1. YAZARLAR

  2. Bekir Köksal

  3. Uzayda Yapay Ay Gündemde
Bekir Köksal

Bekir Köksal

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Uzayda Yapay Ay Gündemde

A+A-

Dünyanın en karanlık köşelerine, ısı ve ışığı götürebildiğinizi hayal edin. Yılın her dönemi mahsul aldığınızı, açlığın bittiğini hayal edin. Geceleri gökyüzünde bir elmas gibi parlayan ikinci bir Ay hayal edin. Filmlerdeki gibi konuştum değil mi? Aslında geçenlerde Çin’de buna benzer bir konuşma gerçekten yapıldı. Uzaya yapay bir ay göndermek istiyorlarmış. Chengdu kentinin geceleri daha iyi aydınlatılabilmesi ve enerji tasarrufu sağlanabilmesi için düşünülmüş bu proje. Maalesef Batı medyasında yayımlanan haberlerde fazla bir ayrıntı bulamıyorsunuz.

“Yapay ay” dedikleri şey bu projenin havalı adı. Gerçekte alçak yörüngede dolaşan büyük bir ayna şeklinde bir uydu.

2020’de ilk uydu gönderilecek. Başarılı olursa 2022’ye kadar uydu sayısı üçe çıkartılacak.

500 km üstümüzdeki bir yörüngeye yerleşecek. Yani ISS’nin 100 km daha üstündeki bir yörüngede dolaşacak. Gece ay ışığı gibi aydınlatacak diyoruz ama gece boyunca değil. Gün doğumundan önce ve gün batımından sonra belli bir süre işe yarayacak.

3600 km karelik bir alan aydınlatılacak. (Bu kısımda bir hesap yanlışı var gibi? Tabi gönderecekleri aynanın büyüklüğünü bilemediğimiz için sağlıklı bir yorum yapamıyorum)

Maksimum parlaklığa eriştiğinde Ay’dan 8 kat daha parlak olacak.

Yılda 200 milyon dolar tasarruf sağlanacağı hesaplanıyor.

Peki böyle çılgın bir proje, “Yapay Ay” fikri nereden akıllarına gelmiş? Söylediklerine göre ismini vermedikleri bir Fransız sanatçıdan. Umarım öyledir. Umarım İngiliz’lerin en ünlü casusunun filmlerinden ilham almamışlardır

Rusya’da bazı sebeplerden dolayı 70 metrelik Znamya 3 uydusunun uzaya gönderilmesinden vazgeçildi. Proje rafa kaldırıldı. Eğer başarılı olsaydı nihai hedef 200 metrelik bir aynayı yörüngeye yerleştirmekti. Böylece yeryüzünde istedikleri bir yere 50 km çapında güneş ışığını yansıtabileceklerdi.

Hımmm. Bu konsepti de bir yerden hatırlıyorum. Resident Evil oyununda mı vardı? Tasarımın sadece oyun yapımcılarının hayal gücünden kaynaklandığını sanıyorsanız çok yanılıyorsunuz. Bu bir içbükey ayna. Yani güneş ışığını bir noktaya odaklayabilecek şekilde dizayn edilmiş. Küçük aynaları bir çanak antenin içine yerleştirdiğinizi düşünün. Sonra da bu aynaların odak noktasına herhangi bir cisim yerleştirin.

İşte Alman mühendisler de bu aynanın 1500 kat büyüğünü dünyadan 358oo km uzakta yörüngeye oturtmayı planlamışlar. Sonra da yeryüzünde olmasını istemedikleri bir kentin üzerine çevirmeyi! Kulağa korkunç geliyor ama maalesef insanlık tarihindeki en büyük teknolojik gelişmelerin pek çoğu böyle askeri stratejilerden ortaya çıkmış.

Güneş ışığını bir araca çevirebilmek için binlerce yıldır çözümler geliştiriliyor. 17. Yüzyılda Athanasius Kircher ve Gaspar Schott, 13. Yüzyılda Roger Bacon, 11. Yüzyılda İbn-i Heysem, 10. Yüzyılda İbn-i Sahl, 6. Yüzyılda İstanbul’daki Ayasofya’yı da tasarlayan Anthemios ve nihayet Arşimet’in bu konuda çalışmaları olduğunu biliyoruz. Evet M.Ö 212 yılında Siraküza kuşatmasında Arşimet’in tasarladığı bir aynanın düşman gemilerini yaktığı rivayet edilir.

Şimdi aradan 2200 yıl geçtikten sonra böyle bir aynayı Ay yapıp uzaya göndermekten söz ediyoruz. En azından Çinliler söz ediyor. Başta da dediğim gibi Çinli iş adamı WuChunfeng’in açıklamalarına göre Ay ışığını desteklemek, sokak lambalarını ortadan kaldırmak ve böylelikle enerji tasarrufu yapmak için.

Dediğim gibi bu aynanın, bu uydunun tasarımı hakkında ayrıntılı bir bilgi henüz elimizde yok o yüzden teknolojisi hakkında da fazla konuşamıyorum. Ama umarım içbükey bir ayna değildir. Umarım gerçekten de enerji tasarrufu amacıyla kullanılır. Umarım 2200 yıl boyunca bilim ve teknoloji alanındaki gelişmeler insanlığımıza da yansımıştır. Yoksa gelecekte de filmlerden yaptığımız alıntılarla gerçekte yaptığımız şeyler birbirine karışmaya devam edecek. Dünyayı nasıl değiştireceğimizi tahmin bile edemeyeceğiz ve belki de uzaydaki yapay aylarımız, gerçeklerini yok edecek.

 

Önceki ve Sonraki Yazılar