Yılmaz Sandıkçı

Yılmaz Sandıkçı

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Yeni Yıl

A+A-

Yeni yılınız kutlu olsun. Huzur, bereket ve sağlık getirsin. Yeni yıl zaman bulursa “izan” da getirsin insanımıza inşallah.

*

Yıl 365 gün, 52 hafta. Önemli ve anlamlı günlerde tekrar eden tartışmalar ben kendimi bildim bileli yani neredeyse kırk yıldır değişmedi.

*

Değişim yoksa gelişim olur mu?

*

Ramazan ayı geliyor sorular başlıyor, orucu ne bozar ne bozmaz? Nasıl oluyor da neredeyse 1400 yıldır, her yıl cevaplanan sorular aynen soruluyor? Sürekli aynı cevaplar veriliyor olmasına rağmen, aynı sorular her yıl niçin tekrar ediliyor? Öğrenenler çocuklarına, yeni nesile öğretemiyor mu? Niçin öğretemiyor? Çok mu zor, çok mu anlaşılmaz?

*

Kurban Bayramı geliyor, yine defalarca cevaplanmış sorular tekrar ediyor. Bazıları Kurban Bayramı’nın manasını unutup, bayramı et bayramına çeviriyor. Üzülerek söylüyorum bazıları da vahşet ve pislik görüntüleri ile İslam düşmanlarına laf düşürüyor.

*

23 Nisan, 19 Mayıs, 30 Ağustos 29 Ekim ve benzeri günler geliyor, bir kesim sahneyi kapıyor ve günlerce çıkarılan polemikler ile tartışmalar ile asılsız gerilimler ile Türk ve Türkiye düşmanlarını sevindiriyor.

*

Her yıl aynı sözler, her yıl aynı sorular, her yıl aynı cevaplar. Hiç mi değişmez!?

*

Yeni yıl geliyor, yine aynı. Bir kesim sahneyi kapıyor ve yılbaşı kutlamasının Hristiyan bayramı olduğu yalanını konuşuyor. Hristiyan bayramı olan Noel ile yılbaşı kutlaması tamamen farklı. Bu farkı anlamamakta ısrar edenler izana sığmaz sözler ediyor. Mezhep farkına göre bir kesim Hristiyan, Noel’i yılbaşından önce bir kesim de yılbaşından sonra kutluyor. Yılbaşında kutlanan bir bayram yok!

*

Manayı anlayamayan ancak şekillere takılıp kalanlara izan diliyorum Allah’tan. İzan yanında basiret ve feraset ile anlamaya çalışalım manayı. Şekil, görüntü, söylenti mananın hakikatini örtüyor çoğu zaman. Biz örtü için değil örtünün gizlediği hakikati ortaya çıkarmak konuşalım yeni yılda.

*

Bahar geliyor, Nevruz kutlamalarında vatanımızda yaşanan mevsimlerin güzelliklerini konuşuyoruz. Coğrafyamızda dört farklı mevsimi yaşıyoruz diye seviniyoruz, mutlu oluyoruz, övünüyoruz. Ancak o malum kesim sahneyi yine kapıyor ve sadece iki mevsimi olan bir coğrafyanın takvimini övmeye kalkıyor… Takvim üzerinden izansız yeni polemikler üfürüyorlar. Yeni olmayan gergilikleri yine gündemimize sokuyorlar.

*

Takvim bir din meselesi değildir, takvim bir iklim meselesidir! Nesini anlamıyorlar?

*

Takvim değişince dinin değişmiyor ancak İslam dini ile Arap gelenekleri arasındaki farkı anlamayanların ve bunlara kananların imanı gevşiyor. Manayı bırakıp, şekillere din diye sarılıyor bunlar…

*

İslam dini bir şekil dini değildir, İslam dini bir mana dinidir ve bu mana ancak akıl ile izan ile anlaşılır. Şekillere, görüntüye ve söylentiye kanmak yerine mananın anlaşıldığı bir yıl olması duası ile yeni yılınız kutlu olsun.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.