1. YAZARLAR

  2. Mustafa Güden

  3. Yunanlı FETÖ’cüler
Mustafa Güden

Mustafa Güden

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Yunanlı FETÖ’cüler

A+A-

Ülkemizde kimi çevreler “Yunan seviciliği” yapsalar da Atina yönetimi düşmanca tavrından vazgeçme eğilimi göstermiyor. 15 Temmuz’da darbe ve işgal girişimine teşebbüs eden yaklaşık 20 bin hainin yasa dışı yollarla Yunanistan’a sığındığı ve bunlardan 2 bin kişinin yaptığı siyasi sığınma başvurusunun kabul edildiği ortaya çıktı.

Ekonomik çöküntü yaşamasına rağmen, Türkiye’de darbe kalkışması yapan binlerce haine kucak açan ve bunlardan yalnızca 700 kadarını iade eden Yunanistan, talep eden FETÖ’cü sığınmacıların Avrupa’ya geçişlerini de sağlıyor.

Sizce de Yunanistan’ın bunca FETÖ’cüye kucak açması manidar değil mi?

İZMİR’E YUNAN

İSMİ VERMEK!

İzmir’de Pasaport İskelesi’nin yanına kurulan geçici iskeleye Yunan Kralı Agamemnon’un isminin verilmesi tartışmaları da beraberinde getirdi. Truva savaşındaki Yunan Kralı’nın ismi olmakla beraber, Çanakkale Harbinde ülkemize saldıran donanma ordusunda bulunan Agamemnon gemisinin adının İzmir gibi, Yunan işgalinden kurtarılmış bir şehirde yaşatılmak istenmesi gaflet ve dalaletten öte, ihanet suçuna eşdeğer bir fiildir. Yunanistan’ın Türkiye ile kıta sahanlığı sorunu çıkardığı şu günlerde Yunan hayranlığı sergilemeye kalkmanın başka bir izahı olmasa gerek.

SON CASUS

SAVUNMADA

Casusluk, insan havsalasını zorlayan mühim konulardan biridir. Çoğu zaman adına, şanına ve köklerine baktığınız kimi insanlara yakıştırmasanız da casus olmaları mümkündür. Savunma Sanayii Başkanlığı'nda Proje Müdürü olarak görev yapan Yusuf Hakan Ö. de “yabancı firmalara bilgi aktararak maddi kazanç sağlamak” suçundan tutuklandı. Şahsın evinde bir buçuk milyon avro, kiralık kasasından ise 3 milyon avroya yakın para ele geçirildi. Altı şüphelinin gözaltına alınmasıyla başlayan süreçte ortaya çıkarılan casusluk faaliyeti, son yıllarda Türkiye’de yürütülen uluslararası operasyonların anlaşılması adına da önem taşıyor. Kim bilir hangi sektörlerde ve kurumlarda daha nice casuslar saman altından su yürütmenin telaşındadır?

İÇİMİZDERKİ

FRANSIZLAR

Fransa’nın Türkiye’ye karşı hasmane tutumlarının birden fazla sebebi olduğu bilinen bir gerçektir. Üstelik birkaç yılda peydah olan bir şey olmayıp; yakın tarih zaviyesinden bakıldığında Hatay’ın Türkiye’ye katılmasına kadar uzanmaktadır. Ermeni meselesini sürekli sıcak tutma girişimlerine son yıllarda Suriye sorununu, Libya meselesini ve nihayet Yunanistan kışkırtmasını eklemeleri de Fransa’nın kirli planlarının birer suretiydi.

Ve fakat Türkiye’nin süreci çok iyi analiz edip kontrolünde tutması, bilhassa Karabağ savaşında Azerbaycanlı kardeşlerimizin muzaffer olması Fransızların plânlarını tersyüz etti. Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron geçen hafta Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a ilişkileri geliştirmek istediğini anlatan bir mektup göndererek bir süredir devam ettirdiği gerginlik politikasından geri adım atacağı mesajı verdi. İlişkileri normalleştirme mesajları taşıması kadar, bazı bölümlerinin Türkçe yazılmış olması da mektuba ayrı bir önem ve anlam kazandırıyordu.

Önümüzdeki günlerde yapılacak Macron-Erdoğan video görüşmesinden sonra Türkiye ile Fransa arasındaki ilişkiler ne oranda normalleşecek şimdiden bilemeyiz ama Fransa’dan; üstelik Türkçe olarak Beştepe’ye yollanan mektup “İçimizdeki Fransızları” hayli rahatsız edeceğe benziyor!

 

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.