1. YAZARLAR

  2. Bekir Köksal

  3. Uzaydaki Yeni Gelişmeler
Bekir Köksal

Bekir Köksal

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Uzaydaki Yeni Gelişmeler

A+A-

Simsiyah bir gecenin koynundan bize ulaşan simsiyah veriler, 3 Aralık 2014’te Japonya’dan gönderilen insansız bir uzay aracından. Hayabusa 2 adlı bu araç yaklaşık 1 yıl boyunca dünya yörüngesinde dönüp doğru zamanı bekledi. Aralık 2015’de hedefine doğru yöneldi. Hedefi bir asteroiddi: Ryugu adında yaklaşık 1 km çapında minik bir gezegen. Tam da Küçük Prens romanındaki B612 asteroidinin boyutlarında. Hayabusa 2 uzay aracı 3,5 yıllık bir kovalamacanın ardından geçtiğimiz yaz 27 Haziran 2018’de Ryugu asteroidine ulaştı. 20 km uzağına yerleşti ve 3 aydır onun etrafında dönerek haritasını çıkartıyor. Fotoğraflarını çekip bize gönderiyor. Hatta 20 Temmuz’da 6 km kadar yaklaşıp iki farklı açıdan fotoğrafını çekti.

Bu fotoğrafları gören astrofizikçi Dr. Brian May stereoskopik bir versiyonunu üretti. Böylece asteroidi dileyenler üç boyutlu gözlüklerle de inceleyebilmeye başladılar. O yüzden teşekkürler astrofizikçi Dr. Brian May.EvetQueen’in baş gitaristi Brian May, Japon Uzay Ajansı’nın yayınladığı asteroid fotoğraflarını stereoskopik bir görsele dönüştürüp bunu Instagram hesabından yayınladı.

***

Ryugu asteroidinin etrafında geçirdiği 3 aylık inceleme, haritalama ve fotoğraflama sürecinin sonunda geçtiğimiz cuma günü, daha 2 gün Hayabusa 2 adlı uzay aracı asteroide tekrar yaklaşmaya başladı. Yaklaştı, yaklaştı. 80 metre kadar yakına gelince kendi gölgesinin fotoğrafını çekti ve iki küçük robotu asteroide gönderdi.Japonların iki küçük robotu şu anda Ryugu asteroidinin üzerinde dolaşıyor. Hatta dün şu fotoğrafları gönderdiler. Simsiyah bir gecenin koynunda çekilen bu fotoğrafın sol tarafı Ryugu’nun yüzeyi. Sağda güneş doğuyor. Daha önce de asteroidlere araç gönderilmişti. Ancak dünyada ilk kez dün, dünyadan uzaktan kumanda edilen robotlar bir asteroidin üzerinde dolaşmaya başladılar. Robot deyince aklınıza gelen şeyden çok farklı bunlar. Aslında küçük bir kutu gibi. İçinde örnekler alıp bunları analiz eden araçlar var. Aldıkları verileri önce eski konumuna dönen 20 km ötedeki Hayabusa 2’ye gönderiyorlar. O da bunları Japonya’daki merkeze yolluyor. Mart-Nisan civarında küçük bir patlayıcı bırakıp krater açacaklar. Sonra o kraterin içinden örnekler alacaklar. Yani madencilik yapacaklar. Asteroid madenciliği.

***

Hayabusa 2, 2019’un sonunda o küçük kutunun içinde topladığı örneklerle Ryugu’dan ayrılıp dünyaya dönecek. 2020’de yörüngeye girdikten sonra kutuyu dünyaya bırakacak.Japonların 2020’de tamamlanacak asteroid keşif görevinden elbette bilimsel bazı beklentileri var. O kutunun içindeki örneklerden ne çıkacak? Demir, nikel, kobalt gibi madenler olacağı tahmin ediliyor. Peki ben niye bütün bunları anlatıyorum? Uçan arabalardan, Ay’a gönderilecek insanlardan, asteroid kaşiflerinden bahsettiğimde bunları niye bize anlatıyorsun ki diyorlar. Hatta birisi şöyle yazmıştı: “Bekir Bey, yaşadığınız ülke henüz temel insani sorunları aşmış değil iken; tarım, beslenme ve barınma sorunlarını çözmemişken, çeşitli sosyal siyasal sorunlar mevcutken, sorduğunuz sorular bu ülkede hangi soruna çözüm getiriyor?”

Bilmiyorum. Bildiğim şey şu: Dünyanın her ülkesi sorunlarla dolu. Her ülkenin dostu da var düşmanı da… Az önce bahsettiğim bilimsel keşif görevini yapan Japonlar 2. Dünya Savaşı’ndan sonra ne haldeydiler? Bugün Hayabusa 2 uzay aracıyla bir asteroidin üzerinde robot dolaştıran Japonların ülkesi o aracın gönderilmesinden 60 yıl önce yerle bir edilmişti. Bu ballandıra ballandıra anlattığım uzay görevinin toplam maliyetini biliyor musunuz? 146 milyon dolar. İstanbul’da yapılan o yüksek yüksek binaların pek çoğu bundan daha pahalıya mal oluyor. Yani bizim de kaynağımız var. Mesele o parayı harcadıktan sonra nereye baktığımız? Yüksek bir gökdelenin tepesine mi, yoksa güneş sisteminde dolaşan ve 600.000 tanesinin potansiyel değeri hesaplanmış olan asteroidlere mi? Bir gün Barış abimizin de dediği gibi şu sözleri dinlerken daha fazla şey hissetmek istiyorum: “Simsiyah gecenin koynundayım yapayalnız. Uzaklarda bir yerlerde, güneşler doğuyor Görüyorum dönence…”

 

 

 

Önceki ve Sonraki Yazılar