1. YAZARLAR

  2. Tankutalp Altunsoy

  3. Yaşasın Cumhuriyet-3
Tankutalp Altunsoy

Tankutalp Altunsoy

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Yaşasın Cumhuriyet-3

A+A-

İnsanlığın bu gün gelinen noktada yeni bir bakış açısına, yeni bir din anlayışına ihtiyacı vardır. Din anlayışında sağlıklı bir yeniden yapılanmanın gerçekleşebilmesi öncelikle din hakkında bilimsel nitelikli doğru bilgi ve sağlıklı bir din anlayışı kazandıracak eğitimle gerçekleşebilir. 
İnsana değil de Allah’a kul olabilmek sadece ve sadece kaliteli bir eğitimden geçer. Geleneğin din olarak algılanması ‘efendici, şeyhci, hocacı’ gerçek manada dinden haberi olmayan bir nesil ortaya çıkarmıştır. 
Atatürk en çok da ortaya çıkan bu nesil ve bu zor konu üzerine durmuş, elinden geleni yapmıştır reformlarıyla. 
Türkiye’de ve Osmanlı’da en çok istismar edilen konuların başında maalesef din gelmektedir. Bu öyle bir haldedir ki gerek Osmanlı’da gerekse Türkiye Cumhuriyeti’nde eğitilmemiş ve dinin ne olduğunu anlayamamış biatçi zihniyete sahip insanlarımızı zaman zaman hiç düşünülmemesi gereken ‘devlet düşmanlığı’ noktasına bile sürükleyebilmektedir. 
Bunun örneği hem geçmiş hem de yakın tarihimizde mevcuttur. Atatürk, “Eğitimdir ki bir milleti ya hür, bağımsız, şanlı, yüksek bir topluluk halinde yaşatır; ya da milleti esaret ve sefalete terk eder” diyor.
Atatürk’ü zamanında iyi anlasaydık belki de bu günlerde bu sorunlarla karşılaşmayacaktık. Belki bundan sonra ben ve benzeri uyarıcılar yoluyla Başbuğ Atatürk’ü daha iyi anlayacak ve gerekenleri yapacağız benim hâlâ umudum var. Yaratıcı emanetini alana kadarda bu uğurda hiç durmadan ve Atatürkçü Türk Milliyetçisi çizgimden çıkmadan savaşacağım.
Din insanın varlık yapısıyla ilgili bir kurumdur. Dışlayarak ya da görmezden gelerek, toplumun birlik beraberliğini sağlamak pek mümkün değildir. 
Dinin ne olduğunu anlayan ve uyanan bireyler, ön yargılı olmanın, şiddet yanlısı olmanın, dinle hiç bağdaşmayacağını gayet iyi bilir. 
Gerçek manada, Allah’tan gelen dinin olduğu yerde insan onuruyla bağdaşmayan şiddetin, köleliğin, biatçiliğin ve insan hakları ihlallerinin olmaması gerekir. 
Sağlıklı ve mutlu insan kendisiyle, Allah ile ve toplumla barış içinde olmak durumundadır. Bu ise ancak iyi bir eğitimle mümkün olabilir. 
“Gençliği yetiştiriniz. Onlara ilim ve irfanın (kültürün) müspet fikirlerini veriniz. İstikbalin aydınlığına onlarla kavuşacaksınız. Hür fikirler tatbik (uygulama) mevkiine konduğu vakit Türk milleti yükselecektir.” (Atatürk)
Bizim sorunumuz zekâyla alakalı değildir. Biz Türk halkı dünyanın gördüğü en zeki insanlarız, bizim sorunumuz eğitimsizliktir veya eğitim adı altında ‘köle’ yetiştiren eğitici ve eğitim kurumlarıyladır. 
Şimdi bu konuyu açarak biraz anlatalım. İnsan toplum içinde yaşayarak kendini inşa etmek durumunda olan bir varlıktır. Kültür ve uygarlıksa bu inşa faaliyetlerinin doğal sonuçlarıdır. 
İnsan her yönden sürekli yenilenen, tazelenen, hayatın anlamını yakalamak için ciddi çaba sarf eden, varlık biliminin tanımıyla, kendi varlığının, biricikliğinin ve yalnızlığının farkına varabilen düşünen bir varlıktır. İnsan sorunları olan, sorunların üstesinden gelen, aynı zamanda bizzat sorun kaynağı olan ve sorun yaratan bir varlıktır. İnsanın olduğu her yerde elbette sorunlar olacaktır. Bunlar hayatın doğal akışının gerekleridir. Önemli olan sorunları doğru tespit ve teşhis etmek, bunlara doğru çözümler bulmaktır bu da ancak Atatürk’ün izinde ve sözlerini anlamakla mümkün olur. 
Yarın devam edeceğiz.

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.