1. YAZARLAR

  2. İlyas Tuncer

  3. Yanlış Üslup Silsilesi
İlyas Tuncer

İlyas Tuncer

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Yanlış Üslup Silsilesi

A+A-

İnsanları kendine bağlı kalmalarını sağlamanın en kolay yollarından biri korku, bir diğeri ise sevgidir. Bu iki duygu birbirinin tam manasıyla zıddıdır. Ama hizmet ettikleri amaç ortaktır. Korkan insan karşısındaki her ne dilerse çekinmeden yerine getirmek için gözünü daldan sakınmaz. Ya karşısında ki insanı seven biri? Onu kırmamak için iki eli kanda olsa koşar ama onu asla yarı yolda bırakmaz. Çünkü ona kalben bağlıdır. Ya bu insan karşısındakini hem seviyor hem de ondan korkuyorsa sonuç ne olur? Ölümüne ona hizmet etmek için çalışır hatta ölümünün dahi ona hizmet olması için savaşır.

Geçtiğimiz hafta sonu 104 emekli amiral bir bildiri yayınladı. Her kesimden bir yorum, bir tarif çıktı ki çoğu ne yaptığını bilmeden hakaret bile etmekten dillerini sakınmadı. Emekli amiraller ne söylemiş olabilir ki bu denli hakaretlerin muhatabı oldular? Yayınlanan bildiri ne anlam ifade ediyor ki farklı kesimlerde farklı yankı oluşturdu. Bu emekli amiraller kimler ki milleti karşı karşıya getiren cümlelerin altına imza attılar?

Metni tarafsız bir gözle okumayı başaranlar göreceklerdir ki metin içerisinde geçen cümlelerde darbe tehdidi yoktur. Yalnızca metin yazılış tarzı ve giriş cümleleri incelenecek olursa tehdit olarak algılanabilir. Yani bu bildiriyi bir bütün olarak ya da parça parça halinde inceleyenler farklı anlamlar çıkarmış siyasetin gündemine oturan tartışmaların temeli bu farklılıklardan ortaya çıkmıştır. Bizler her türlü darbenin karşısındayız, bu ülkede yapılan her darbenin ya da yapılacak darbenin kazananı millet olamamıştır olmayacaktır. Hep aynı isimler sayesinde darbeler yapılmıştır ve bu darbeler tek bir noktaya hizmet etmiştir. Türkiye ne zaman kafasını doğuya  çevirdiyse başına bir hal gelmiş işler yarım kalmıştır. Bir süredir Türk devletleriyle bir araya gelmek niyetiyle adımlar atılmaktadır, bu atılan adımların ehemmiyeti anlaşılmadan gündemimizi olmadık işlerle doldurmaktan geri durmuyorlar.

Bu tartışmanın başlatıcısı imzayı atan emekli deniz subayları değildir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı, Cumhurbaşkanı tarafından Türkiye’nin taraf olduğu ve bir imzayla çekildiği sözleşme sonrasında yaptığı, sonrasında ise düzelttiği açıklama neden olmuştur. Möntrö Boğazlar sSzleşmesinden de çekilebileceği gibi bir açıklama sonrasında bu ülke için yıllarca hizmet etmiş, hizmet süreleri boyunca FETÖ tarafından çeşitli suçlamalara maruz kalmış Ergenekon, Balyoz davaları sürecinde tutuklu yargılanmış hatta şimdi hepimizin dillerine dolanan Mavi Vatan teriminin lisanımıza girmesini sağlamış isimler tarafından olayı ele alarak yapılan açıklamanın yersiz ve yanlış olduğunu  bildirmek maksadıyla bir metin kaleme alınmış ve yayınlanmıştır. Bildiri metninin üslup dilinden ve giriş cümlesin de- geçmişte yayınlanan darbe bildirileri- “Yüce Türk Milletine” ifadesi olayların seyrini farklı limanlara çekmiştir. Bu metni direkt olarak muhatapları olan siyasilere bir mektup olarak yayınlamış olsalardı konular buraya gelmezdi.

Zevzeklik ve hadsizlik ettiler diyenler şunu hatırlasınlar, bu bildiri metnin tarzı yanlış olsa bile bu insanlar yıllarca ülkesi için şerefli üniformayı taşımışlar, bu üniformaya leke çalmaya çalışanlarla da korkmadan mücadele etmişlerdir. Son olarak teorik olarak emekli deniz subayları ellerinde bir güç olmadığı için darbe yapabilmeleri olanaksızdır. Allah vatanımızı ve milletimizi her türlü beladan muhafaza eylesin.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.