1. YAZARLAR

  2. Yılmaz Sandıkçı

  3. Yılbaşı, Takvim Ve Mekke
Yılmaz Sandıkçı

Yılmaz Sandıkçı

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Yılbaşı, Takvim Ve Mekke

A+A-

Tam da yılbaşı öncesi Rusya’ya gitmemiz gerekmişti. Biz oradayken, 25 Aralık günü bazıları Noel kutlaması yaptı bazıları yapmadı ve kutlamayı 7 Ocak’ta yapacaklarını söyledi. 31 Aralık veya 1 Ocak’ta dini bir bayram ya da dini bir kutlama yoktu.

*

Yani yılbaşı dini bir bayram veya dini bir kutlama değildir. Yılın bitmesi ile yeni yılın gelişi karşılanır sembolik olarak. Aslında gelen bir şey de yoktur yeni takvimlerden ve yeni takvim sayfalarından başka. Ancak o sayfalarda geleceğe yönelik planlar vardır, bugüne kadar yapılamayan işler için umutlar vardır. Yılbaşı yeni planlar, yeni hayaller vesilesi ile yapılan bir eğlence vesilesidir. Kapitalist sistem, bu vesileyi kutlama ve hediyeleşme hevesi ile ekonomiye gelir getirecek şekilde düzenlemiştir o kadar. Neye itiraz ettiğimizi doğru ifade etmemiz gerekiyor.

*

İtiraza geçmeden önce takvim nedir? İnsan gece ve gündüzü tam bir günün parçaları olarak tanımlamış önce, zamanla insanlık yerleşik düzende toprağı işlemeye başlayınca zaman ile daha farklı bir açıdan ilgilenmeye başlamış; haftalar, aylar, mevsimler… Ekim, dikim, toplama, hasat vs. gibi dönemleri önceden hesaplama ve hazırlık yapma ihtiyacı duymuş insanoğlu. Hayvancılık da farklı değil, sıcak ülkelerde havaların ısınması ile bazı tür hayvanlar daha serin bölgelere gitmek isterler. Yurdumuzda yarı göçer Yörüklerin hala devam ettiği bir yaşam tarzıdır bu. Yaylaya göçülecek günü takvim değil hayvanlar belirler. Bir de hayvanların yavrulama dönemi vardır takvime ihtiyaç duyan… Ama gerek tarımdaki gerekse hayvancılıktaki bu dönemler takvime göre değil takvimler bu dönemlere göre düzenlenmiştir. Örneğin Nil nehrinin taşması bile bu dönemleri takip etmenin bir ölçüsü olarak takvim gibi kullanılmış geçmişte. Ama yeterli olmamıştır, insanoğlu daha hassas ve daha güvenilir zaman planına ihtiyaç duymuştur dönemleri ifade etmek için. Ve bilinmeyen tarihlerden itibaren gelişmeye başlamış takvimler.

*

Yaşadığı coğrafyada mevsim döngülerini tanımlamaya gerek duymayan milletler Ay-Dünya arasındaki hareketi esas alan ay takvimi tercih ederken, dört mevsim yaşayan coğrafyalarda bulunan ülkeler Ay-Güneş arasındaki hareketleri esas alan güneş takvimini tercih etmişler.

*

Bu durumda takvim bir din meselesi değil, bir iklim ve coğrafya meselesi olarak anlaşılmalıdır…

*

Biz ülkemizde dört mevsim yaşamakla övünürken, sadece iki mevsim yaşanan Arap çöllerinin takvimine imrenme sebebimiz ne olabilir? Araplar din kardeşimiz olsa da takvim bir din meselesi değildir... Ay takvimi kullanıyor diye İslam düşmanı ülkelere sempati duyar mıydınız?

*

Öte yandan ay takvimine göre 8 Ramazan olan Mekke’nin Fethi günü, güneş takvimine göre 11 Ocak gününe denk geliyor… Ay takvimine göre günler güneş takviminde her yıl 10 gün önce gelirken, Türkiye’de bazı Müslümanlar, Mekke’nin Fethi kutlamasını 31 Aralık gününe sabitliyor. Niçin acaba? Yanlışlıktan mı çifte standartlılıktan mı? Yılbaşı kutlamaya itiraz eden Müslüman’a hangisi yakışır? Her ikisi de yakışmaz Müslüman’a… Müslüman’a yakışan İslam dini ile Arap töresi arasındaki farkı anlamaktır.

*

Yeni yılınız kutlu olsun. Selam ve dua ile.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.