uzattık. Aliye memnun olmuştu ama biz yine de kitabın akıbetinden endişeliydik.

Aradan bir hafta o gün kadar geçtiğinde arkadaşımız Konya’ya döndü. Gül lokumunu, gül suyunu ikram etti ama bizim kitaba sıra gelmedi. Birkaç saat sonra çantasından çıkardığı ambalajlı bir kitabı getirip “Bu sizin” diyerek uzattı. Açtık, kitapçıdan yeni alınmış başka bir kitaptı. “Benim kitabı versen kâfiydi” deyince yüzünü mahcubiyet edası kapladı. “Kitabı kaybettim. Siz haklı çıktınız. Çok üzgünüm” gibi şeylerden başka bir izah yoktu.

Okul bitti, Aliye’yi bir daha görmedik. Herhangi bir sahafta da Çatlayan Dudakları bulmak mümkün olmadı. Birkaç yıl önce TEYAD’da Şubat Şehitleri programında Metin Yüksel’e dair bir şiir okunması gündeme gelince kitabın müellifi Recep Öğütçü’ye ulaşmaya karar verdik. Biz telefonda Çatlayan Dudaklar’dan bahsedince derin bir iç geçirip “12 Eylül’den az bir zaman önce basılmıştı, çoğunu da dağıtamamıştık. Darbeden sonra korkuya kapılıp hepsini imha ettik” dedi. Üstelik şiirleri de başka bir yerde kayıtlı değildi. Daha da üzüldük.

Zaman zaman yokluyorduk ama geçen Cuma sabahı sahafların hizmet verdiği bir internet sitesinde turkuaz kapaklı Çatlayan Dudaklar’ı görünce heyecanla hemen siparişi aşamasına geçtik. Ve fark ettik ki satıcı sahaf Isparta’daydı. Tevafuka bakın, kitabı otuz yıl önce kaybedilen şehirden otuz yıl sonra satın alıyorduk. Zaman makinası bazen de böyle işliyor demek ki! Zaten okur da kitabın iç kapağına “Hayat kısa” diye bir not yazmış. Bu defa müjde için aradık Recep Öğütçü’yü. Ve uygun bir zamanda yeni baskısını yaptırma fikrimizi paylaştık. Bakın otuz yıl önce delikanlı bir şair olan Recep Öğütçü kitabında bugünleri nasıl tarif etmiş;

“Kalkınacak bostanınla, bağınla,

Madeninle, petrolünle, yağınla,

Kendin kavrulacan kendi yağınla,

Her karışta baca tütecek, bekle!

Hükmedecek Kur’an ilâhi yasa,

Moskofun kabine düşecek tasa,

IMF denilen sahtekâr kasa,

Artık salyasın yutacak, bekle!”

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.