1. HABERLER

  2. ÜÇÜNCÜ SAYFA

  3. YAPI DENETİMİNE ÖZELLEŞTİRME ELEŞTİRİSİ
YAPI DENETİMİNE ÖZELLEŞTİRME ELEŞTİRİSİ

YAPI DENETİMİNE ÖZELLEŞTİRME ELEŞTİRİSİ

JEOLOJİ MÜHENDİSLERİ KONYA ŞUBE BAŞKANI FETULLAH ARIK: 'DOĞAL AFET SİGORTASI VE YAPI DENETİM SİSTEMİ İMAR HİZMETLERİNİ TİCARETLEŞTİRDİ.'

A+A-

sinem-imz1.jpg

 “Söz bitti sıra planlamada, uygulamada” başlığıyla 17 Ağustos’un 11. yılında bir basın toplantısı düzenleyen Jeoloji Mühendisleri Konya Şube Başkanı Yrd. Doç. Dr. Fetullah Arık 45 saniyede on binlerce canın yitirildiği Marmara Depremi’nin Türkiye’nin deprem gerçeğinin bir sonucu olduğunu ifade etti. Arık, “17 Ağustos 1999’dan bu güne kadar neredeyse ortalama her yıl bir kez ölümle sonuçlanan depremler yaşadık. Bu depremler sonrasında yara sarma çalışmaları yapıldı ama esas olan doğa olaylarının afete dönüşmesini engelleyen, afet risklerinin azaltılası konusunda yeterli hazırlıkları içeren ulusal bir afet politikası oluşturulmasıdır” dedi.

“Doğal afet” ve “Afet giderleri” kavramlarının yanlış olduğuna vurgu yapan Arık, “Bu örnekler toplumda afetin doğal ve kaçınılmaz bir kader olduğu yargısını yerleştiriyor. Doğa olaylarının afete dönüşmesi insanların yarattığı bir sonuçtur. İşte oluşturulması istenen politika da doğal bir tehlike olan depremin afete dönüşmesini engellemek içindir” diye konuştu.

Doğal afet sigortası ve yapı denetim sistemini de eleştiren Yrd. Doç. Dr. Fetullah Arık, şunları söyledi: “1999 Marmara Depreminden sonra Dünya Bankası tarafından dayatılan bu uygulama afet ve imar hizmetlerini ticarileştirmiştir. Böylesine önemli bir konu piyasaların ve özel işletmelerin kontrolüne terk edilerek halk ‘vatandaş’ olmaktan çıkartılmış, ‘müşteri’ konumuna getirilmiştir. Sosyal devletin kamusal hizmet anlayışı terk edilmiştir.” 

Afet zararlarını azaltmaya yönelik harcamaların kamuda “bütçe dengelerini bozan bir gider kalemi” olarak görülmesinden de yakınan Fetullah Arık, “Bu kalemler tasarruf tedbirlerinde vazgeçilecek ilk giderler olarak görülmekte oysa bu da kamu hizmetinin bir parçasıdır” dedi
Konya'nın deprem gerçeği 

Konya’nın depremden soyutlanamayacağını ifade eden Jeoloji Mühendisleri Konya Şube Başkanı Fetullah Arık, 10 ve 11 Eylül 2009 tarihlerinde meydana gelen 4,5 ve 4,7 büyüklüğündeki depremlerin de bu gerçeği kanıtladığını belirtti. Arık, “Bu iki deprem ve ardından gelen 100’e yakın küçük deprem geç de olsa Konya’ya ait imar planına esas jeolojik ve jeoteknik etütlerin yapılmasına ön ayak olmuştur. Büyükşehir Belediyesi’nce yeniden düzenlenen imar yönetmeliğinde her yapının oturacağı parsele ait zemin etüdünün yapılması gerekliliği açık şekilde yer almıştır. Konya’da halen yapılan yapılar deprem yönetmeliğine uygun yapılmakta ve denetlenmektedir. Büyükşehir Belediyesi ve Karatay, Selçuklu, Meram belediyeleri ile uyumlu şekilde çalışılmaktadır” açıklamasında bulundu.

 

 

 

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.