Tankutalp Altunsoy

Tankutalp Altunsoy

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Yeni Normal-1

A+A-

Dün gece sosyal medya kanallarından birinde Abdurrahman Dilipak ile yapılan bir röportajı dinliyordum. Yeni normali anlatıyordu, geneli bildiğim konular olsa da röportajın ilerleyen bölümlerinde epeyce şaşırdım. İçinde bulunduğu siyasi hareketi yerden yere vururken de özellikle belirtiyordu ki covid 19 sürecinde de bir ok konuda olduğu gibi sınfta kaldık. Allah’tan aynı siyasi görüşte değiliz de keyifle izledim.

Duayen gazetecinin anlattıkları aslında epeyce önemli konulardı. 5G, hümanoid, corono ile yapılmak istenenler, Dünya Sağlık Örgütü ne yapmak istiyor, mealinde önemli konuları anlattı. Bende daha önceki yazılarımda bu konuları epeyce anlattığım için yeniden bu konulara girmeyeceğim, lakin insanımızın acilen uyanması ve tedbir alması gerektiğini üstüne basa basa söyleyen Dilipak’ın bu röportajını dinlemenizi ısrarla tavsiye edeceğim. Hamza Yardımcıoğlu ile yaptığı röportaj yazın bir kenara yazıdan sonra açın dinleyin.

Şimdi yeni terimler olan Yeni normal ile hümanoid konularına biraz gireyim, nedir bu yeni normal.

Wuhan’daki ilk vakadan bu yana yaklaşık 5 ay geçti. Artık “korona dünyası” diyebilmemiz için yeterli bir süre. Sayılarda dalgalanmalar olsa da salgın(lar)ın bir bitiş zamanı olmayacak gibi. Belki adı SARS- Cov-19 olmayacak, başka adlar, türler ya da görünümler altında ortaya çıkacaklar ama artık hep olacaklar.

Tarihin “ölümcül salgın hastalıklar” dönemine girildiğini söylemek için çok veri var. Salgına yol açan, insan ve doğa düşmanı üretim ve yönetim sisteminde radikal bir değişim olmadığı sürece, bu gerçekle yaşamak zorundayız.

Demem o ki, aniden şok edici bir şekilde ortaya çıkıp, dehşete düşüren bir yıkıma neden olup, sonra “geçip giden” bir felaket değil yaşadığımız. Başlangıcı ve sonu olan felaketlerin bireylerin ve toplumların ruhunda açtığı hasarlardan farklı sorunlarla yüzleşeceğiz.

Önümüzdeki günleri belki de uzun süren, iç savaşlar, geniş ölçekli dünya savaşları zamanlarının gözüyle görmeye başlamamız gerekli.

Açılır açılmaz alışveriş merkezlerine doluşan, caddeleri hınca hınç dolduran ve tatil yerlerine akın edenler örnek olabilir. Bu insanların büyük çoğunluğu aptal, alışveriş tüketim düşkünü, bencil ya da cahil cesaretiyle hareket etmiyorlar. Belirsiz bir gelecek ve her an kapıyı çalabilecek ölüm tehlikesi altında “eski bildikleri hayatı” yaşar gibi yaparak “korkularından sıyrılmaya” çabalıyorlar. Hayat bir şekilde sürüyor, sürecek. Korona dünyasının iki temel sembolü ‘’belirsiz bir gelecek’’ ve ‘’ her an ölebilir, her an ölebilirim’’ ruh hali olabilir.

Artık sonucu uzun yıllar sonra alınabilecek eylemlerden, girişimlerden, kararlardan kaçınmak. Uzun vadeli plan yapmamak. 20 yıl vadeli konut kredisi çekmenin ne anlamı var ki ile aman boşver nasıl olsa o kadar süre ödemek zorunda kalmayabiliriz, boşver her tür borca girelim arasında salınan bir hayat stili. Çocuk sahibi olmaktan vazgeçmek ile evrimsel baskıyla eskiden aklında yokken düşünmediği kadar çok çocuk sahibi olma uğraşı sarkacı. Somut örnek ise eğitim. Yapılamayan dersler ve gidilemeyen okullardan alınıp alınamayacağı belli olmayan, alınsa da bir donanım göstergesi olup olmayacağı şüpheli diplomalar. Önümüzdeki üniversite sınavı ve diğer sınavların tümü tam da böyle.

Beklemenin ve planlamanın yerine, hemen eyleme geçme; yarın yokmuş gibi yaşama; olası gelecek için sabırlı olmak yerine, hemen ve şimdi arzusunu gerçekleştirme eğilimi.

Bu hal, başka türden bir “özgürleşme”, kuralları önemsememe, geleneklerden kopma tutumlarını artırabilir.

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.