1. YAZARLAR

  2. Tankutalp Altunsoy

  3. Yaşasın Cumhuriyet-2
Tankutalp Altunsoy

Tankutalp Altunsoy

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Yaşasın Cumhuriyet-2

A+A-

Atatürk’ün vatandaşlığa geçişteki en büyük başarısı eğitimde olmuştur. 2. Mahmut’la birlikte başlayan yenileşme hareketleri yeni açılan, batı tipi eğitim yapan okulları ve yeni bir eğitim-öğretim anlayışını birlikte getirse de bu okullarda okuyan bazı öğrenciler mezun oldukların da, mezun oldukları okulların mensup olduğu milletlere ajan oluyorlardı. Milli mücadele zamanında bu ajanların rolü epeyce görülmüştür. Bu günkü FETÖ okulları bunun örneğidir.

Cumhuriyetin kurulmasıyla birlikte, eğitim-öğretimin her şeyin temeli olduğu gerekçesinden hareketle gündeme çok köklü arayışlar gelmiştir. İşte Tevhid-i Tedrisat kanunun çıkarılması bu doğrultuda atılan ilk ve en önemli adımdır. Bu kanunla din adamlarının yetiştirilmesi de milli eğitime bağlanmıştır. Bu yasaya bağlı olarak medreseler kapatılmış ilahiyat fakülteleri açılmıştır.

Bu dönemde Şeyh Said ayaklanması tarikatlar için planlanan süreci hızlandırmış. Atatürk meclisteki şu konuşmasında tarikat gerçeğini o zamanlarda anlatmıştır: “Efendiler ve ey millet, biliniz ki, Türkiye Cumhuriyeti şeyhler, dervişler, müritler ve meczuplar memleketi olamaz. En doğru en hakiki tarikat, medeniyet tarikatıdır."

Atatürk’ü hâlâ anlamamakta ısrar eden dar kafalar kime hizmet ettiği sonradan ortaya çıkan şeyhlerine tabi olmakta ve köleliklerine devam etmektedirler.

İnsanoğlunun hem kendi varlığının farkına varabilmesi için, hem de zincirlerini kırabilmesi ya da bir yerlere yeniden zincirlenmesini önleyebilmesi için doğru düşünmeye ihtiyacı vardır. Her insan zihinsel özürlü değilse potansiyel olarak doğru düşünme imkanına sahiptir. Ne var ki çıkarlar, bireysel ve toplumsal şartlanma, düşünce gelenekleri bireyin, doğru düşünmesini engelleyebilmektedir. Üstelik birey doğru düşünüp düşünmediğini sorgulamak ihtiyacı da hissetmemektedir. Böylesi durumlar bireyin şiddetle uyarılmaya muhtaç olduğunu düşündürtmektedir. Bu yazının yazılma amacı da budur maalesef. Ne bekliyoruz başımıza gökten taş mı yağsın. İnsanlık tarihi boyunca gönderilen peygamberlerin esas görevleri, insanları uyarmak olmuştur. Onlar Allah katından almış oldukları vahiylerle insanları uyarmış, doğru düşünmenin yollarını göstermişlerdir. Uyarmak esas itibariyle herkesin görevidir. Doğru düşünmenin bir yaşam biçimi halini alabilmesi için her kes hiç durmadan ümitsizliğe kapılmadan ve bolca okuyarak en yakınlarından başlayarak elinin değdiği nefesinin yettiği her kesi uyarmalı uyandırmalıdır. İnsanların diğer insanları en iyi şekilde nasıl uyaracağını öğrenmesi de bir eğitim öğretim işidir. Bu yüzden Başbuğ Mustafa Kemal öğretmenlere şunu tavsiye etmek ve istemektedir: “Öğretmenler!... Cumhuriyet, fikren, ilmen, fennen, bedenen kuvvetli ve yüksek seciyeli muhafızlar ister. Yeni nesli bu nitelik ve kabiliyette yetiştirmek sizin elinizdedir.” “Memleket evlâdı, her öğrenim aşamasında ekonomik hayatta verimli, etkili ve başarılı olacak surette donatılmalıdır.”

“Milletleri kurtaranlar yalnız ve ancak öğretmenlerdir. Öğretmenden, eğiticiden mahrum bir millet, henüz bir millet adını alma yeteneğini kazanamamıştır.”

Eğitim bireyin, yaratıcı yeteneklerinin uyarılmasını, geliştirilmesini ve etkin kılınmasını sağlamak durumundadır.  Kendi yaratıcı yeteneklerinin farkında olmayan kimselerin insan olmakla gelen sorumluluğun gereklerinden olan kültür ve uygarlık yaratma yarışına ciddi katkılarda bulunması beklenemez.

İslam dini insanın ‘Allah’ın halifesi’ olduğunu göklerde ve yerlerde olan her şeyin kendisine boyun eğdirildiğini bildirir. Yaratıcı yeteneklerle donatılmış olan insanoğlu kendini inşa ederken, dünyayı da imar etmek ve insanca yaşayabileceği bir uygarlık yaratmak zorundadır. Din yaratıcı yeteneklerin kullanılması, insanın insanlığını en iyi şekilde gerçekleştirmesine imkân sağlayacak kültürün ve uygarlığın yaratılmasını bir sorumluluk olarak kendisine yükler. Eğitimde, insanlarla bu işin en verimli ve en iyi şekilde nasıl başarılabileceğini gösterir.

Dinin temelinde ‘insan sevgisi’ vardır. İnsan yaratılış gereği seven ve sevilmek ihtiyacı hisseden bir varlıktır. Eğitim insanın özünde var olan bu sevginin ortaya çıkarılmasını ve ortalığı sımsıcak kuşatmasını sağlar.

Yarın devam edeceğiz.

 

 

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.