1. YAZARLAR

  2. Mustafa Güden

  3. Yunanistan’ın Davetsiz Avukatları (2)
Mustafa Güden

Mustafa Güden

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Yunanistan’ın Davetsiz Avukatları (2)

A+A-

Syriza hükümetinin ekonomi bakanı Efklidis Tsakalotos, “Yunanistan'ın Kıbrıs adasıyla MEB alanlarının ısrarla birleştirilmesi için sürdürülen mantık bir felaketin habercisidir. Bu tartışmalar sürdükçe bunun gerçekleşmesinin ne denli zor olduğu, uluslararası hukuk kuralları uygulamalarının tam aksi yönde bulunduğunun görülmesindedir. Yunanistan kıta sahanlığı ile Kıbrıs adasının kıta sahanlığını birleştirecek bir yetkiye elbette sahip olamaz” derken…

Eski dışişleri bakanlarından Nikos Kocyas, Atina hükümetini kastederek "Doğu Akdeniz ve Ege için her şey bizimdir, bize aittir; başka kimsenin hakkı yoktur, derseniz o zaman problemin bir parçası olduğunuzu da kabul etmeniz lazım” derken…

Yine eski dışişleri bakanlarından Yorgos Katrougalos “Türkiye'nin Doğu Akdeniz'de elbette hakları vardır. Yeter ki uluslararası hukuk kurallarına uygun olsun” açıklamasını yaparken…

Siyaset bilimci Aleksis Heraklides “Türkiye'nin saldırgan bir ülke olduğunu gerekçe gösterip sürekli silahlanmamız ve bu yüzden ekonomimize ağır zararlar vermemiz büyük hatadır. Türkiye'nin Akdeniz sahilleri, neredeyse Mısır'ın sahillerinden daha uzundur. Dolayısıyla Yunanistan ileri sürdüğü tezlerle gerek Ege'de gerekse Doğu Akdeniz'de Türkiye'yi sadece kıyı sahillerinde hapsetmeye çalıştığı imajını veriyor. Ege'deki Yunan adaları ya da Meis adası Türk kıyılarına o denli yakın ki, uluslararası hiçbir mahkemenin bu adalara kıta sahanlıkları ve Münhasır Ekonomi Bölgeleri için (MEB) tam yetki hakkı tanıması mümkün değildir” diyerek kendi ülkesini suçlarken…

Uluslararası İlişkiler Uzmanı Prof. Panayiotis Ioakimides Yunanistan'ın büyük hatalarını beş madde halinde sıralayıp;

1- 1982 Deniz Hukuku Sözleşmesi uyarınca bir ülke kıta sahanlığı ilan edecekse karşı kıyıdaki ülke ile anlaşması şarttır. Kıta sahanlıkları ise ülkeler arasında yapılacak müzakerelerden sonra belirlenir. O zamana kadar hak talep edilen bölgeler ihtilaflı bölgelerdir.

2- Ülkelerin MEB alanları o ülkenin egemenlik alanı değildir. Oruç Reis gemisinin, bölgedeki araştırmalarıyla Yunanistan'ın egemenlik haklarını değil; faraziyede varsaydığımız egemenlik haklarımızı kısmen ihlal ettiği söylenebilir.

3- MEB alanları uluslararası sular olarak kabul edilir. Seyül seferler bütünüyle serbesttir. Oruç Reis'in bölgede yüzdürülmesi yasa dışı değildir.

4- Yunanistan'ın Mısır ile deniz yetki alanları anlaşması zamanlama açısından hatalıdır. Türkiye ile müzakerelere başlamadan bir gün önce böyle bir anlaşma yapması, en azından uygunsuz olmuş, müzakereleri rayından çıkarmıştır.

5- Avrupa Birliği Atina'ya 'tek taraflı hareket etme; Türkiye ile diyalog masasına otur' gibi de şiddetli bir mesaj veriyor” tespitlerini sıralarken bizim muhalif siyasetçilere ne oluyor?

Sahi, kim kimin avukatı?

 

İYİ SÖZLERİNİ

KENDİ SÖZLERİYLE

GÖLGEDE BIRAKTI

Esasen Davutoğlu’nun İngiliz yayın organına verdiği açıklamada Türkiye lehine olan bölümler de vardı. Ancak “Türkiye hükümetini suçlayıcı ifadelerinin yanından “Avrupa Birliği, Doğu Akdeniz'de Türkiye'nin temel stratejik gereksinimlerini anlamıyor. Avrupalı liderler Doğu Akdeniz'in Türkiye için hayati stratejik öneme sahip olduğunu anlamalı. Kimse Türkiye'yi köşeye sıkıştıramaz, zorla bir şey yaptıramaz, Türkiye'yi karaya hapsedemez” şeklindeki sözlerinin hiçbir hükmü kalmadı.

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.